Bugun...
SON DAKİKA

LİYAKAT VE LİYAKATSİZLİK

 Tarih: 01-12-2019 13:02:00
Halide TATAROĞLU

 “Liyakat” son zamanlarda sıkça duyduğumuz bir sözcük. Peki, nedir “liyakat”? Memurluk atamalarında, personel alımlarında, kamuda, özel sektörde hep bir liyakat sözü dolaşıp duruyor. Çoğunlukla “Yönetimde liyakat esas alınmalıdır” biçiminde sıklıkla duyduğumuz bu sözcüğün ne anlama geldiğini gerçekten biliyor muyuz?

     Türkçede “yakışmak”, “yaraşmak” veya “uygun olmak” diyebiliriz. Pekâlâ, “Bir kişi, bir işe nasıl yakışır, hangi nedenlerle uygun veya layık olur?”, “Bir kişinin liyakatini, yani göreve ne derece layık olduğunu nasıl değerlendirebiliriz?” Bu soruların yanıtlarını bulabilmek için liyakatin temel öğeleri olan; eğitim, deneyim, bilgi, beceri, performans, kurum kültürüne uyum, iletişim gibi gereksinimleri ne derece karşılayabildiğini sorgulamak lazım.

    Eğer bir kişi yapacağı işle ilgi gerekli olan eğitimi almışsa, aldığı eğitimi işinde pratiğe dökerek bu konuda farklı görevler üstlenerek deneyim elde etmişse, önceki işlerinde kazandığı deneyimleri şimdiki işinde yapacaklarına zemin olarak kullanabiliyorsa, kendisine verilen görevlerde başarılı olmuş ve çalışma arkadaşlarıyla uyum içerisinde çalışarak iyi ilişkiler geliştirmiş ise, iletişimi güçlü kendini ifade edebilen bir kişiliğe sahip ise, bu kişi için liyakatten söz edebiliriz. 

  Kamu veya özel sektör fark etmez, her kurumda görevlendirmeler “liyakat” esaslarına göre yapılmalıdır. Peki bir kurumda görevlendirmeler liyakat değil de başka kıstaslara göre yapılırsa sonucu ne olur? Ticari bir işletmeyse iflas etme noktasına kadar gelebilir, eğer kamu hizmeti üreten bir kurumsa, hizmetleri vatandaşlar tarafından kabul görmez. Böyle bir ortamda çalışan kişilerde ya liyakat dışındaki kıstas olan neyse onu sağlamaya çabalar ya da verimsiz çalışır, daha doğrusu çalışıyormuş gibi yapar. Bu durumun sonucunda ise kişi yeteneklerini körelterek bildiklerini unutur.

  İşinin ehli olmak güzel, fakat her kurumda işi ehli olan kişinin yapması çok önemli değil mi? Bir tanıdık vasıtasıyla liyakat kurallarına hiç uygun olmamasına rağmen görevlere getirilmiş insandan nasıl bir verimlilik beklenir. Maalesef ki özel ve kamu sektörü her ikisinde de birçok kurumda buna rastlamak mümkün. Bir insan herhangi bir konuda bilgi ve tecrübesi olmadan sorumluluk aldı ise o konuda liyakatsiz olduğu düşünülür. Liyakatsiz  insanların yaptığı işler verdiği kararlar içinden çıkılamaz sonuçlar doğurabilir. Liyakat sahibi bir yönetici bir kurumu, bir kurum bin insanı, bin insan bir düzeni değiştirebilir. Bu kurumun adı okul olsun, şirket olsun, devlet dairesi olsun fark etmez sistem hep aynıdır.

   Liyakatin göz ardı edildiği yönetimlerde hak etmediği koltuklarda oturanlar, bu koltukları terk ettiklerinde bir daha buna benzer bir koltuk bulamayabileceklerini çok iyi bilirler. Bu sebeple asla çevrelerinde liyakatli kişilerin bulunmasına izin vermezler. Ve asla da terk etmek istemezler.

  Bazı insanlar verilen sorumluluklar karşısında o konuyla ilgili yeteneğe sahip olabilirler fakat layık olma konusunda liyakat sahibi olduğu düşünülemez. Çünkü yetenek, üretmek ve layık olmak yönünde kullanılırsa anlam kazanır. Kişi sahip olduğu donanım ve becerilerin farkında olduğu sürece sorumluluk almaktan kaçınmayacaktır. Liyakat yetenek ve yeterlilik anlamlarında kullanılmanın dışında, sorumluluk ve farkındalık anlamlarında da değişik bir bakış açısı oluşturur. Sorumluluk almaktan kaçınan, farkındalık oluşturmayan, monoton bir iş döngüsünde, mesai saatlerini doldurmaya bakan bir anlayışın işe, iş yerine ve insanlığa katacağı artı bir değer olamaz.

 İşimize layık yaraşır bir şekilde çalışmamız hem kendi geleceğimiz hem de toplumun geleceği açısından olumlu sonuçlar verecektir. Kişi yeteneklerinin farkında olmalı, verilen görevde ne kadar verimli çalışması gerektiğini, yeterliliğinin ne derecede olduğunu, o koltuğa layık olup olmadığını her daim gözden geçirmeli.

 

 

  Bu yazı 1113 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI