Bugun...

Kurban kesmenin gerçek manası - 4 Ağustos 2019

 Tarih: 04-08-2019 00:05:00
Halide TATAROĞLU

 İnsanoğlunun varoluşu kadar eski olan kurban ibadeti ilk insan H.z. Âdem (a.s.) zamanından başlayıp H.z İbrahim (a.s) ın oğlunu Allaha kurban etme hadisesi ile devam edip peygamber efendimizin ümmetine kadar süregelmiştir. Yüzyıllar boyu süren kurban ibadeti insanoğlunun, Allaha olan teslimiyetinin bahşettiği ömre ve verdiği nimetlere olan şükrünün bir ifadesidir.

    Kurban kesmenin önemi Kuran’ı Kerim’deki birçok ayette ve hadislerde vurgulanmıştır. Hemen hemen her dinde kutsal sayılan kurban ibadetini dinimizde ise H.z. İbrahim(a.s) ve oğlu H.z. İsmail’in Allah’a karşı mutlak itaat etme konusunda verdikleri başarılı imtihanlarının, Müslümanlar tarafından da aynı manevi duygular içerisinde Allaha itaate her an hazır olduklarını simgesel davranışlarla göstermeye çalışarak yerine getirirler.

    Zilhicce ayının 10.günü başlayan ve dört gün süren Kurban bayramı yardımlaşma ve dayanışmanın güçlendiği dini bir bayramdır. Kurban, kurban bayramının ilk üç günü yani zilhicce ayının 10, 11 ve 12. günleri, bayram namazının kılınmasından, 3. günün akşamına kadarki süre zarfında kesilebilir. Kesilen kurban etini, kesen de yiyebilir. Fakir zengin herkese de verebilir. Etin üçte birini evine, üçte birini komşulara, gerisini fakirlere vermek müstehabdır. Hepsini fakirlere de verebilir. Kurban etinin taksim edilmesi dağıtılması hakkında ayrı ayrı görüşler bulunmaktadır. Esas olan kişinin kendi maddi imkan ve durumuna göre hareket etmesidir.

   Günümüzde kurban kesmenin gerçek manasının farkında olmayan sadece büyüklerinden gördüğü bir adetmiş gibi yaşayan insanlara da rastlamak mümkün. Kestiği kurbanı aslında çok ihtiyacı olamadığı halde dolaplarına dolduran kimseyle paylaşmayan insanlar var. Oysa kurban keserek etlerini yoksullarla paylaşmak toplumsal dayanışma içinde olmayı sağlar. Kurban kesmenin amacının Cenab-ı Allah'ı zikir ve vermiş olduğu nimetlere şükretmek gerektiğini bu ayet-i kerime bizlere açık açık beyan etmektedir. "Elbette onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşmaz; ama ona sizin takvanız ulaşacaktır. Onları böylece sizin emrinize sundu ki size yolunu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. O vazifelerini güzel yapan iyi kulları müjdele”.

 Allah’ın istediği gibi davranarak aslında günümüzde hayat şartlarının zorluğu içinde ailesine değil et almak günlük zaruri ihtiyaçlarını bile karşılayamayan aile fertlerinin bir nebze yüzünü güldürmüş olacak ve böylelikle zengin malını Allah yolunda Allah’ın rızasını kazanarak harcamanın manevi hazzını duyacak ve kazandığı bu alışkanlıkla cimrilik hastalığından, dünya malına olan düşkünlüğünden kurtulmuş olacak. Fakirin ise bu davranış karşısında varlıklı insanlara karşı olan düşünceleri değişecek, varlıklı insanların mallarından sebeplenmesi dolayısıyla Allah’a şükrünü arttıracak ve böylelikle toplumsal bütünlük sağlanmış olacak.

   Hangi dini bayram olursa olsun genel teması paylamak ve bütünleşmek olan bu güzel günleri manevi yönünü anlayarak yaşayalım. Ramazan bayramında zekat ve fitre vermek, kurban bayramında kestiğin eti bölüşmek hepsi aynı amacın bir parçası bence. Allaha katında herkes yerine getirdiği ibadet kadar zengindir. Bu dünyada ki malının ne kadar çok olduğu değil. Kurban bayramını da maddi imkanımız var ise gereklerini layığıyla yerine getirmeli tatil mekanlarına kaçmak yerine eşi dostu akrabayı ziyaret edip gönülleri zenginleştirmeliyiz.

     

 

                                                                                                                                                    

  Bu yazı 4085 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI