Bugun...

İstanbul düğümü... - 10 Nisan 2019

 Tarih: 10-04-2019 08:43:00
Furkan KAHRAMAN

Seçim bitti ama tantanasını bir türlü geride bırakamıyoruz.

Sayılan oylar, yapılan itirazlar her ne kadar demokrasinin aygıtları vazifesi görse de, her tamamlanan etabın sonunda yeni bir 'bölüm sonu canavarı' çıkması sizce de sıkıcı hale gelmedi mi?

Mevzubahis yazımızın başrolünün İstanbul olduğunun farkındasınızdır. Zira İstanbul, 31 Mart'ta yapılan yerel seçimlerden sıyrıldı ve bizatihi genel seçim hüviyetini aldı.

Yapılan tüm sayımların sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan CHP Adayı Ekrem İmamoğlu, belli periyotlarda basın açıklamaları düzenleyerek başkanlığını ispat etmek zorunda kalıyor.

Çünkü YSK, İmamoğlu'na mazbatayı vermediği gibi her gün başka yetkililer tarafından yapılan açıklamalar da konunun daha da çetrefilli hale gelmesini sağlıyor.

Farzı misal;

-31 Mart gecesi tamamlanan oy sayımına göre seçimi önde tamamlayan Ekrem İmamoğlu,

-Resmi olmayan sonuçlara yapılan itirazlar ile geçersiz oyların sayılması sonucunda başarısını tescilleyen yine Ekrem İmamoğlu.

Amma velakin, AK Parti'nin beklentisi "21 ilçede sayılacak 51 sandık" olarak belirtildi, ardından da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz tarafından "51 sandığı saymanın hiçbir anlamı yok. İstanbul'da seçimin yenilenmesini istiyoruz" açıklaması ile güncellendi.

Bütün bu hengamenin hukuki dayanaklara oturduğu ifade ediliyor ancak seçmen hukuku zedeleniyor.

Elimizdeki sonuç tablosu gösteriyor ki, Millet İttifakı kazandığı belediyeler ile toplam 39.6 milyon kişinin yönetimini üstlenecek. Bu rakam AK Parti'de ise 31.9 milyon olarak göze çarpıyor.

Öte yandan CHP'li belediyeler toplamda Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere 55 milyar TL'lik bir belediye bütçesi yönetecek.

AK Parti ise Bursa haricinde 'dev' bir büyükşehir kazanamadığı için nüfus ve belediye bütçesi anlamında bir türbülansa girebilir.

Çünkü biliniyor ki AK Parti'nin seçim süreçlerinde elini güçlendiren en önemli etkenlerden birisi de sahip olduğu belediyeler...

Baştaki konuya dönecek olur isek;

Olur da AK Parti İstanbul'da seçimin yenilenmesi talebinde bulunur ise,

Bu talebin kabulü başka itirazları da beraberinde getirir. Ayrıca söz konusu talebin kabulü emsal niteliğinde olacağından diğer itiraz sahiplerinin de eli güçlenir. Fakat itiraz sadece AK Parti ekseninde kabul görür ise bu kez YSK'nın meşruiyeti çok büyük yara alır.

Öte yandan yürüttüğü İstanbul politikası ile kendi tabanından da büyük tepki alan AK Parti, olası bir seçim tekrarı halinde mevcut oyunun da altına düşebilir.

Peki o zaman ne olacak?

Fırsat bulduğumuz her boşlukta seçim mi yenilenecek?

Unutulmamalıdır ki seçimlerde 'kazanmak' olduğu kadar 'kaybetmek' olgusu da gayet olağandır.

Şu anda yapılması gereken, itirazları parti gözetmeksizin adil bir şekilde değerlendirerek; ve memleketin normalleşmesine katkı koymaya gayret ederek seçim atmosferinin geride bırakılmasına katkı sağlamaktır...

 

 

 

 

  Bu yazı 4105 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI