Bugun...
SON DAKİKA

Hesap sormanın dayanılmaz 'edepsizliği'! - 2 Temmuz 2019

 Tarih: 02-07-2019 09:07:00
Furkan KAHRAMAN

Gün geçmiyor ki siyasilerimizden fantastik beyanlar gelmesin.

Bu kez de 22.Dönem'de TBMM Başkanlığı görevini de ifa eden AK Parti Bursa Eski Milletvekili Bülent Arınç birbirinden kıymetli açıklamalarda bulunmuş.

Bir dönem AK Parti'nin 'kırgınlar kulübü'nün önde gelen isimlerinden olan ve 'özgül ağırlık' denince akla gelen ilk isim olan Arınç, son zamanlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğine getirilmişti.

Arınç, söz konusu atamanın ardından yaptığı açıklamada, "Şimdi kim bilir benim hakkımda twit atanlar ne düşünüyorlardır. Biz yok olmuştuk. Bitmiştik. Ezilmiştik. Çürümüştük. Düşünebiliyor musunuz biz Cumhurbaşkanımızın yanında Başdanışmanlık falan değil, Yüksek İstişare Kurulu Üyesi. Başkanın kendisi olacak biz de yanında olacağız. Böyle bir şeyi Rabbim sadakatin sonucunda veriyor, yalakalığın değil. Allah’a hamdolsun" ifadelerini kullanmıştı.

Siyaseten bu tür atamalar normal karşılanabilir, mazur görülebilir. Zira tablonun kötüye gittiği süreçte AK Parti'nin parti içinde ağırlığa sahip isimlerin muhalif girişimini engellemesi için eski tüfeklere bir nevi 'ahde vefa' yoluna başvurduğu açıkça belli oluyor.

Neyse, konumuz bu değil.

Konumuz, tahmin edebileceğiniz üzere maaş mevzusu!

Zira, Cumhurbaşkanlığı YİK Üyeleri'nin maaşları, sözleşmede imzalanan 13 bin TL olarak belirlenmişken, 18 bin TL'ye çıkıverdi.

TBMM eski Başkanları da olan YİK üyeleri Bülent Arınç, Köksal Toptan, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin ile ANAP'lı eski Başkan Yıldırım Akbulut'un da aralarında bulunduğu YİK üyeleri içinden yalnızca Cemil Çiçek maaşını bağışlayacağını açıklamıştı.

Geçtiğimiz akşam bir televizyon kanalında soruları yanıtlayan Arınç'a da maaş üzerinden sorular sorulunca kendisi şu yanıtı verdi: "Benim ne alacağımı ben düşünmüyorum ki nitekim bazı edepsizler bunun üzerine yorum yapsınlar. Milletvekili ne kadar alıyor, emeklisi ne kadar maaş alıyor seni ne ilgilendiriyor kardeşim?"

Arınç haklı. Vallahi biz kendilerinin ne kadar maaş alacağını düşünüyoruz. Çünkü biz, yani halk asgari ücret denizinde 'boy verme' konusunda ihtisas sahibi olurken, kendilerinin devlet bütçesi üzerinden aldığı her 'sus payı' bizi düşündürüyor.

Ancak bu düşünce, beraberinde hiçbir edepsizliği getirmiyor Sayın Arınç!

Milletvekili maaşlarının, asgari ücretin 10 katı olduğu bir ülkede aradaki bu fark konuşulur, konuşulmalıdır. Gazetecilerin de bu soruyu sorması gayet doğaldır.

Ayrıca, madem 'meşveret' mekanizması kendileri için bu denli değerliydi, 'dünyalığını yapmış' bir siyasetçi olarak 'bilgimi, tecrübemi parayla aktarmam' diyebilirdi. O zaman kimse maaşını konuşmaz, dolayısıyla da edepsiz olmazdı.

Gerçi bu konu Sayın Arınç'ın kendi takdiri.

Para onun değil mi? İster harcar, ister biriktirir, ister çıkıp yüksek bir binadan aşağı savurur.

Bize de 'züğürtler' olarak edep sınırlarını aşan meblağları konuşmak kalır.

Unutmadan, bir zamanlar 'parsel parsel satılan Ankara' konulu bir açıklama yapılacağı söyleniyordu; kısmet olmadı demek ki...

  Bu yazı 4993 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI