Bugun...

ÇARESİZLİK İÇİNDE SONLANAN HAYATLAR

 Tarih: 17-11-2019 04:04:00
Halide TATAROĞLU

 Son günlerde gündemde yer alan ve kısa aralıklarla yaşanan üç ayrı ölüm vakası, siyanürle gelen acı son. Hepsinin altında yatan ortak sebepler geçim sıkıntısı, işsizlik, ödenemeyen borçlar ve sonucunda ruhsal bunalım. Allah kimseyi çocuğunun canına kıyacak kadar çaresiz bırakmasın. Cinnet geçirerek ailesini katleden birçok olaya şahit olmuştuk fakat siyanürle ailesini ölüme götüren haberlere son günlerde çok sık rastlar olduk. Bir birine örnek olan bu olaylar inşallah yenilerini yaşatmaz bizlere. Yaşanan ekonomik krize rağmen  her şey yolundaymış gibi mesajlar verilse de bu yaşananlar gösteriyor ki mesele çok ciddi boyutlarda.

   İnsanlar artık her girdikleri çıkmazda ölümü bir kurtuluş olarak görür hale geldiler. Acaba bu neden kaynaklanıyor? İlk önce çözülmesi gereken nokta bu bence. Geçmişte bizden önceki nesillerde ne sıkıntılar, krizler atlattı. Devletimiz çok daha büyük dar boğazlardan geçti fakat böylesi olaylar sanıyorum yok denecek kadar azdı. Yaşansa bile intihar eden sadece kendi canına kastediyordu. Ne kadar insan var ki elindeki varını yoğunu kaybetmişken sıfırdan başlayarak yaşamaya devam eden. Demek istediğim şu ki ölüm bir kurtuluş mu? Bulunmaz mı bir çözümü? Vardır elbette, zaten bu dünyada rızkın bitmişse sana bırakmaz Allah alır canını. Kolay değil öyle pes etmek.

Bazı dizilerin de katkısıyla artık insanlara öyle hayatlar empoze ediliyor ki sonuçları ortada. Her istediği yapılan “yok” nedir bilmeyen bir nesil oluşturuldu. Ekonomik krizin büyümesi elbette en büyük tetikleyici bu aşamada. İşsizliğin büyümesi, düzenli bir hayat yaşarken insanların birden işsiz kalması, borçlarını ödeyememesi, alışmış oldukları bir yaşam şekilleri varken birden değişmesi, aile içerisindeki huzuru alt üst ederken, kişiyi büyük bir çıkmaza sokup şahit olduğumuz son olaylardaki durumu yaşatıyor. Devletin ekonomik konularda atacağı her adımın toplumun bütün bireylerini etkilemesi sebebi ile devlet daha çok istihdama yönelik yapıcı çözümler geliştirmeli, geçim sıkıntısı çeken aileleri tespit etmeli bu konularda, daha dikkatli araştırmalar yapıp gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmeli. 

  Devletin vatandaşları refaha erdirecek çalışmalarının dışında, bu son intihar vakalarında karşılaştığımız öldürücü bir kimyasal madde olan siyanürün bu kadar kolay yollardan temin edilmesinin engellenmesi hususu, dikkatle takip etmesi gereken bir meseledir. İlk olarak 15 Mayıs 2019’ da internetten siyanür siparişi veren, anne ve babasının ölümüne sebep olan üniversite öğrencisinin haberi duyulmuştu. Bu olayın çokta dikkate alınmadığını, böylesine zehirli bir kimyasala her isteyenin rahatlıkla ulaşabileceğini son bir ayda yaşadığımız üç ayrı siyanür vakasıyla görmüş olduk. İlk yaşanan olayın, bu düşünceler içinde olan başka insanlara nasıl da örnek teşkil ettiği ortada.  Daha başka insanların da akıllarında bu gibi yöntemlerle ölmeyeceğinin bir garantisinin olmadığı görünüyor. İnternet üzerinden satışların yasaklanması da ne kadar çare olur bilemiyorum. Çünkü insan hayatının hiçe sayıldığı günümüzde bu ticareti yapan ‘canilerin’ yine bir şekilde bu arayış içinde olan kişilere ulaşması çokta imkânsız değil. Bu konuda herkese bir sorumluluk düşüyor. Basın organlarının bu haberleri yaparken daha dikkatli olmaları, devletin denetimlerini sıklaştırması ve takiplerini daha detaylı yapması gerekli. Yenilerinin yaşanmaması için çaresizlik içinde sonlanan hayatlara bir son denmeli artık. Sadece olayın olduğu dönemlerde bu konular dile getirilip geçiştirmemeli. Her konuda böyleyiz maalesef. Bir can gittikten sonra, çare arıyoruz, sadece konuşuyoruz… Konuşuyoruz… Ve unutuyoruz… 

  Bu yazı 2164 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI