Bugun...

Kırılma sezonu - 5 Haziran 2019

 Tarih: 05-06-2019 00:44:00  -   Güncelleme: 07-06-2019 09:06:00
Halil PARLAKOĞLU

Evet, oldukça başarısız geçen 3 sezonun ardından 2018-2019 sezonunun son düdüğüyle beraber korkmaktan olduğumuz yeri, alt ligi, tabiri caiz ise “boylamış” bulunuyoruz.

Bu konu ile alakalı zaten geçtiğimiz yazılarda gerekli şeyleri söylemiştim, daha fazla bir şey söylemeye gerek olmadığını düşünüyorum.

Şimdi sırada geleceğimize odaklanmak var.

Olan oldu…

Peki ya sonra?

Bana öyle geliyor ki önümüzdeki aylarda başlayacak olan 2019-2020 futbol sezonu Bursaspor için tam anlamıyla bir “kırılma sezonu” olacak.

Bundan sonra hem saha içi hem saha dışı yapılacak olan tüm seçimler, verilecek olan tüm kararlar hayati önem taşıyor çünkü şuna inanıyorum ki Bursaspor bu sene Süper Lig’e çıkamazsa durum çok ama çok vahim.

Ekonomik anlamda böylesine büyük bir sıkıntı içerisindeyken “1” seneden fazla dayanabilmek çok daha zorlu olacaktır. Bursaspor bir gün mutlaka hak ettiği yerde olacaktır ancak bu sene olmazsa süreç çok fazla uzar.

İçinde bulunduğumuz Haziran ayı birbirine bağlı verilecek olan 2 karar açısından hayati önem taşıyor. Seçimli kongreden sonra kulübün başına gelecek olan başkan ve buna bağlı olarak takımın başına getireceği hoca. Ardından da saha içerisinde mücadele edecek takımın yapılandırılması…

Başkan adaylığı için henüz isimler netleşmiş değil. Kulislerde, basında birçok isim geçiyor. Hepsi de son derece değerli isimler. Aslında bu aşamada şahsi fikir olarak benim görmek istediğim 4-5 aday yerine tüm adayların gerek maddi gerek manevi taşın altına ellerini koyarak ortak paydada birleşmeleri. Kimin başkan olduğunun çok önemi yok. Bu kulüp için verebilecek bir şeyi olanlar şimdi vermeli. Herkes üstüne düşeni yapıp, sorumluluğu almalı. Belirli tarihlerde ödenmesi gereken borçlar var. Ödenmeme durumunda puan silme gibi yaptırımlar bizleri bekliyor, Allah korusun. Bu kadar kötü durumda bir de puan silme cezası içinden çıkılamaz bir hal aldırabilir.

Ardından seçilecek olan başkan ve yönetim kurulu hocayı belirlerken çok dikkatli olmalı. Aman ha Le Guen, Aybaba, Bakkal gibi isimlerden uzak durulmalı. Aslında yeni hocayı çok uzaklarda aramaya gerek yok. Bu kulübün içinden yetişmiş, her zaman bu görev için hazır, yeri ve zamanı geldiğinde sorumluluktan kaçmayıp taşın altına elini koyabilecek bir sürü hoca ve hoca adayı var. Bakınız Mustafa Er.

Yeni seçilecek olan yönetime naçizane tavsiyem bu olabilir.

Saha içerisindeki yapılanmada ise artık bu takım ruhsuz, isteksiz, üzerinde taşıdığı formanın hakkını bilmeyen futbolculara emanet edilmemeli. Zaten takımın neredeyse yarısı kiralıktı ve evlerine geri döndüler. Bir kısım futbolcuların sözleşmeli bitiyor. Takım fazlalıklardan arınıyor.

Biliyoruz ki düşenin dostu olmuyor. En çok bu şehrin insanları içinde bulunduğumuz durumun farkında. Hal böyle iken saha içi de başarıya aç, yaşadığı şehrin dinamiklerini bilen, formanın hakkını verebilecek isimlere emanet edilebilir, bence edilmeli.

Velhasıl bu sezon Bursaspor için kırılma sezonu. Ne yapıp ne edip sezon sonu Bursaspor hak ettiği yerde, Süper Lig’de olmalı. Aksi takdirde içine düşmemiz muhtemel durum sonu olmayan sonsuz bir karanlık.

 

 

  Bu yazı 1244 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI