Bugun...
SON DAKİKA

İlk yardım eğitimi zorunlu olmalı artık! - 26 Aralık 2018

 Tarih: 26-12-2018 08:41:00
Binay KAZAN

Türkiye; ilk yardım bilincinin henüz olmadığı bir ülke…
Ne yazık ki…Ve de ne garip ki…
Birçok AB ülkesinde; daha 6-7 yaşındaki çocuklara ilk yardım eğitimleri verilirken ve
insanlara kötü bir sağlık sorunu ile karşılaştığında panik yapmadan nasıl davranması
gerektiği öğretilirken bizde ne öğrencilere ne de büyüklere böyle bir eğitim verilmiyor.
Aslında insan başına gelince anlıyor bunun ne kadar önemli bir eğitim olduğu…
Ama nafile..!
Biliyoruz ki; yollarımız özellikle uzun tatil dönemlerinde kan gölüne dönüyor. Yapılan
araştırmalarda; trafik kazalarında ölümlerin yüzde 10’u ilk 5 dakikada, yüzde 50’si ilk 30
dakikada meydana geliyor.
Zaman çok önemli…İlk yardım ise çok daha fazla önem taşıyor. Bu yüzden kendisini
sorumlu hisseden her vatandaşımızın, başta yakın çevresindeki insanlar için ilk yardım
eğitimi alması şart…
Başınıza bir ev/iş kazası geldiğinde veya kalp krizi gibi ölümcül hastalıkla karşılaşıldığında
yanınızda ilk yardım eğitimi almış birisi varsa şanslı sayılıyorsunuz. Sizi veya
yakınınızdaki insanı ölümden veya sakat kalmaktan kurtaracak olan kişi; ilk yardımı iyi bilen
bir bireydir.
Ama o iyi bireylerin sayısı, yok denecek kadar az…
İşte şansızlığımız veya bir başka bakış açısı ile; ilkelliğimiz bu noktada başlıyor.
Fenerbahçe’nin ilk yarıyı düşme hattında tamamladığını veya şarkıcı Sıla ile oyuncu Ahmet
Kural’ın nerede/ ne zaman kavga ettiğini yakından takip ediyoruz ama
denizde/gölde/derede boğulan birine nasıl ilk yardım yapılacağını bilmiyoruz işte…
Çelişkinin tepe noktası bu..!

TRAFİK KAZALARI SONRASI..!

Bu arada 2002 Yılında Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan ve 24762 sayılı Resmi Gazetede
yayınlanan
ilk yardım yönetmeliği, konuyu iş yaşamında da gündeme getirdi. İşyerlerinde;
her 20 kişiden birinin ilk yardımcı olması zorunluluğu var. Ağır koşullarda çalışılan
işyerlerinde ise bu kriter her 10 kişiden biri olarak belirlendi.
Fakat birçok işyerinin bundan haberi yok.
Burası; Türkiye…Biz ünlü futbolcuların bu sezon kaç numaralı formayı giyeceğini, aslen
nereli olduğunu, daha önce hangi takımda oynadığını çok iyi biliriz de, her nedense ilk
yardımı bilemeyiz. Çevremizde ilk yardıma gereksinim duyan birini gördüğümüz zaman da;
ya umarsızca yanından geçer gideriz, ya da babadan gördüğümüz karakucak gösterilerinde
olduğu gibi ilk yardımın –i-sini bile bilmeden bilinçsizce yardım etmeye çalışırız.
Aynen böyle...!
Bakın trafik kazalarından sonraki görüntülere…Belki de yaralıyı tamamen felç edecek
bilinçsiz ve bilgisiz ilk yardım sahneleri ile karşılaşacaksınız. Ambulans gelene kadar olan
süreçte; iyi niyetle yapılmaya çalışılan ilk yardımlar, zaman-zaman yaralıların ömür boyunca
kurtulamayacakları omurga sorunlarına yol açıyor.
Artık bu ülkede bir şeylerin değişmesi gerek…
Özellikle ilk öğretim sırasında tüm öğrencilerin ilk yardım eğitimi alması şart
olmalı…Depremlerin, sellerin, boğulma olaylarının ve trafik kazalarının çok olduğu riskli bir
ülkede yaşıyoruz.
Hiç olmazsa çocuklarımız ilk yardımı öğrensinler ve çevresindeki insanlara yardımcı
olsunlar.

Bu konuda KIZILAY; yıllardır bir şeyler yapmaya çalışıyor. 2000 yılından bu yana 52 bin
kişiye ilk yardım eğitimi veren KIZILAY’a daha başka STK’larda yardımcı olmalıdır.
Hatta ve hatta bu konu; ülke gündemine taşınmalıdır artık…
İlk yardımın önemi, herkes tarafından anlaşılana dek…

****

ÖZLÜ SÖZLER

İnsanların karakterleri, onların kaderleridir aynı zamanda…Ve
insanlar layık oldukları hayatı yaşarlar.

HERAKLEİTOS

****

TV SEYRETMEK Mİ, İLK YARDIM ÖĞRENMEK Mİ..?

Artık gerçeklere sırtımızı dönerek yaşayamayız.
Her an her şey olabilecek bu ülkede; ilk yardımı bilen insan sayısı, milyonları aşmalı
çünkü…
İspanya’da yılda 1 milyon kişinin ilk yardım eğitiminden geçmesi ve o ülkede ilk yardım
eğitimi alan insan sayısının tam 29 milyonu bulması, bizim için bir kriter olabilir mesela…
Türkiye’de ilk yardım eğitimleri genellikle 2 gün sürüyor. 18 Yaşını geçmiş ve okur-yazar
olan herkesin katılabildiği bu kurslarda; birçok insanımızın hayatını kurtaracak, belki de onu
sakat kalmaktan kurtaracak duyarlı vatandaşlar yetiştirilebilir.
Ama…Ne yazık ki…
Böyle ciddi bir konuda açılan kurslara da, fazla katılım olmuyor.
Çünkü bizim insanımız günde ortalama 8 saat TV seyretmeyi seviyor. Birçok kişi için;
evde maç izlemek, evlilik veya yemek programlarındaki tartışmalara katılmak, magazin ve
dedikodu programları seyretmek çok daha cazip…
İlk yardım da neymiş ki…?
Ülkemizde; hayatı yaşamak yerine, hayatı seyretmek herkese çok kolay geliyor çünkü…
Sözün özü bu aslında…
“Bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın” mantığının doğal sonucu bu…

  Bu yazı 6615 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI