Bugun...

VAMPİR ENERJİ BÜTÇELERİ NASIL KEMİRİYOR..? - 14 Eylül 2018

 Tarih: 13-09-2018 23:59:00
Binay KAZAN

Artık dünyanın birçok yerinde; bazı enerji kaynaklarının daha tasarruflu tüketilmesi konusunda yoğun eğitimler veriliyor. Çünkü enerji üretimi sırasındaki çevre kirliliği,  her geçen gün daha da fazlalaşıyor. Artı doğal kaynakların tükenmesine de yol açıyor yeni enerji üretimi…

Bundan dolayı artık tek hedef; sürdürülebilir enerji üretimi olmalı…Ama bu konuda atılan adımlar da oldukça yetersiz…

Toplumda: kim-kime, dum-duma misali, kullandığı enerjinin nasıl üretildiğini ve bu işin nelere yol açtığının bilmeyen bilinçsiz sanayiciler/tüketiciler, benden sonrası tufan örneği bir yaşamın temsilcisi oluyorlar.

Oysa hayatımızı değiştirmek zorundayız. Bir şeylerin de farkında olmak durumundayız.

Çünkü bazı değerler tükeniyor geri gelmemecesine…İşte bu yüzden bugün sizlere beklemedeki cihazların enerji tüketimini yani vampir enerjiyi anlatmaya çalışacağım.

Vampir enerji; televizyonumuzu üstündeki off tuşundan kapatmadan veya fişini prizden çekmeden bıraktığımızda (anahtardaki kırmızı ışık yanarken) cihazın tükettiği pasif elektrik enerjisi demek…

Yani; şarjda unuttuğunuz cep telefonu, açık bırakılan çay/kahve makineleri, açma/kapama tuşu yanıp söner durumdaki bilgisayarlar gibi pasif enerji çeken cihazlar, ne yazık ki oldukça fazla miktarda vampir enerji tüketimini oluşturuyor.

                                           616 MİLYAR KWS ENERJİ

7 Milyar nüfuslu dünyamızda 14 milyar adet ağ bağlantılı elektrikli cihaz var. 2020 Yılında bu sayının 50 milyara, 2030’da ise 100 milyara ulaşması beklenen bir gelişme…İstatistiklere göre; 2008 yılında bu cihazların tükettiği elektrik miktarı: 420 milyar kilovatsaatti. 2013 Yılında bu tüketim: 616 milyar kWS’e yükseldi. Şarjda bırakılan elektrikli cihazlar, artık Kanada’nın bir yılda tükettiği enerjiye karşılık geliyor.

Bu hızla giderse; 2025 yılında dünya elektrik tüketiminin yüzde 6’sı şarjda gereksiz olarak bırakılan cihazların tüketimine gidecek. Bu noktada hatırlatmakta yarar görüyorum ki; Türkiye’nin bir yılda tükettiği elektrik miktarı: 250 milyar kilovatsaattir.

Anlaşılıyor ki; artık elektrik enerjisini daha tasarruflu kullanacak ve gereksiz tüketimleri önleyecek tedbirleri hayata geçirmemiz şart…Kendimizi, ,eş ve çocuklarımızı, çevremizi değiştirmek ve yeni tasarruf konseptine alıştırmak bir zorunluluk artık…

Artık koltuklarımızdan bir zahmet kalkıp TV’yi kapat tuşundan kapatmak, şarjı dolmuş cep telefonunun şarj aletini prizden sökmek, çay ve kahve makinelerini devamlı prizlerde tutmamamız gerek…

                                             ENERJİ TASARRUFU ŞART

Birçok bilinçli enerji tüketicisi; gece yatmadan önce tek bir düğmeye basarak, televizyon, DVD, bilgisayar, yazıcı, modem ve şarj aletlerini devre dışı bırakabiliyor.

Beklemedeki enerji yani VAMPİR ENERJİ’yi engellemek, bu şekilde elimizin altında…

Uzmanlar bunu somut örneklerle de açıklıyor. Beklemede kalan bir bulaşık makinesi saatte 4,2 watt elektrik harcıyor. Bu da yılda 35 KWs ediyor. Bekleme modunda bırakılan bir yazıcı saatte 2,2 watt, LCD ekran TV 0,6 watt ve müzik seti 4,6 watt vampir enerji tüketiyor.

Tüm dünya ülkelerinde beklemede bırakılan cihazların her yıl Türkiye’nin 2 yılda tükettiği enerji kadar enerjiyi iç etmesi, inanılacak gibi değil ama ne yazık ki doğru…

Bu yüzden; tüm fişleri prizden çekmemiz ve işin kolayına kaçmadan enerjiyi merkezinden sıfırlamamız çok önemli…“Yakında elektrikler kesilebilir. Hemen termik veya nükleer santralar yapalım” korkusunu yayanlara karşı da bir duruştur bu önlem…

Bazen tasarruf etmek, çok maliyetlerle yenisini yapmaktan çok daha kolay ve ucuz çünkü…                                  

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER: Öğrendiklerimin çoğunu dinlediklerimden, bildiklerimin çoğunu düşündüklerimden, unuttuklarımın çoğunu yaşadıklarımdan ve yazdıklarımın çoğunu unuttuklarımdan çıkardım. (Özdemir ASAF)

 

              MERKEZ BANKASININ YÜKSEK FAİZ SİLAHI..!

Dün Türkiye ekonomisinde hiç kimsenin beklemediği bir şey gerçekleşti. Merkez Bankası’nın yüzde 3 bilemedin yüzde 4 baz puan faiz artışı sağlayarak döviz kurlarının ateşini söndürmeye çalışacağını düşünen optimist görüş sahipleri, büyük bir sürprizle karşılaştılar.

Faizin kaderini belirlemek için toplanan T.C. Merkez Bankası, faizi tam 625 baz puan artırdı.

Ne demek bu..?

Para Politikası Kurulu politika faizi olan 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranını, yüzde 17,75’ten yüzde 24’e yükseltti. Yaklaşık yüzde 6’lık bir artış bu..!

İnanılmaz bir gelişme hem de…

Dün; hiç kimse gözlerine inanamadı.

16 Yıldır iktidarda olan AKP’nin en yüksek faiz artışına tanık oldu tüm ekonomi dünyası…

Bu yüksek faiz silahı karşısında dolar kurları ilk anda 40 kuruş birden düştü. Euro ise 7,20’leri gördü birdenbire…

Bu olağanüstü hamlenin kurları daha da düşüreceği ve ekonomide biraz istikrar sağlayabileceği konunda oluşan ani görüşlerin, tatil öncesindeki yarın akşam daha da netleşeceğini söylemek mümkün…

Bakalım faizin fendi, döviz kurlarını daha da esnetecek mi..?

  Bu yazı 1173 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI