Bugun...
SON DAKİKA

Evlere şenlik sürücü kursu - 15 Ağustos 2019

 Tarih: 15-08-2019 00:09:00
Bilal KAYAALTI

Şimdi sizlere Bursa’mızda yaşanan bir insanlık ayıbından bahsedeceğim.

Bir yakınımızın oğlu, motosiklet merakından dolayı ehliyet almak istiyor. Eş, dost ve akrabalarından ehliyet kursu tavsiyesinde bulunmaları için istişarede bulunuyor.

Yapılan araştırma sonucundan Filiz Sürücü Kursu'na kayıt yaptırırlar.

Buraya kadar her şey normal.

Genç, motosiklet ehliyeti almak için çalışmalara başlıyor.

Fakat normal trafikte yapılan çalışmalar sırasında, önünde giden bir otomobil ani fren yapınca gencimiz de panikleyip kullandığı motosikleti kontrol edemeyip yan yatırıyor ve altında kalıyor.

Allah’tan ki hızlı gitmiyor, çok fazla sürüklenmeden ve öndeki araca çarpmadan durabiliyor.

Arkadan motosikleti takip eden kurs eğitmenleri, durup hemen ambulans çağırıyorlar, ardından da polis geliyor. Fakat gencimiz hala şokta.

Trafik polisinin tutumu ise şaşkınlık verici.

"Doktora gidersen, gece ne oldu diye sorarlarsa motor kazası dersen uğraşırsın. İfadeye git gel, olayın rengi değişir, -merdivenden düştüm- gibi bir şey söyle" diye uyarıda bulunuyor!

Ambulansla gelen sağlık ekibi sözlü sorular ve yüzeysel muayene ile iyi olduğuna kanaat getirip, şokta olmasına rağmen gence, kendi rızası ile hastaneye gitmediğine dair tutanak imzalatıp kaza alanından uzaklaşıyor.

Genç, zor da olsa Filiz Kursu'nun olduğu ofise getiriliyor, biraz dinlendikten sonra o haliyle, topallaya topallaya (metro ile) evine geliyor.

Sıcağı sıcağına pek ağrı hissetmeyen gencimizin ağrıları eve geldiğinde artıyor. Sadece ağrı da değil belinden aşağısı ve baldır kısmı kan toplayıp mosmor oluyor.

Annesi durumu fark edip hastaneye götürmek istediğinde çocuk inat ederek gitmek istemiyor. Belli ki polisin telkinleri aklına geliyor ya da bir şeyden çekiniyor.

***

Gencimiz şoku atlattıktan sonra olanları ayrıntılı anımsayıp anlatınca, trafik polisinden, ambulansla gelen sağlık ekibine, sağlık ekibinden Filiz Sürücü Kursu sahiplerine kadar çok ciddi bir ihmaller zinciri çıkıyor karşımıza...

Ertesi gün, gencimizin annesi ve ablası hemen Filiz Sürücü Kursu'nun yolunu tutuyor ve kurs sahiplerinden durum hakkında bilgi alıp yapılan ödemenin iadesini talep ediyorlar!

Aldıkları cevap elbette ki olumsuz.

Fakat ortada yarım kalmış ve tamamlanmamış bir hizmet var. Yani kurs sahipleri hak etmedikleri bir parayı, sırf senet ve taahhütname imzalandığı için kalan ödemenin de yapılmasını istiyorlar.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, anneye verdikleri cevapta, "Oğlunuz şikayetçi olmadığını, durumunun iyi olduğunu belirten belge imzalamış!" diye kendilerini savunurlar.

Anne ise oğlunun durumuna mı yansın, alamadıkları ehliyetin parasını ödeyecek olmalarına mı?

"Çocuğu o vaziyette nasıl bıraktınız, çocuğum o halde metroya binip gelmiş, o kadar aracınız var, bir araçla evine bırakmak da mı aklınıza gelmedi?" diye sert çıkınca, kurs sahibi hanımefendi; "İyi de biz zaten onun yüzünden o gün gitmemiz gereken bir düğüne de yetişemedik. Bir sürü adam (kursiyeri kast ediyor) yani annesinin çocukları var, hangi biriyle ilgilenelim "  diyerek insanlıklarını yitirdiklerini ispat eden bir ifadeyle anneyi ve ablasını kahır içinde bırakıyorlar.

Tabi, bu kazadan sonra genç adam yaşadığı şok ile birlikte motosiklet ehliyetini almaktan vaz geçiyor.

***

Allah’a şükür ki, gencimizin gerçekten de hayati tehlikesi yok ama iç kanama olmaması, bir tarafının kırılmamış olması bir lütuf ya da şans!

Peki, daha sonra iç kanama geçirse ve kazazede yaşamını yitirse, sorumlusu kim olacaktı?

O trafik polisi neden vatandaştan yana değil de sürücü kursundan yana tavır aldı?

Sağlık ekipleri neden çocuğu hastaneye götürmedi?

Belki yasalar sürücü kurslarına bu hakkı veriyor olabilir, Filiz Sürücü Kursu sahipleri hak etmedikleri bir parayı hangi vicdan, hangi ahlaki değerle almaya devam edecekler?

Aile dava açabilir, çünkü ortada ciddi ihmal ve gayri etik davranışlar var ama kime güvenecekler ki?

Şimdi insanın aklına, bu sürücü kurslarını kim denetliyor diye sormadan edemiyor?

Veya biz kime, nasıl güveneceğiz Hakkı?

 

****

 

PAYİTAHT’TA ŞENLİK VAR

Can çekişen çarşı esnafını ekonomik olarak ayağa kaldırmak için BTSO tarafından bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri, tarihi aksın etrafındaki ticarethane sahiplerine umut ışığı oldu.

Bursalıların ve yerli turistlerin yoğun ilgi gösterdiği alışveriş şenliğine katılmak isteyenler, üye iş yerlerinden 100 liralık ürün satın aldıklarında BTSO’nun armağanı olan 10 otomobilden birini kazanma şansı elde edecekler.

Kim ne derse desin, çarşı kültürünün inatla devam etmesi gerekiyor.

Buradan yola çıkarak BTSO’nun kararlı adımlarına destek veren, esnafın derdinle dertlenen, sorunlarını şehri yönetenlerle paylaşan, 

Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Başkanı Muhsin Özyıldırım’ı şehrin en önemli bölgesine renk kattığı için kutluyoruz.

 

 

****

BİR SÖZ

 

Anadolu’da işsizliğin doğurduğu yegane iş dedikodudur.

Sabahattin Ali

  Bu yazı 500 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI