Bugun...
SON DAKİKA

Seçim arenası pazar yerleri... - 21 Mart 2019

 Tarih: 21-03-2019 08:26:00
Furkan KAHRAMAN

31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde iktidar 'beka' diyor, muhalefet 'ekonomi'...
Tartışmalar, iki tarafın kendi açısından yorumladığı şekilde yaşanıyor ancak tüm adaylar tek bir noktada birleşiyor: pazar yerleri.
İktidarından muhalefetine kadar tüm adaylar istisnasız pazar yerlerini dolaşıyor, orada halkın nabzını tutuyor, tezgahın başına geçerek vatandaşa satış yapıyor.
Böyle bakıldığında iyi bir mizansen.
Bir de işin 'cep' kısmı var. 
Pazarda fiyatlar en azından bazı ürünler için hayli tuzlu. Zaten bu tuz oranı yüksek olduğu için necip milletimiz çareyi tanzim satış kuyruğunda arıyor ya o başka bir konu. 
Çünkü ısrarla, yüksek fiyatlara karşı devletin yapması gerekenin çadırlarda satış yapmak değil, çiftçiyi sübvanse etmek olması gerektiğini düşünüyorum.
Hal böyleyken ajanslara, televizyonlara düşen o fotojenik tabloların yanında bir de size hiç yansımayan anlar da yaşanıyor pazar yerlerinde...
Vatandaşın elinde çantası ile alışverişini yapmaya geldiği pazar yeri, adayı gördüğü anda siyaset meydanına dönüveriyor.
Alım gücü düşen vatandaş fiyatlardan şikayet ediyor, derdini anlatıyor ama nafile...
Evdeki tencere boşken karın doyurmuyor.
Miting meydanlarında, televizyon programlarında, gazetelerde, sokaklarda bitip tükenmek bitmeyen hararetli seçim tartışmaları esasen dönüş dolaşıp yine o pazar yerine bağlanıyor.
Züğürdün çenesini yoran zenginin malı hesabı, en çok pazara giden adayı övüyor ahali;
Soğanın kırmızısına, patatesin sarısına, tanzimin kuyruğuna aldırış etmeden...

****

DSP: 'Tiyatro bitiyor, biz geliyoruz'

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkan Yardımcısı ve Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Murat Özbilge ve DSP Nilüfer Belediye Başkan Adayı İbrahim Alkaya'yı dün gazetemizde konuk ettik.
Ufak bir girizgahın ardından gündemin en taze sorusunu yönelttik Özbilge'ye: "DSP araçlarında AK Parti broşürlerinin dağıtıldığı doğru mu?"
Kendisi de gayet net bir ifade ile bunun bir kara propaganda olduğunu ve hukuki sürecin başladığını söyledi. DSP'ye karşı artan teveccühün diğer partileri rahatsız ettiğini söyledi ve ekledi: "18 yıldır sağlı sollu oynanan tiyatroya son vermeye geliyoruz. Ana muhalefet biziz, iktidara talibiz."
Özbilge, DSP'nin sol oyları bölüp bölmeyeceği sorusuna ise "Derdimiz oyların bölünmesi değil ülkenin bölünmemesi" dedi.
Bursa'nın DSP belediyeciliğinden sonra hizmet alamadığını dile getiren Özbilge, halkçı belediyecilik anlayışının yeniden hakim olacağını söyledi.
DSP'nin belediyecilik anlayışının 'Gönül' veya 'Derman' değil, 'Akıl Belediyeciliği' olduğunu söyledi.
Özbilge'nin Bursa için planlarını ve vaatlerini haberimizde okumanız mümkün.
2002 Genel Seçimleri ile deyim yerindeyse büyük bir yıkıma uğrayan ve kitle partisi olma vasfını kaybeden DSP, Türk siyasi hayatındaki yerini koruyabilmek adına 31 Mart Yerel Seçimleri'nde kamuoyunun yakından tanıdığı isimleri aday gösterdi.
31 Mart akşamı bu hamlenin seçmende nasıl bir karşılık bulacağını hep birlikte göreceğiz...

****

Seçim afişleri şart mı?

Malumunuz, 
Seçim atmosferi sardı memleketin dört bir yanını...
Propaganda dönemi olduğu için de seçim afişlerini her tarafta görür olduk yine.
Seçim öncesinde 'çevreye duyarlı' kampanya vaadinde bulunan siyasi aktörler anlaşılan sokakları, caddeleri çevreden saymıyor ki flamalar, bayraklar ve afişler nazlı nazlı salınıyor şehrin her tarafında.
Mali açıdan külfet olmasının yanı sıra artık seçmen için de herhangi bir anlam ifade etmeyen bu uygulamayı terk etmenin zamanı gelmedi mi?
Billboardlarda yer alan ilanlar yeterli olmuyor mu? 

  Bu yazı 3738 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI