Bugun...

Gençliğin 'farklılık' ile imtihanı - 14 Haziran 2019

 Tarih: 14-06-2019 09:19:00
Furkan KAHRAMAN

CNN Türk'te 'Para Dedektifi' isimli bir program hazırlayıp sunan Cem Seymen, geçtiğimiz gün Twitter hesabından paylaştığı mesaj sebebiyle büyük tepki gördü.

Seymen, mesajında "Mezun oldun. Artık sıradan kalmaman gerek. Fark yaratman lazım. İşe seni neden alsınlar? Sor bunu kendine. Edebiyat zevkin var mı? Yaratıcı düşünceye sahip misin? Tutkun ne? Hedeflerin belli mi? Beni seç derken ne önereceksin? Diğerlerini nasıl elersin? Ben FARKLI MIYIM diye sor!" diye seslenmişti gençlere...

Peki neden linç edildi?

Aslında cevabı basit.

Bu memleketin gençlerinden sürekli diğerlerinden ayrı olması, 'kreatif' düşüncelerle her zaman bir adım öne çıkması, farkını belli etmesi isteniyor.

Yukarıda istenilen kriterler Norveç, Danimarka, Kanada gibi 'inovasyon'u ve gençlere değer vermeyi kanıksamış ülkeler için geçerli olabilir, ancak Türkiye için değil.

Zira kıymetli ülkemiz nepotizmi iliklerine kadar hisseden, torpilin her daim hüküm sürdüğü, liyakatin ise çoktan öldüğü, 'Ankara'da dayısı olanın' daima kazandığı, bürokrasinin çarkları arasında ezilmiş bir sektörel gelişim üzerine konumlanmış vaziyette.

Yani, sizi diğerlerinden öne geçiren nokta yetenek ya da zekanız değil, kimleri tanıyor olduğunuz!

Tabi hepsinden önce eğitim sistemimizin henüz o 'yaratıcılık' noktasında olmadığını belirtmek gerek.

En aşağı 15 yıllık bir eğitim alan üniversite mezunu gençlerin asgari ücretle çalıştığı, öğretmen olanın atamasının bir türlü yapılamadığı, mezun olduğu sektörde iş bulamayan üniversitelinin polis olduğu bir kariyer sürecinde hangi farklılık?

Yaklaşık iki milyon gencin üniversite sınavında ter döktüğü bir ortamda hangi tutku?

KPSS'ye, ÖSS'ye var gücüyle çalışan ancak sorular bir örgütün üyelerinin eline geçtiği için sınavı kaybeden kaç kişi var bu ülkede? O zaman kasıla kasıla çalıntı sorularla ful çekenler kaç kişinin hakkına girdi? Göz göre göre kaç kişinin geleceği ile oynandı?

Sınavı kazandıktan sonra kaç kişi torpil mekanizmasının çarkları arasında sıkıştı? Dereleri geçti de mülakatta boğuldu?

Kaç genç üniversite masraflarını çıkarabilmek için çalıştığı inşaatlarda hayatını kaybetti? Kaç atanamayan öğretmen canına kıydı?

Sürekli aynı telden çalarak bu ülkenin gençlerini 'hımbıl', 'beceriksiz', 'sıradan' gören gözler, yukarıda dile getirmeye çabaladığım olaylardan haberdar değil mi?

Futboldan siyasete, ekonomiden eğitime kadar her alanda liyakatin bitirilmesinin bu memlekete verdiği zarardan haberdar değil mi?

Elbette haberdar.

Ancak, konumlarını kaybetmemek için olanı anlatmak yerine  'vurun abalıya' demesi daha kolaylarına geliyor.

Unutulmasın ki;

Başvurduğu işin 2 kişilik kontenjanına 3000 kişinin talip olduğunu gören bu memleketin gençleri için gerçeklik algısı, sosyal medyadaki umut tüccarlarının söylediklerinden biraz daha farklı...

****

Kaydedenler kulübü!

58.Bursa Festivali, önceki akşam kapılarını muhteşem bir konser ile açtı.

Demir Demirkan ve Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası'nın birlikte verdiği konser gerçekten de harikuladeydi.

Lakin biz fani biletliler için büyük bir problem mevcut.

O da konseri telefonuna kaydedenler kulübü!

Elbette hatıra kalması için bir iki fotoğraf, kısa bir video, hadi bir şarkı kaydedersin bu gayet normal.

Ama kimse konseri önündekinin telefon kamerasından izlemek zorunda değil!

Bütün gece kolları direk misali kaldırarak konseri telefona kaydetmek arka sıralarda oturanlar açısından pek de hoş karşılanmıyor...

 

 

  Bu yazı 4423 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI