Bugun...

Türk İslam Medeniyet Anlayışında Sanat ve Toplum 1 - 25 Aralık 2018

 Tarih: 25-12-2018 08:26:00
Erdinç ERTUZUN

'Sanatı, “Belli bir medeniyetin anlayış inanış ve beğeni ölçülerine uygun olarak ifade edilmiş/ortaya çıkarılmış/icra/inşa edilmiş  anlatımdır”  diye tanımlayabilir miyiz acaba?' diye sormuştuk geçtiğimiz yazımızda.
Sanatı;  belli bir uygarlığın anlayışını, belli bir inancın anlayışı yada belli bir kültürün anlayışı şeklinde de söyleyebilir miyiz ?.....
Her toplum kendi kültür ve inanç hayatıyla bağlantılı sanatını ortaya koyabilir. Bu da toplumun kendi sanat anlayışını ifade eder demiştik.
“Saray  ve kilise/katedral uhdesinde elitist,ideolojik,teolojik biçimlendirilmiş, yaşatılmış, geliştirilmiş ve yaygınlaştırılmış olması hasebiyle ASİL sınıfın soluduğu anladığı SANAT olarak da görebiliriz dediğimiz “Batı Sanatı”, kendi kültürünü ve toplumsal değerlerini sinema,müzik resim,mimari vb. tüm sanat dallarında ortaya koyuyorsa, hatta “evrensellik” söylemiyle tüm dünya toplumlarının sosyo kültürel/ekonomik hayatının en mahrem noktalarına kadar  girip rol model olabiliyorsa,
Özellikle globalleşen dünyada teknolojinin inanılmaz  hızı, iletişim ve bir tuş yakınlığı eksende, binlerce yılllık tarihî ve coğrafî derinliği ve zenginliği ile “Türk İslam Medeniyet Anlayışı” çerçevesinde sanatıyla uğraş içinde olanlar mutlaka  desteklenmeli..” diyerek de fikrimizi ortaya koymuştuk.
Kendi  kültürünü ve toplumsal değerlerini sinema,müzik resim,tiyatro,mimari vb. tüm sanat dallarında,  bize ait değer ve kavramlarla kompoze edilmiş, toplumun soluduğu, yaşadığı, yaşattığı “ASIL SANAT”ortaya konmalı geliştirmeli diye düşünüyorum.
Geleneksel  olanı, yine toplumun kültürel değerleri ile yetişmiş,yoğrulmuş sanatçılar ile hem yerelde,hem ulusalda ve uluslararsı arenada dünyaya sunumu sağlamalıdır.
Türk halk kültürü çok zengin bir yapıya sahiptir. Bu zenginlik köklerini, tarihin derinliklerinden almaktadır.
Türkler,Sibirya’dan Balkanlara,Yemenden Hindistan’a,Çin’e kadar çok geniş coğrafyaya yayılmış bu coğrafyalarda devletler kurmuş, bir çok uygarlığa etki etmiş, çeşitli uygarlıklardan aldığı kültür öğelerini de “Türk Kültürü”yle yoğurmuştur.
Bu hareketlilik “Türk Kültürü”nü büyüyen ve gelişen Çınar Ağacı misali sürekli ve dinamik kılmıştır. İçinde yaşadığımız tarihi dönemde bu dinamikler dünyada hareketlenmiş, çınar ağacı hem köklerinden hem dallarından filizler vermeye başlamıştır.
Halk kültürü ürünleri arasında somut olmayan kültürel tarihi miras eserleri ; kulaktan kulağa, dededen  toruna, ustadan çırağa,nesilden  nesile söylenceler yoluyla aktarılan medeniyet meyvelerinin bütünüdür.
Türküler,ninniler,maniler,geleneksel seyirlik oyunları, ortaoyunları,gölge oyunları  vb. gibi halk kültürü ürünleri,kayıt altına alınması,yaşatılıp korunması gereken  önemli sözlü kültürel miras eserlerindendir.  
Binlerce yıllık medeniyetlerin bir süre var olup tükendiği, yok olduğu, kaybolup gittiği konusunda uzlaşı içinde olan dünya (UNESCO kanalıyla) ile paralel Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi Devlet kurumları, Bursa Büyükşehir Belediyesi örneğinde olduğu gibi yerel yönetimler ; 
artık çevre sorunları, siyasi çalkantılar, güç dengeleri gibi normların dışında bölgesel, yerel , henüz dünya üzerinde yok olmamış, zarar görmüş ya da korunması gereken Kültürel Tarihi Mirasın önemine dikkat çekerek,“Somut Olmayan Tarihi Miras Eserleri”nın araştırılarak, kayıt altına alınması, korunması,icrası ve inşası yönündeki projelere/çalışmalara hız vermektedir.        
Kültürel miras çalışmaları ileriyi gören devlet adamlarının verdikleri destek, yerel yönetimler ve kadrolarının oluşturdukları, uzman komisyonlar tarafından çalışmalar yürütülmekte. Bursa bu konuda önemli mesafeler kat etmiş örnek şehirlerden birisidir.
Daha sonra tespit ve görüşlerimize devam edelim
Sevginiz sevgimiz daim olsun, yüzünüzden gülümseme eksik olmasın...

 

  Bu yazı 7281 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI