escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa bursa escort bursa escort eskişehir escort istanbul escort istanbul escort şişli escort izmit escort istanbul escort topkapı escort proxy
Bugun...

65 ÇEŞİT KAHVALTI İLE OBEZİTEDE DÜNYA 3.OLMAK..!

 Tarih: 23-07-2018 00:01:00  -   Güncelleme: 23-07-2018 01:13:00
Binay KAZAN

Sahil düzenlemesinin başladığı son 4 yıldan bu yana, Mudanya’ya çok fazla gidememiştik. Deniz ile kordon arasına çekilen inşaat duvarları, kentin tüm cazibesini kaybetmiş olacağından mı nedir, sahil açıldıktan sonra daha sık gider olduk Mudanya’ya…

Geçtiğimiz hafta sonu da öyle yaptık. Eşimle beraber sabah erken kalktık ve bir hafta sonu keyfini doyasıya yaşamak için yola koyulduk.

Önce: kahvaltı yapmak için Mudanya Yolundaki süpermarketlerden birine uğradık.

Aman Allahım…Ne kalabalık bir yere gelmiştik öyle…

Saat 09.45’ti ve yaklaşık 200 kişilik kahvaltı salonunu ağzına kadar doluydu. Zar-zor kendimize bir masa bulduk ve açık büfe şeklinde hazırlanmış kahvaltı çeşitlerinden almaya başladık.

Salondaki kahvaltı menüsü oldukça zengindi. Peynir çeşitlerinden-reçellere, farklı zeytin seçeneklerinden- omlet ile kaynamış yumurtaya kadar birçok gıda sunulmuştu müşterilere…

Yeşillik de yedim” diyerek kendini kandıracaklar için, maydanoz, roka ve marul bile vardı diyetteki konuklar için…

Menüyü baştan sona saydım. Tam 65 çeşit kahvaltılık hazırlamıştı ustalar…Ödenecek 25 kusür lira için “bedava” sayılabilecek bir menüydü bu. Daha önce bu işin tadına varanlar da doldurmuştu zaten mekanı…

                      21.YÜZYIL BURSA’SININ OBEZİTE FOTOĞRAFI

Bir taraftan kahvaltı yaparken, öte yandan da serdeki gazeteciliğin verdiği alışkanlıkla kahvaltı yapan Bursalıları izledim.

25 Cm.lik kahvaltı tabağını ağzına kadar doldurarak masalarına götüren insanlar, daha sonra da defalarca ziyaret ettiler açık büfe vitrinlerini…

Ama bir kez daha gördüm ki: damak tadına bu kadar düşkün olan milletimiz, ne yazık ki sağlığına bu kadar dikkat etmiyor. Doldurulan-boşalan tabak sahiplerine baktığımda; toplumun obezite fotoğrafı da çıktı ortaya…

Fit olarak tabir edilen kilo/boy oranı iyi veya çok iyi olan sadece birkaç kişi gördüm koca salonda…Özellikle hanımlardaki şişmanlık dikkat çekici orandaydı. Ama beni üzen bir başka gerçek de: genç ve çocuklardaki şişmanlık görünümünün artmasıydı.

Bizim çocukluğumuzda: zayıflık ciddi bir sorun olarak görülürdü. Zayıflıktan dolayı Seyyar İğneci Mehmet Amca’dan gün aşırı yediğim balık yağı ve kan iğnelerinin haddi hesabı olmamıştı çocukluğumda… Şimdi ise…Zayıflık sorunu, yerini obezite yani şişmanlık sorununa bıraktı.

Doktorlar obeziteye: 21. yüzyılın vebası adını takmışlar. Çünkü son 20 yılda obezite oranı: gelişmiş ülkelerde 2 katına çıkarken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise tam 4 kat yükselmiş.

Geçtiğimiz günlerde BTSO’nun başlattığı bir kampanyada konu ile ilgili son istatistiklere de ulaşmış olduk. BTSO’nun obezite konusundaki toplumsal farkındalılığı artırmak için başlattığı kampanyada konuşan uzmanlar, pek çok insanın korkulu rüyası şişmanlığa dair önemli mesajlar verdiler.

Bir insanın ömrü boyunca 70 bin öğün yemek yemesi ve toplam 60 ton gıda tüketmesi, bana hayli ilginç geldi. Kampanyada ortaya çıkan en önemli gerçek ise; Türkiye’nin obezitede dünya üçüncülüğüne yükselmesi oldu.

 

ÖZLÜ SÖZLER: Her şey seninle başlar. Hayatta ya tozu dumana katarsın ya da tozu-dumanı yutarsın. Seçim senin…(Mümin SEKMAN)

 

HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARMAMAK İÇİN..!

Uzmanlar obeziteyi “insan vücudunda bulunan yağ hücrelerinde birikmiş aşırı enerji” olarak yorumlarken, bu sağlık sorununun çoğaldığına da dikkat çekiyorlar.

Tüm dünyada giderek yayılan obeziteyi durdurmak için yoğun bilimsel çalışmalar yapılıyor.

Şimdi sizlere T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 4 yıl önce yaptığı araştırmanın üzücü sonuçlarını veriyorum:

*Ülkemizde erkeklerdeki obezite sıklığı:  yüzde 21,2

*Ülkemizdeki kadınlarda obezite sıklığı ise: yüzde 41,5

Bu sonuçlarda: kuşkusuz erkeklere nazaran daha az hareketli olan kadın nüfus ve bol gıdalı kadınların kabul günlerinin de etkisi var tabii ki…Ve bu rakamlar : damak tadına düşkün halkımızın durumunu çok iyi yansıtıyor.

Ama beterin beteri de var. ABD’de 2001 yılında yüzde 55 olan obez insan sayısı,  2009’da yüzde 66,3’e yükselmiş.

İngiltere’de yüzde 19,  Almanya’da ise yüzde 21,2 olan obez oranı anlaşılıyor ki gelecek yıllarda giderek artacak.

Obezite’nin;  yaşam kalitesini düşüren çok faktörlü kronik bir hastalık olduğunun altını çizerek konuyu kapatıyorum. Hem de sorunun kalp hastalıkları ile kanserlerin de alt yapısı olduğuna dikkat çekerek…

Ve sağlıklı günler diliyorum tüm okurlarıma…                                  

  Bu yazı 1138 defa okunmuştur.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI