Bugun...

Üzülmemek elde değil - 13 Ağustos 2019

 Tarih: 13-08-2019 00:51:00
Halil PARLAKOĞLU

Bursaspor küme düştüğü sezonun ardından yaşanan hazırlık sürecinde darbe üstüne darbe aldı. Sezonun bitmesiyle birlikte, sezon içerisinde halı altına süpürülmüş ne kadar şey varsa hepsi bir anda gün yüzüne çıktı. Bu gemi batıyor ve her yerinde delikler var. Günden güne su almaya, içerisindeki su seviyesi yükselmeye devam ediyor.

Bu süreçte yaşanan en önemli sıkıntılardan biri de oyuncu kadrosunda yaşananlar oldu. Geçen seneki kadrodan forma şansı bulabilenlerdenneredeyse kimse kalmadı diyebiliriz. Tabi ki profesyonel bir hayat herkes kendi geleceğini düşünmekte özgür zaten kimsenin buna söylediği veya söyleyebileceği bir şey yok ancak bunu yaparken doğru bir şekilde yapmak en iyisi. Ayrılıklar, güzelliklerle, samimiyetle hatırlanmalıdır, yangından mal kaçırırcasına değil.

Ne yazık ki bu sene aramızdan ayrılan/ayrılması muhtemel oyuncular bu süreçleri çok doğru yönetemediler ve bu şehirden çıkarken tüm kapıları da kapattılar.

Bu saatten sonra kötü şekildeayrılan oyuncular bu şehri de arkalarında bıraktılar. Böylesi daha mı güzel? Kesinlikle değil. Zaten zamanında da gitmiş, terk etmiş oyuncuların durumları ortada. Bir tanesi bile yok ki bu şehirden sonra dikiş tutturabilmiş. Hangisi başarılı olmuş? Hiçbiri! Hepsi gittikleri kulüplerde istenmeyen adam olarak ilan edildi. Bazılarının esamesi bile okunmuyor.

İnsan üzülüyor işte.Üzülüyor ama futbolculara değil, kulübün son zamanlarda düştüğü hale üzülüyor. Bu kulüp alt yapısından çıkardığı oyunculara aidiyet duygusunu aşılayamayacak bir kulüp değildir. Bir futbolcusunun açıklama yapıp kulüp başkanına zehir zemberek sözler söyleyebileceği bir kulüp değildir. Futbolcunun kamptan kaçacağı bir kulüp değildir. Gerekirse canını verecek futbolculardan lig biter bitmez ihtarname alacak bir kulüp değildir. Hiçbir zaman olmamıştır. Bursaspor bunlara pay bırakmayacak bir kulüptür, öyle olmalı, öyle yönetilmelidir.

İşte kulübün düştüğü bu hale ne yazık ki üzülmemek elde değil. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki asıl önemli olan Bursaspor’dur. Kişiler, isimler gelip geçici, sonsuza kadar yaşayacak olan Bursa şehridir, Bursaspor’dur!

Bir de bu kulübe gelişiyle büsbütün zarar yaratıp, 1 dakika bile formasını terletmeyen oyuncuların kulübe bu zor zamanlarında yaptıkları var. Akıl alacak gibi değil. Kulüp gelirlerine koyulan temlikler, sanki birileri parasının üstüne yatıyormuş, var ama vermiyormuş gibi düşünüp parasının peşinde koşan oyuncular var. Şimdi herkesin hakkıdır, tabi ki almalıdır diyeceğim ama ne kadar hakkı olduğunu da düşünüyorum, sanırım o kadar da hakları değil. Ama burada asıl suç o sözleşmeleri imzalayan, imzalatan yöneticilerde. Ee sen öyle garanti kontratlar, yüksek maaşlar taahhüt edersen herkes parasının peşinde koşar. 1 dakika bile oynamaz ama binlerce, milyonlarca lirayı cebine sokar. Kendisini bu kulübün üzerinde görür. Bursaspor, ayrılan kişilerin iyi niyetine muhtaç bir kulüp değildir, olmamalıdır!

Yazımı bitirirken son olarak şunları söylemek istiyorum. Kendini bu kulübe ait hissetmeyen kim varsa lütfen bırakın gitsin. Bu kulübün öyle futbolcuya ne ihtiyacı var, ne de öyle futbolcuyla işi var. Sadece bu zamana kadar yaşanan olaylardan ders çıkarmamız gerekiyor. Ders çıkaralım ki daha fazla bu kulübün hali bizleri üzmesin. Bundan sonra atılacak her imza ona göre atılsın. Alt ligden alınan, oynadığı takımın şehrinde bile tanınmayan futbolcular bu kulübün ismiyle bir yerlere geldikleri zaman kendilerini bulunmaz Hint kumaşı sanmasınlar. Bursa’nın ipeği bizi sonsuzluğa taşır. Bu kulübün asıl değeri ismidir, varlığıdır. Birileri gider, birileri gelir, Bursaspor kalır. Bursaspor, Bursa’dır.

  Bu yazı 2802 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI