Bugun...
SON DAKİKA

Erkan Mumcu 'suskunluk sarmalı'nı bozdu... - 15 Temmuz 2019

 Tarih: 15-07-2019 09:33:00
Furkan KAHRAMAN

AK Parti'de geçmiş dönemlerde siyaset yapan, ancak bir şekilde parti ile yollarını ayıran isimlerin ortak özelliği geçmişe dönük konularda konuşmaktan kaçınmaları, bir nevi 'suskunluk sarmalı'na girmeleri idi...

Ancak Anavatan Partisi döneminde Turizm Bakanlığı, AK Parti Hükümeti'nde ise Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı görevlerinde bulunan, daha sonra partiden istifa ederek Anavatan Partisi'nde Genel Başkanlık görevini yürüten, 2007 seçimleri öncesinde Demokrat Parti ile son dakikada bozulan ittifak sonrasında siyasetten hayli uzaklaşan Erkan Mumcu, bu 'sözsüz anlaşmayı' bozdu.

ODATV'ye konuşan Mumcu, geride kalan süre zarfında aslında sessiz kalmadığını, aksine 'sesinin duyurulmadığını' dile getirdi. Erkan Mumcu, konuşacak mecra bulamadığı için meramını anlatamadığını söyledi.

Röportajda hayli ilginç ifadeler kullanan Mumcu, 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde ortaya atılan '367 krizi'nin FETÖ marifeti ile devreye sokulduğunu ileri sürdü.

Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığının önünün kesilmesi için bu yola başvurulduğunu öne süren Erkan Mumcu, bu sayede Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığının gerçekleştiğini dile getirdi.

Mumcu, Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt arasında kurulan mutabakatın da bu sayede bozulduğunu iddia ederek, bu sürecin baş aktörlerinin Bülent Arınç ve Abdullah Gül olduğunu anlattı.

Konuşmasında Abdullah Gül için 'Majestelerinin valisi' sıfatını kullanan Mumcu, yaşanan olaylar konusunda hesap vermesi gerekenin de Gül olduğunu ima etti, "Yanlışıyla eğrisiyle doğrusuyla Tayyip Erdoğan daha hakiki bir adam ama öteki arkadaş (Gül) öyle değil" dedi.

Türk siyasetinin kırılma anlarından olan 2007 Genel Seçimleri öncesinde son dakikada bozulan ANAP-DYP işbirliğinin de FETÖ marifeti ile bozulduğunu söyleyen Mumcu, dönemin DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın siyasi şantaj ile karşı karşıya kaldığını, ortaklığın bitmesinin ardından Susurluk davasından bu sayede kolay kurtulduğunu söyledi.

Erkan Mumcu'nun tam da Abdullah Gül destekli kurulacağı söylenen Ali Babacan'ın partisinin konuşulduğu şu günlerde verdiği röportaj için, moda tabirle 'zamanlaması manidar' diyebiliriz.

AK Parti'nin her daim ağır toplarından olan isimlere yüksek perdeden yaptığı eleştirilere rağmen o dönem direkt rakibi konumunda bulunan Erdoğan hakkında olumsuz konuşmaktan kaçınması ise dikkat çekici.

Öte yandan FETÖ'nün peydah ettiğini söylediği '367 krizi'nin Erdoğan'ın aleyhine bir gelişme olduğunu, kendisinin Erdoğan'a 'Aday ol, oy verelim' dediğini aktaran Mumcu, keşke neden 'kumpas' dediği olayda TBMM'ye girmediğini ve bu krizin büyümesine katkı sağladığını da açıklasaydı.

Kendisinin de baş aktörü olduğu 2007'deki 'Demokrat Parti krizi' konusunda araştırma yapılmasını istemesi son derece doğru bir talep. Yine de Mumcu'nun söylemek istediklerini tam olarak dile getiremediğini düşünüyorum.

Uzun lafın kısası, satır aralarında önemli laflar edilen ancak büyük mevzuların gargaraya geldiği bir röportaj olmuş. Lakin Mumcu'nun söylediklerinin kayda değer olduğunun altını çizelim.

Mumcu'nun bu çıkışı önümüzdeki günlerde 'suskun' diğer isimlerin de konuşmasına imkan verebilir.

Bu sayede siyaset sahnesinin ilerleyen günlerde daha hareketli günler geçireceğini söylemek mümkün. Ancak bu konuşmaların kimin işine yarayacağını hep birlikte göreceğiz...

 

 

 

  Bu yazı 5967 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI