escort bursa escort bursa escort bursa istanbul escort istanbul escort bayan şişli escort escort istanbul
Bugun...

BİR HALKOYUNLARI MASALI - 18 Kasım 2018

 Tarih: 18-11-2018 02:13:00
Erdinç ERTUZUN

“Bir varmış, bir yokmuş…” dizeleriyle başlayan masallar gibi ilginç bir “masalımsı” serüveni var Halk bilimini (halk arasındaki ifadesiyle “folklor”un) : Bilgi ve davranış özelliği taşıyan Halk Bilimi/ Folklor (özelde halk oyunları) medeniyetimizin, tarihimizin en önemli kaynağı olduğu halde “ders” olarak kayıtlara girmek istediğinde ilginç bir muameleye tabi olur.

 

Geçmiş dönemlerde bütçe, mevzuat,  öğretmen yetiştirmek vb gibi sorunlar haline evriltilen gerekçeler ileri sürülerek, “spor ve izcilik” etkinliklerinden sorumlu bir daire başkanlığının yaptıracağı “etkinlik” düzeyine indirgenir konu.

 

Yani milli olanın etkinleşmesi yerine “milli olanı hatırlatan” bir etkinlik konusuna çevrilir. Bir anlamda halka ait olan ne varsa “millet sahnede ve müzede görsün !” seyirliğine dönüştürülür kısacası.

 

Ne de olsa spor ve müzik gibi çocuk yaşta yeteneğe dayanan ve milli duygu ve sosyalleşme sağlayan halk oyunları “milli” bir meseledir tabii. Milli meselelere nasıl yaklaşıldığının oldukça tipik örneklerinden biri de bu alanda yaşanır. Önce halk biliminin “bilgi” “kültür” etiketi es geçilir  “halk oyunları bir spordur.”  görüşü üzerine yol kat edilmeye başlanır.

 

Tabi günü gelir, mızrak çuvala sığmaz ve mahkemelere kadar uzanan tartışmaların yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında gidip gelen “halkoyunu sorunu”a evrilir.

 

Evet, sorunların değil çözümlerin parçası olan birliğin beraberliğin kardeşliğin ve en büyük milli kaynak olan halk bilimi, folklor, halk oyunları gibi medeniyet bakiyesi üzerinden korunması, desteklenmesi, geliştirilmesi gereken kavramlar gün gelir kötü yönetilen süreçler, perde arkası ayak oyunları ve tam bir küresel endüstriye nesilleri,kültürel bir değeri kurban veren aymazlık içinde “ayak altında dolaşan sorun” muamelesi görür.

 

Maalesef bugün dahi halk bilimi alanı tüm akademik çalışmalara, halk bilimine gönül vermiş milli sevdalıların şahsi gayretlerine rağmen maalesef  çok zor günler geçiriyor..

 

Biz işin “bilgi” ve “davranış” boyutundayız. Bu boyutun “seçmeli etkinlik” aşamasından “zorunlu ders” aşamasına geçecek milli programdan bahsetmeyi önceliyoruz.

 

Her şeyden önce halka ait olanlar içinde evrensel bilgi kriterlerine uyan yani bilimsellik tanımını hak eden ve insan-davranış ilişkisi noktasında “iyi”yi temsil eden ve özelinde milli duygu, sosyalleşme kaynağı olan “halk bilimi-folklor-Halk Oyunları” birinci dereceden Milli Eğitim konusudur.

Milli sıfatının tamamlayıcı unsurlarındandır. Nitekim Milli eğitim Bakanlığı da buna kayıtsız kalmamıştır; ancak zamanla “kayıt dışı” bir piyasanın oluşmaması için gerekli tedbirler, denetimler noktasında zaaf göstermiştir. En vahimi de “halkoyunlarına” bildiğimiz bir spor dalı muamelesi yapılmıştır.  

 

 

Halk oyunlarının spor olmadığına dair akademik tezlerden; mahkeme tutanaklarına; yasa-yönetmelik arşivlerinden; mesleki panellere kadar adeta olaylar zinciri yaşanmıştır.  

Halk oyunlarının, halk biliminin, folklorun, halk oyunlarının “bilgi” ve “davranış” özelliği unutulur. Hatırlayanlar ise sadece “milli” olanı korumayı sevda bilenler olmuştur ki, onlarında sayısı az değildir.

Bugün küresel endüstri her şeyi metalaştırmakta ve özellikle hayatın içinden gelen, hayatı besleyen birçok değeri “seyirlik mal” haline dönüştürmektedir.

Özellikle bu risk turizm adı altında rafine edilmiş halde gerçekleştirilmek istenmektedir. Özellikle kültür turizmi adı altında nesneleştirilmek hedeflenmektedir.

Oysa misafire ikram edilenler içinde sohbet, halk oyunları, yemek, giyim vardır ve hepsi folkloru yani halkbilimini oluşturmaktadır.

Ancak “ikram” başka bir şeydir ; özünden koparılmış ve “eğlence için seyirlik” metalaştırma bambaşka bir şeydir. Bunun sınırlarını, ölçüsünü uzmanlar, halkın vicdanı ve devletin denetimi belirleyecektir..

Çünkü halka ait olan her şeyin başımızın üstünde yeri vardır ve ayakaltına düşmesine izin vermeyiz !

Detaylandırılmış halkoyunları dosyamızı yakında köşemizden paylaşacaız siz değerli sanatseverlerle.

  Bu yazı 3150 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI