Bugun...
SON DAKİKA

'Yolunacak Kaz' Dağları ve Salda Gölü - 31 Temmuz 2019

 Tarih: 31-07-2019 08:49:00
Furkan KAHRAMAN

Yıllar geçiyor, insan nüfusu hızla artıyor.

Artan nüfus, yeni yaşam alanlarına ihtiyaç duyuyor. O yaşam alanları için bakir kalan alanlara dokunuluyor, ağaçlar kesiliyor, tarım alanlarına evler yapılıyor.

Gıda kaynakları çılgın bir 'üretim-tüketim' sarmalı içerisine giriyor. Üretilen mallar, yarım yamalak tüketilerek çöpe gidiyor. İsraf edilen ürünler, ülkelerin gayri safi milli hasılasına denk vaziyette.

Plansız göç hareketleri, şehirlerin demografik yapılarını değiştirdiği gibi; coğrafik özelliklerini de değiştirir. Farzı misal  Bursa Ovası'nın ova vasfını yitiriş öyküsünü bu şekilde açıklayabiliriz. Veyahut, önceden şehrin uzak köyleri olarak bilinen mevkilerin artık şehir merkezi haline gelişini de...

Son 35 yılın karşılaştırıldığı uydu fotoğraflarında da bu acı tablo net bir şekilde ortaya çıkıyor. Yeşili olmayan bir 'Yeşil Bursa' hayalken, gerçek oluyor.

Acıdır ki bu sorun sadece Bursa ekseninde kendini göstermiyor.

Memleket genelinde doğa tahribatı can acıtan seviyelerde.

Örneğin, son günlerde sıkça konuşulan Kaz Dağları.

Çanakkale ve Balıkesir arasında kalan ve Türkiye'nin en önemli doğa harikalarından olan Kaz Dağları, altın arama faaliyetlerine kurban ediliyor. Çok sayıda şirketin harıl harıl altın ve gümüş aradığı bölgede şirketlerde arama çalışmalarında kullanılan siyanür, yöre halkının sağlığını da tehdit ediyor.

Öte yandan söz konusu arama çalışmaları projelerinde toplamda 869 bin ağacın kesileceğine yönelik bir tablo çıkıyor karşımıza. Sadece bir maden sahasında kesilen ağaç sayısı 195 bin çünkü.. Bu arada normal şartlar altında 45 bin ağaç kesimine müsaade edilmişken bu rakamın dört katı kesim yapılıyor.

Katliamın sebebi ise ÇED raporunun olumlu çıkması. Peki bu kadar ağacın kesildiği yerde 'Çevresel Etki Değerlendirmesi' (ÇED) raporu nasıl şirket lehine çıkıyor, orasını siz hesap edin...

Oksijen deposu olan Kaz Dağları, sahip olduğu kaynaklar sebebiyle 'yolunacak kaz' olarak görülüyor ve göz göre göre katlediliyor...

Maalesef üzücü gelişmeler Kaz Dağları ile de sınırlı kalmıyor.

Burdur'un Yeşilova ilçesi sınırları içerisinde yer alan, bembeyaz kumsalları ve turkuaz rengi suyu ile 'Türkiye'nin Maldivleri' yakıştırması yapılan, dünyanın beşinci, Türkiye'nin ise en temiz gölü olan, 110 kuş türünün yaşam alanı konumundaki Salda Gölü'ne Millet Bahçesi yapılacağı açıklandı.

TOKİ, bugün ihaleye çıkıyor.

Göl çevresine yapılacak bahçenin bölgedeki doğal hayata verebileceği zararlar tam  manası ile oturup düşünülmeden böyle bir karar alınması, hatta yanına yöresine piknik alanlarının bulunduğu bir yapı kondurulacak olması hakkında akla tek bir soru geliyor: 'Neden?'

Bıraksak yeşil kalsa, bıraksak mavi kendi tonunda ve sakince aksa olmaz mı?

Neden illa insan eliyle doğal güzellikleri eşelemeye çalışıyoruz?

Hele ki elimizde geçmiş dönemlerden kalan Uzungöl gibi bir örnek dururken.

Devasa bir çay bahçesi konseptine adım adım ilerlenen ülkemizde 'yeşillik olsun' diye konan yeşillikler ve bolca piknik alanları görüyoruz.

Doğa önemlidir, herkesi ilgilendirir.

Kaz Dağları'ndan veya Salda Gölü'nden mesafe olarak uzak olmak, sahip çıkılmasına engel değildir.

Koskoca Türkiye'de devletin çevreyi korumak için attığı tek adım da 'poşet kullanmayın, bez torba kullanın' olmamalıdır...

  Bu yazı 2988 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI