Bugun...
SON DAKİKA

Tarih ve kültür misyoneri Şeref Karakaya - 6 Eylül 2019

 Tarih: 06-09-2019 08:38:00
Bilal KAYAALTI

Anadolu’nun gizemli olduğunu, bağrında kocaman değerleri barındırdığına şahit olanlardanım.

Örnek vermek gerekirse.

Şeref Karakaya’yı tanımadan önce, bir iş insanının yani iş adamının sadece ekonomiye katkı koyarak, istihdam meydana getirdiğini sanıyordum. 

Karabüklü Şeref ağabeyle tanışmamızın ardından, bir sanayicinin memleketinin tanıtımında ne kadar büyük bir rol oynadığını, aktör olduğunu gördüm.

Şeref Bey gibi, bizim Bursa’mızın da iftiharla isminden söz ettiği, gururlandığı, hatta şapka çıkardığım iş insanı Fahrettin Gülenerde var.

Geçenlerde Şeref Karakaya’nın davetlisi olarak Sakarya’nın Hendek ilçesinin altını, üstüne getirdik.

İlçenin sanayi bölgesinde fabrikası olan, yatırımlarını arttırarak ülke ekonomisine omuz veren Şeref Karakaya, ‘ben Karabük’ün Eflani ilçesindenim, yalnızca ilçemin ve şehrimin tanıtımını yaparım’ hasetliğini çöpe atarak, Hendek’e nasıl turist gelir, bu doğal ve sakin ilçe nasıl tanınır diye didinip duruyor.

Fabrikasına ziyarete gelenlerle iş görüşmesi yapıp, göndermek yerine, Hendek’in bayırını, yaylasını, dağlarını, tarihini ve tarım alanlarını arşınlattırıyor.

***

Şu hususun altını çizmek zorundayım. Onlarca sanayici tanıyorum, fabrikalarının bulunduğu şehirlerde kültür elçiliğini akıllarından bile geçirmiyorlar.

İstihdama katkı koymayı, sermayeyi arttırmayı akıl edenler, biraz olsun kentlerinin kültürünü, tarihini, toprağının kokusunu başka başka insanlar görsün, duysun diye didinmiş olsalar, enaniyet ve kibri bir kenara itip,  ‘biz de bir gün mezara gireceğiz, toprağa karışacağız’ diye düşünseler, evrensellik kürsüsüne torpil olmadan çıkmış olacaklarını garanti edebiliriz.

Hiç üşenmeden, zerre kadar hesap yapmadan makamı, mevkisi ne olursa olsun misafirlerine, Vatikan’ı kıskandıracak şekilde, ülkesinin tarihi ve kültürünü tanıtmaktan gocunmayan Şeref Karakaya gibi mükemmel karakterdeki insanların sayılarını Yaratıcımız arttırsın.

En güzel ziynet, kadim medeniyetimize ve ülkemizin kültür, tarih ve sosyal alanda kalkınması için didinenleri tanımak ve varlıkları ile gurur duymak olsa gerek.

Bu arada, Eflanili iş insanı Karakaya, doğup büyüdüğü ilçesinde basit ama bir o kadarda turizm anlamında dikkat çekecek olan sürprizlerine hazırlandığını kaydetmiş olalım.

 

 

****

 

BELEDİYE BAŞKANI GİBİ MUHTAR

Hendek’e 30 kilometre uzaklıkta, bizim Keles, Orhaneli gibi olağanüstü güzellikleri olan Dikmen Mahallesi (Köyü), 200 yıl önce Karadeniz’den göç edenler tarafından kurulmuş.

Yaylası, dağları özellikle göz kamaştıran doğası ve yeşilliği ile dikkat çekiyor.

Mahalle Muhtarı Menderes Ayvaz,  her türlü olumsuzluğu fırsata çeviren, ağlayıp, sızlanmak yerine köyündeki eksik, gedik ne varsa, ortak akılla çözüme kavuşturmuş.

İlk iş, köy ormanlara komşu olduğu içingönüllü bir itfaiye ekibi kurmak olmuş. 

Ardından toplanan parayla Almanya’dan itfaiye aracı alınmış.

Sonra, vefat edenleri memleketlerine götürmek isteyenler için cenaze nakil aracı.

Bitmedi, cenaze yıkayan ve içinde morgu olan bir karavan da köye kazandırılmış.

Şimdi sıkı durun,

Dağlardan akan suyu değerlendirip, elektrik üreterek yılda 160 bin lira tasarruf elde etmiş, böylelikle okul, cami ve kuran kursunun enerjisinin bedeli ceplerinde kalmış.

Yani esas mesele gönülden ve hesapsız iş yapabilmek. Sonrası malum, azim ve gayretle çözüm üretebiliyor, birçok şeyin üstesinden gelebiliyorsun.

Sahi her yıl Ramazan Bayramı’nın birinci günü, geleneksel hale gelen köy buluşmasıyla binlerce hemşerisini bir araya getirerek, kaybolmaya yüz tutmuş geleneklerimizi yaşatmayı da akıl etmiş.

Bu arada, köyle aynı ismi taşıyan bin 700 rakımlı Dikmen Yaylası’nın yakın gelecekte kış turizminin merkezi Uludağ’a da rakip olacağını belirtmek isterim.

İddia ederek söylüyorum, böyle muhtar her mahalleye lazım.

Makamında kum baba gibi oturup gevezelik yapan, siyasilere şirin gözüküp, dalkavuklukta sınır tanımayanlara inat, belediye başkanlarını kıskandıran işlere, icraatlar imza atan Dikmen Köyü MuhtarıMenderes Ayvaz’ı tebrik ediyor,

Dikmen Yaylası’yla ilgili yerel yöneticilerin ufkunu açan Ayvaz’ın köyünün doğallığını bozmak için heveslenenlere karşı dik duruşunun devam etmesini arzu ediyoruz.

Son olarak doğal botanik bahçesi Hendek’in yayla ve dağlarındaki saklı güzellikleri gezip görmenizi ısrarla tavsiye ederim.

****

 

BİR SÖZ

Merhameti ve adaleti esas alarak hareket etmeliyiz.

Erol Göka

 

 

 

 

  Bu yazı 1627 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI