Bugun...
SON DAKİKA

Tarihi buluşmada beklentiler karşılandı mı? - 18 Haziran 2019

 Tarih: 18-06-2019 09:13:00
Burak TOK

31 Mart seçimlerden öncesinde de CHP rakiplerin TV ekranında tartışması yönünde talebini iletmişti. Bu süreçte ve seçimlerin yenilenme kararı alınmasından sonra da yine CHP, birçok kez TV ekranlarında tartışma programı istemişti.  Hatta bu talepler AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım’a canlı yayında iletilmiş ve teklif edilmişti. Binali Yıldırım ise buna tek başına karar veremeyeceğini söylemiş sonrasında ise bu açıklama büyük tartışmalara cephe açmıştı.

Neyse ki AK Parti cephesi de bu yayın teklifi kabul etti ve tüm Türkiye’nin merakla beklediği tarihi yayın gerçekleştirildi. Fakat bu canlı yayında ‘tarihi’ kelimesinin altı doldurulamadı. Kimse beklediği cevaplara ve sonuçlara ulaşamadı. AK Parti’li seçmen Binali Yıldırım’ın üstün geldiğini, CHP kesimi ise yine Ekrem İmamoğlu’nun bu programdan galip çıktığını düşündü.

Programa en çok damga vuran açıklamalardan biri ise;  Binali Yıldırım’ın Sayıştay raporunu okumamış olmasıydı.  Yine aynı cepheden devam edecek olursak, Binali Yıldırım’ın GB ve MB ayrımı yapamaması fiyasko denilecek bir hareketti. İmamoğlu cephesinden bakacak olursak da ulaşım yatırımları konusundaki vaatleri biraz aşağıda kaldı. Binali Yıldırım, hükümet partisinin adayı olmasından dolayı yatırım konularında kendinden daha emin bir adım izledi.

Binali Yıldırım’ı yine en çok zorlayan kısımlar 31 Mart süreci olarak öne çıktı. Sonuçlar tamamlanmadan ‘kazandık’ açıklaması yapması, İstanbul’un her yerine afişler asılması ve ‘ÇALDILAR’ sorularında kimin nasıl çaldığını açıklamaması dikkatleri çekti.  İmamoğlu’nun tepki topladığı kısım ise yine Ordu olaylarından geldi. Vali’ye hakaret edip etmediği sorularına ‘BasİTleşmeyin’ dedim diye cevap verdi. Bu cevap ise kelime oyunu olarak algılandı.

Sonuç olarak ben bu canlı yayının fikir değiştirdiğine inanmıyorum. 2 tarafından dengesi korundu ve etliye sütlüye tam olarak bulaşılmadan yayın sonlandı. Yayında öne çıkan detaylar sadece adayların  bilinç olduğu konularda ortaya çıktı.

Program formatına da değinecek olursak 3 dakika adaylara yetmedi. Adayların birbirleriyle tartışamaması ise aslında ülkemizin acı bir gerçeği olarak ortaya çıktı. Farklı görüşlerde 2 adayın 3.kişiye ihtiyaç duymadan tartışmaları tam bir demokrasi zaferi olabilirdi.

Ve işte asıl o zaman bu yayın halkı tatmin edebilirdi.

Meslektaşımız İsmail Küçükkaya’nın ise elinden gelenin en iyisini yaptığını düşünüyorum. Taraf olarak gösterilmesine rağmen ben hiçbir ayrım yaptığına şahit olmadım. Sadece FETÖ sorusunda İmamoğlu’na başka Binali Yıldırım’a başka soru yönetildi. Fakat sonrasında gelen mesajlar doğrultusunda bu hatasını düzelterek Binali Yıldırım’a da aynı soruyu yöneltti.

Seçimlerin yenilenme kararıyla birlikte sınırlar İstanbul’u aşmış ülke meselesi haline gelmişti. Bence Küçükkaya’nın tavrı tam bir Belediye Başkan Adaylarına yakışır bir şekildeydi. Adaylar karşısında ezilmedi. Ayrıca son sorusu da oldukça profesyonel bir soruydu. 2 rakibe de program sunumundan memnun kalıp kalmadıklarını canlı yayında sıcağı sıcağına sordu ve 2 adaydan olumlu cevabını alıp cebine koydu. Yarın her hangi bir adayın veya bir kesimin kendisine tepki gösterip algı oluşturmasına izin vermedi. Takdir ettim doğrusu.

  Bu yazı 4682 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI