Bugun...

İki kere başkan İmamoğlu! - 25 Haziran 2019

 Tarih: 25-06-2019 09:03:00
Furkan KAHRAMAN

23 Haziran İstanbul Seçimleri, son yıllarda Türkiye siyasetinde görülmemiş bir şekilde noktalandı.

31 Mart'ta ipi göğüslemesine karşın, pek de demokratik olmayan yollarla başkanlığı elinden alınan Ekrem İmamoğlu, yenilenen seçimin sonrasında tam 800 bin oy farkla İstanbul'un 'tekrar' yeni Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.

Bu zafer, İmamoğlu'nun rüştünü ispatladığının ve halkta ne denli karşılık gördüğünün de ilanıdır.

Öte yandan pazar gecesi yaşadığımız bu 'farklı seçim'in bir de diğer yönleri var.

Bu seçimle birlikte bazı şeylerin de miadını doldurduğunu gördük:

-Var oluşunu sadece iktidara payanda olmak üzerine kuran, aslında iktidardan ziyade kendi çıkarları eksilmesin diye her türlü dezenformasyonu yapabilmeyi kendine hak gören 'yandaş basın'ın ne denli gereksiz olduğu görüldü. Darısı, yerel basının başına...

-Bu ülkenin en politize kesimi olan Kürt seçmene HDP veya terörist başı üzerinden ayar vermeye kalkmanın hiç bir işe yaramadığını gördük.

-İmralı'da yatan eli kanlı terör örgütü başının devletin resmi kanalında yayınlanan, bu ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından yorumlanan mesajının, Cumhur İttifakı'na nasıl büyük bir zarar verdiğini gördük. Milliyetçi duruşa yakın AK Parti ve MHP seçmeni tepkisini çok sert bir şekilde ortaya koydu.

-AK Parti'nin şimdiye kadar seçim çalışmaları içerisinde ürettiği en zayıf ve en dayanaksız argüman olan 'Çünkü çaldılar' sloganının nasıl yerle yeksan olduğunu gördük.

-Pontus söyleminin, 'seçilirse yargı ile indiririz' yaklaşımının ve vali polemiğinin halk nezdinde ters teptiğini gördük.

-Bu seçimin yenilenmesi kararı ile en büyük zararı AK Parti'nin yine kendisine verdiğini gördük.

Aslında liste uzar gider. Ancak az önce saydıklarımızın yanı sıra başka bir şık var ki o aslında tüm Türkiye'nin hislerine tercüman olacak türden.

Hem İstanbul hem de Türkiye ötekileştiren, sürekli parmak sallayan, azarlayan, kibrin ve şatafatın hüküm sürdüğü siyasetten sıkıldığını ve böyle bir siyaset anlayışını artık kabul etmeyeceğini göstermiş oldu.

AK Parti, 31 Mart seçimlerini önde tamamladığı 12 ilçede geriye düştü. Ayrıca neredeyse her ilçede hatırı sayılır oy kayıpları yaşadığı da dikkat çekti.

'Millet İttifakı' seçmeninin ise yaşanan olaylardan sonra kenetlendiği, birleştiği görüldü. Tatilini yarıda kesip dönenler de oldu, 31 Mart'ta sandığa gitmeyip bu seçimde oy kullananlar da...

İmamoğlu'nun zaferinde elbette tepki oylarının da etkisi vardır. Ancak şubat ayından itibaren yürüttüğü kampanya ile siyasette 'sıcaklık' ve 'samimiyet' diyen İmamoğlu'nun kucaklayıcı politikası kazandı. Seçmen de sükunet istediğini net olarak ortaya koymuş oldu.

İmamoğlu'nun rakibi Binali Yıldırım'ın sonuçlar ortaya çıkmaya başladığı anda basın toplantısı yaparak İmamoğlu'nu tebrik etmesi siyasi olgunluk açısından güzel bir detaydı.

Bu dakikadan sonra AK Parti içerisinde kapsamlı değerlendirmelerin olacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu yenilgi sonrası kabine değişikliğine gitmesi olası.

MHP'de ise sonuçların netleştiği anlarda ilk açıklamayı yapanlardan olan Devlet Bahçeli'nin taze taze yaptığı 'erken seçim' yalanlaması, ilerleyen tarihte bazı sürprizlerin olacağının sinyalini verir gibiydi.

Yeni parti girişimlerinin de hızlanabileceği ihtimalini unutmayalım.

Cumhur İttifakı'nın kırılgan bir zemine konumlandığını, kırılmanın da çok sert yaşandığını gördük.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde Kılıçdaroğlu genel başkanlık döneminin belki de en önemli işlerinden birine imza atarak büyükşehirleri yetkin adaylara teslim etti. Sonunda Bursa haricinde ilk beş büyükşehirden dördünü kazandı.

İYİ Parti'nin Millet İttifakı'nda nasıl önemli bir role sahip olduğu da bu seçimle belli oldu. 'Cumhur'a kırgın olan Ülkücü/milliyetçi seçmen, Akşener faktörü ile 'Millet'e döndü.

Sonuç olarak artık Türkiye'de normalleşmenin, hoşgörünün, barışın ve adaletin olduğu bir yönetim anlayışına duyulan özlem, Ekrem İmamoğlu ile liderini buldu. İmamoğlu, ikinci kez kazandığı İstanbul seçimi ile önemli bir adım atmış oldu.

Yani slogandaki gibi, 'Her şey çok güzel oldu'

Tabi bundan sonraki süreç çok önemli.

Pazar günü görüldü ki 17 yıldır kesintisiz süren AK Parti iktidarına artık bir alternatif var.

'İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder' diyen Erdoğan bu yenilgi sonrası nasıl bir yaklaşım içerisinde olacağını göreceğiz. Türkiye, 17 yıl sonra ilk kez 'balkon'suz bir seçim yaşadı...

Uzun lafın kısası sebepleriyle, sonuçlarıyla bu seçim asla 'alt tarafı bir yerel seçim' değil!

  Bu yazı 5032 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI