Bugun...
SON DAKİKA

Suriyeli meselesi... - 10 Haziran 2019

 Tarih: 10-06-2019 09:07:00
Furkan KAHRAMAN

Son bir iki gündür şehrin gündemini Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ın aldığı Suriyeliler kararı meşgul ediyor.

Bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim;Mudanya Belediyesi, Suriyelilerin akın ettiği sahil kenarlarında düzenlemeye gitti. Kurulan çadırlar, sahil çevresine getirilen develer ve atlar zabıta tarafından toplandı.

Başkan Türkyılmaz, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise, "Hiç kimsenin başkalarını rahatsız etme, özgürlüğünü engelleme hakkı yoktur. Bizim çocuklarımız şehit olurken, analarımız ağlarken, ekonomimiz kötüye giderken onların zevki sefa içinde yaşamaları ve bizim insanımızı rahatsız etmelerine tahammül edemeyiz" ifadelerini kullandı.

Suriyeli meselesi, memleketin son yıllarda en büyük infial oluşturan konusu oldu.

Savaştan kaçan Suriyeliler, Türkiye sınırından içeri girdi, ülkenin dört bir yanına dağıldı. Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız gasp ve şiddet olaylarında da maalesef rol almaktalar, iş cinayetlerinin yaşandığı yerlerde de hayatını kaybedenler içinde de bulunmaktalar.

Yaşadığımız olayların temel sebebi, güzide devletimizin 'mülteci politikası' olmayışıdır. Zira, eğer bu arkadaşlar sınırdan içeri buyur edildiği vakit  memleketin her tarafına serpiştirilmek yerine ayakları yere basan bir proje ile yardımcı olunsaydı bu problemler ile karşılaşılmazdı.

Plansız programsız atılan adımların ceremesini hem devlet bütçesi, hem vatandaş hem de Suriyeliler çekiyor.

Savaştan kaçan mültecilere kucak açmak, onları korumak elbette insanlık görevidir. Ayrıca Türkiye, bu görevi layık-ı veçhile yerine getirdi. Amma velakin, bu arkadaşlardan eli silah tutacak kesimin ülkesini savunmak yerine burada nargile içmeyi, köşe başlarında nöbet tutmayı tercih etmesi normal değil!

Bir de lütfen bu arkadaşların bayram tatiline memleketlerine gitmesini, tatil bitince de geri dönmelerini biri bana izah etsin.

Hele ki Türkiye, Suriye'deki operasyonlarda bu kadar şehit verirken...

Ayrıca, pek kıymetli devlet büyüklerinin vakti zamanında kendilerine seçim yatırımı olur düşüncesi ile Suriyelilere yaptıkları her yardımı basın önünde faş etmesi, Suriyelilere birtakım ayrıcalıklar sağlandığı iddiası ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her fırsatta bu konu için kaç milyar dolar harcadığını ilan etmesi tepkinin boyutunu artırdı.

İşsizliğin bu kadar fazla olduğu, kişi başına düşen milli gelirin yetersiz sayıldığı, açlık sınırının sınırı çoktan aştığı, sosyal devletin sözcük anlamından uzaklaşmaya başladığı bir ülkede, savaştan kaçan mültecilere yaptığın yardımı ağzına bu kadar sakız edersen hem onları sıkıntıya sokarsın, hem de ülkeni!

Ahali tepki gösteriyor, gösterebilir; hakkıdır. Zira bu yapılanların bazı kesimin dilinden düşürmediği 'Ensar' olmak ile çok da fazla bir ilgisi yoktur. Çünkü Türkiye mültecilere sahip de çıktı, yardım da etti.

Mudanya'da ardından da Gemlik'te yaşanan olaylara gösterilen tepki ise yaşananların bir nevi dışa vurumudur.

Tabi sahilin Suriyelilere yasaklanmadığını, sadece çadırların toplandığının altını çizelim. Kimsenin attığı adıma karışılması söz konusu değil. Sahile girişler de engellenmiyor...

Basından bazı zevatın sırf Türkyılmaz'a duyduğu nefretin etkisiyle olaya 'faşistlik', 'ırkçılık', 'sol', 'çağdaşlık','medeniyet'  yaftası vurmasına aldırmayın, ciddiye de almayın. Zira bir tarafa sürekli 'ayar' verme niyetinde olan bu arkadaşların yaptığı 'etik' değil.

Köşelerden üfürmeyi marifet sayan söz konusu arkadaşlara bugüne kadar Suriyelilere ilişkin hangi sosyal sorumluluk projesi içerisinde yer aldıklarını sorun. Eğer yardımda bulunmuşlar ise hep birlikte teşekkür edelim...

Bir de kendilerine o devenin orada ne işi olduğunu sorusunu yöneltin!

 

  Bu yazı 2679 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI