Bugun...
SON DAKİKA

Sıkıntılara rağmen - 19 Ekim 2019

 Tarih: 19-10-2019 00:06:00
Halil PARLAKOĞLU

2019-2020 sezonunun başlamasıylahem futbol takımı hem de basketbol takımı şehirde son zamanlarda meydana gelen kulüp-taraftar arasındaki soğuk havayı kırmak ve Bursaspor taraftarını tekrardan adapte etmek adına çok ciddi mücadeleler veriyor. Henüz her iki lig ve takım için her şey çok yeni de olsa şimdiden girilen hava, 2020 yazında bizi güneşli günlerin beklediğinin adeta habercisi gibi.

Henüz her iki ligde de ilk haftalar oynanıyor olması beraberinde hala sıkıntılar yaratan eksiklikleri de gözler önüne seriyor.

Gelin biraz detaylandıralım.

Bursaspor futbol takımı,kabus gibi geçen senelerin ardından ne yazık ki geçtiğimiz yaz başında küme düştü. Küme düşmenin ardından adeta yaprak dökümüne giden kulüpte, aslında çok uzun zamandır olması gereken değişiklikler yaz başında yaşandı. Seçimli genel kurul sonrası değişen yönetimle birlikte, şampiyon takımı “yeniden zirveye” çıkarmak yolunda adımlar yavaş yavaş da olsa atılmaya başlandı. Gitmek isteyen oyuncular gönderildi, 1.Lig için genç-tecrübeli karma bir takım oluşturuldu. Oluşturulan bu takım son yıllarda Türk futbolunun önemli değerlerinden olan Yalçın Koşukavak hocaya bırakıldı. Hocanın gerek şehre, gerekse takıma uyum süreci oldukça kısa oldu ve yavaş yavaş istediklerini yapan bir takım oluşturmaya başladı. Selçuk, Özer, Seleznyov gibi takviyelerin de bu yolda hocaya ve takıma en büyük destekler olacağını söylemeden geçmeyelim. Futbol takımı 7 hafta sonunda topladığı 12 puan ile, bu sene şampiyonluk yolunda en ciddi adaylardan biri olduğunu gösterdi. Ancak şu an bu takımın en büyük sıkıntısıdeplasmanda kazanamamak. Çıktığı 4 deplasman maçından sadece Eskişehir’i kazanabilen Bursaspor, şampiyonluk yolunda en büyük sıkıntıyı deplasman maçlarında çekecek gibi duruyor. Zira deplasmanda da kazanabilmeyi öğrendiği anda yürüdüğü şampiyonluk yolu çok daha fazla aydınlanacak. Evde oynadığımız maçlarda zaten her zaman olduğu gibi favoriyiz. Bunu, doğrudan rakiplerimiz Akhisar, Osmanlı ve Erzurum karşısında çok net bir şekilde göstermiş olduk. Geriye sadece deplasmanda da kazanabilmek kalıyor. O da ligin ilerleyen haftalarında aşılabilecek bir sorun diye düşünüyorum.

Basketbol takımında ise ilk 3 haftada futbol takımına oranla işler daha fazla yolunda gidiyor diyebiliriz. Geçtiğimiz sezon oynadığı müthiş basketbolla açık ara, haftalar öncesinden şampiyonluğunu ilan eden Bursaspor Basketbol Takımı, henüz ilk kez boy gösterdiği bu ligde, ayağının tozuyla play-off yarışında ben de adayım mesajını çok ciddi veriyor. İlk iki hafta Tofaş ve Darüşşafaka gibi ciddi ve bu ligde her zaman bir şekilde var olabilmiş takımlara karşı alınan galibiyetler, bu mesajı iletme konusunda en önemli adımlardı. 3te 2 olmasına rağmen tabi ki her şey %100 değil. Yazının en başında da söylediğim gibi henüz ligler yeni başladı, her şey çok yeni. Ancak Karşıyaka karşısında alınan mağlubiyet sonucu en büyük sıkıntının yeni transfer edilen yabancı oyuncular dışında skora benchten herhangi bir katkı gelmemesi olduğunu gördük. Basketbol, çok tempolu ve uzun soluklu bir lig maratonuna sahip. Tüm sezonu 5-6 oyuncunun etrafında oynamak ne yazık ki mümkün değil. Dışarıdan takviyelere, süre alan her oyuncudan katkıya kesin ve kesin ihtiyaç var. Skor, mücadele ve süre dağılımı daha orantılı şekilde paylaşıldığı takdirde play-off yolunda bu takım emin adımlarla yürüyecektir. Basketbol Süper Ligi’nin Bursaspor gibi takım/takımlara ihtiyacı var. Muhteşem Bursaspor taraftarı evde oynadığı her maçta tribün şovlarını muazzam şekilde yerine getiriyor. Böyle bir destekle yürünecek bir yol zorlu olsa da güzel sonlanacaktır diye düşünüyorum. Basketbol takımı özelinde de kurulduğu ilk günden beri takıma her zaman sahip çıkan Sayın Sezer Sezgin’e bir kere daha teşekkür etmek ve naçizane tebrik etmek istiyorum.

Nitekim Bursa halkı bu sene, diğer senelere oranla daha heyecanlı bir süreç yaşayacaktır diye düşünüyorum. Gerek futbol takımı, gerek basketbol takımı bu şehre ihtiyacı olan heyecanı geri kazandırmak için çok gayretli. Taraftar da gösterdiği destekle buna karşılık veriyor. Çok net görülüyor ki; bu şehir, kulüp-taraftar birlikteyken çok daha güzel, çok daha iddialı, çok daha başarılı.

 

  Bu yazı 2862 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI