Bugun...

Alinur Aktaş’a fidan çağrımızdır - 11 Eylül 2019

 Tarih: 11-09-2019 09:04:00
Bilal KAYAALTI

Altıparmak Caddesi’ni ikiye ayıran ağaçlar, bizim şehrimize neden yeşil Bursa dendiğinin kanıtıydı.

Cadde amazonları andırdığı, her gün görsel şölen gerçekleştiği, insana huzur verdiğini eski Bursalılardan dinlerdim.

Şimdi şehrimizin merkezinde en çok yeşili, ağacı Kültür Park, Merinos, Mihraplı ve rahmetli babamı, dedemi ve akrabalarımı sık sık ziyarete gittiğim Ahmetpaşa mezarlığında görüyorum.

Nasıl bir zehirlenmeyse.

Kentin caddelerinin tretuvarlarında bulunan ağaçlar, tabalarımız gözükmüyor diyen bazı esnaflar tarafından operasyona maruz kalarak yok ediliyor, bir gece ansızın ağacın olduğu yere parke taş döşeniyor. Bu utancı görmelerine, bilmelerine rağmen bazı muhtarlar ölü taklidi yapıyor. Belediyelere bildirmiyor.

Sağ olsun yaza yaza, Gazze, pardon İstanbul yolunu ikiye bölen, trafiğe çıkanları anasından doğduğuna pişman eden T 2 tramvay inşaatı çalışmaları sırasında Özdilek ve Hilton oteli önündeki ağaçların katledilmesine engel olmuştu meslek büyüğüm Namık Göz.

Bilenler bilir, Çınar deyince akla önce Bursa, sonra Osmanlı gelir. Çınar ağaçları, bu şehrin sembolü ve değeridir. Korunduğunda, etrafı betonla çevrilmediğinde asırlara şahitlik yapar.

***

Böyle hatırlatmaları, uyarıları yaptıktan sonra, geçen gün Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Orman Bölge Müdürü Yalçın Akın’la Bursa’yı temsil eden ağaçların çoğaltılıp şehrin uygun bölgelerine dikilmesi yönünde işbirliği protokolü imzaladı.

Allah şahidimdir, yapılan anlaşmaya, protokole en çok sevinenlerdenim.

Böyle protokollere can kurban.

Çünkü kazanan Bursa olacak, toprağın yüzü gülecek, şehir yeşile bürünecek.

Yapılan anlaşmayla kentin farklı noktalarına 12 bin 500 fidan dikilecek.

Özel ağaçlar; ibadethaneler, park bahçeler gibi alanlarda değerlendirilecekmiş.

Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü’nün kontrolünde dikilecek olan fidanların bakım ve koruma işlemleri yine bu birim tarafından yapılacakmış.

2019- 2024 yılları arasında uygulanacak olan projedeki fidanların isimleri ise: gümüşi ıhlamur, erguvan, batı çınarı, doğu çınarı, at kestanesi, gülibrişim, adi huş, şeker akça ağacı, gladiçya, fıstıkçamı, himalaya sediri ve mazı gibi türlerden oluşacakmış.

***

Şimdi Başkan Aktaş’tan bir ricamız olacak. Kentin belli caddelerinde bulunan ağaçlar, yukarıda işaret ettiğim gibi ya kesiliyor, ya da kuruduğu için yerine başka fidan dikilmiyor.

Örneğin Celal Bayar Caddesi’nde onlarca ağaç yeri var ama ağaçlar bazı Vandallar tarafından kesildiği için yerleri parke taşlarla kapatılmış. 

Kampanya kapsamında bu caddeye çınar fidanları ile birlikte diğer ağaçların buluşturulmasını, aynı şekilde Ulu Cadde, İnönü, ve Haşim İşcan’ında Bursa’mızın kadim değeri çınar ağaçlarıyla donatılması gerektiğini belirtmek isterim.

Okul bahçeleri, parklar, boş gördükleri bir karış toprak dahi yeşillendirilsin.

Ama diktikten sonra ağaçların takibini de yapmayı unutmasınlar ki, kampanya ve onca emek boşa gitmesin.

Malum duvar yapma, tabela ve bir sürü bahaneyle ağaç katliamları diğer taraftan devam ediyor.

Bu arada Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü’nün ağaçları budama ekibinin, geçtiğimiz bahar başında yaptıkları budamalar yüzünde onlarca ağaca gözyaşı döktürdüklerini üzülerek söylemeliyim.

****

MUTLU OL BURSA, YUNAN GİTTİ!

Bugün Bursa’mızın düşman işgalinden kurtarılmasının yıl dönümü.

20 Temmuz 1920’de Yunan askerleri, Osmanlı’nın ilk başkenti ve kurucularının kabirlerinin olduğu kenti işgal etmesiyle, tüm yurtta büyük bir acı, öfke ve yasla karşılanmıştı.

Yaşanan bu utanca kayıtsız kalmayan Mustafa Kemal Atatürk,  TBMM kürsüsüne, işgal sona erene kadar puşide-i siyah olarak anılan, siyah örtüyü serdirdiğini biliyoruz.

Çok şükür o günler geride kaldı.

Ancak o güzelim şehirden eser yok, her yer beton, her yer dikey binalarla dolu.

Ne söylesek, ne yazsak boş. Kalplerini rant bürüyenler kadim şehrin anasını ağlattı.

Üzülerek ifade etmek istiyorum ki, ecdadın kemikleri asıl şimdi sızlıyor.

Düşmanın yapamadığını bizler kendi ellerimizle yaptık!

97. yıl kutlu olsun, birilerinin taşlaşan yüreği merhametle dolsun.

****

BİR SÖZ 

2020'ye kalmadan partiyi kuracağız.

Ali Babacan

  Bu yazı 957 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI