Bugun...
SON DAKİKA

Kahire’nin Balzac’ı, Tolstoy’u.. - 6 Haziran 2019

 Tarih: 06-06-2019 00:02:00  -   Güncelleme: 28-06-2019 17:51:00
Kübra COŞAR

Bayramda tatile çıkamamış, bu vesileyle de edebiyatla, kitaplarla haşır

neşir olmuşken modern edebiyatın en sevdiğim yazarlarından birini anlatmak

istiyorum sizlere. Ortadaoğu edebiyatı, eserleri, ortaya çıkış biçimiyle oldukça

farklı. Elbette edebiyat özü itibariyle toplumların veya bireylerin yaşadıklarını

anlatıyor bizlere ama tarihe tanıklık eden acılar daha farklı yansıyor cümlelere.

Ortadoğu demişken şiirde Füruğ, roman ve denemede Amin Maalouf

ve en önemlisi büyük usta Necip Mahfuz. 1911 Mısır doğumlu Mahfuz,

Nobelli tek Arap yazardır. Kahire’den hayatı boyunca hiç ayrılmadığını duyduğumda

oldukça şaşırmıştım. Necib Mahfuz, dönemi itibariyle devrim sonrası Mısır’ı taşır romanlarına.

Toplumun dönüşümünü mükemmel şekilde tasvir eder.17 yaşında

yazmaya koyuldu Mahfuz. İlk yazma deneyimleri ilgili olarak “Tüm hikayelerim

geri çevriliyordu.İlk eserinde Firavun dönemini anlatıyordu. Ardından

kaleme aldığı iki yapıt da aynı çizgiyi takip etti; 1940’tan sonra gerçekçi

romanlara yöneldi. “Benim büyük aşkım, sokakların sakinleri; sadece

Kahire’nin kadim sokakları değil, dünyanın tüm sokakları” diyen

Mahfuz, 1947’de çıkan, Mısır’ın başkentinin bir sokağında yaşayanların

hayatlarına kapı araladığı benim de ilk okuduğum eseri

“Midak Sokağı” ile ünlendi. Kahire’nin yoksul semtlerini, para hırsıyla

fahişeliği seçen Hamide ve aşkı Abbas’ı anlatır. Midak Sokağı’nın insanlarını

kuşatan acıları, sevinçleri, kinleri, heyecanları ve aşkları karşımıza çıkar.

Kırmızı Kedi’den çıkan bir diğer romanı Kahire Modern ise işgalden devrime

geçişi iyi tahlil eder. Devrimle birlikte din tartışmaları ve temellendirmeleri, üniversiteye

giden genç kadınlar, dergilerde politik yazılar yazan öğrenciler, toplumun

siyasi çalkantıları ve yolsuzluklar. Kısa yoldan zengin olma hırsıyla yanıp

tutuşan bir üniversite öğrencisi olan Mahcub, yükselme tutkusuyla her

türlü ödev duygusuna ve ahlaki ilkeye sırt çevirir. Açlığın pençesinde

geçen yılların ardından, hiç düşünmek sizin karşısına çıkan ilk

memuriyet fırsatına tutunur. Aslında Mahcub hırsları kişiliğinin önüne geçen

bir karakter olsa da hepimizde olduğu gibi sefaletten korkan, gelecek kaygısıyla

tutuşan bir karakterdir. En bilinen romanı ise Cebelavi Sokağı’dır. Mahfuz gerek

gazete yazılarıyla, gerekse kitaplarıyla dönemin en çok konuşulanı oldu

şüphesiz. Politik duruşu, Enver Sedatdestekçisi olduğu itibariyle

ömrünün son yıllarını devamlı tehditlerle geçirdi kendisi.Köktenciler

tarafından hedef gösterildi.Mahfuz, 30 Ağustos 2006’da, 95 yaşında geride

yüzlerce öykü, pek çok senaryo, oyun ve 30’dan fazla roman bırakarak, o çok

sevdiği Kahire’de bir hastanede hayata veda etti. Cenazesi omuzlarda taşında,

birçok insan arkasından gözyaşı döktü.

  Bu yazı 790 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI