Bugun...

Babaların ve oğulların adalet arayışı - 17 Haziran 2019

 Tarih: 17-06-2019 01:17:00
Kübra COŞAR

Dün 16 Haziran Babalar Günü’ydü. Böyle günleri takip etmememe rağmen interneti açar açmaz haberdar oldum elbette. İnstagram’da boy boy fotoğraf atanlar fotoğrafların altını edebiyatla döşeyenler, Facebook’ta babalarıyla ya da aileleriyle çekilmiş fotoğrafını atanlar vardı. Sosyal medya şüphesiz bugün hayatımızda ilk sıraya yerleşmiş durumda. Artık sadece gezdiğimiz yerleri, yediğimiz içtiğimiz şeyleri paylaşmakla kalmıyor, sevgimizi ve nefretimizi de sosyal medya aracılığıyla iletiyoruz. Hatta olağan zamanlarda anne ve babalarımıza göstermediğimiz saygıyı sosyal medya ile paylaşıyoruz, sonra gelsin like’lar gelsin fav’lar. Normal günlerde onlara vermediğimiz sevgi ve ilgiyi sosyal medyadan patlatıyoruz. Belki de attığımız o postlardan gerçekte anne ve babalarımızın bile haberi olmuyor. Babalar Günü bu anlamda biraz daha normal geçse de Anneler Günü ise daha beter bir hal alıyor. Gerçekte sahip olamadığımız ilişkileri, dolduramadığımız boşluları sosyal medya sayesinde var gibi yapıyor, sahte mutluluk oyunlarımıza devam ediyoruz.  Biraz acımasız olsa da gördüğüm bu fotoğraflar bende tebessüm bile ettirmiyor. Ama ne yazık ki artık günümüzde işler böyle yürüyor. Ben yine de bütün sevgilerin özel olduğu, sadece kalplerde yaşanması gerektiğini düşünüyorum.

 

****

Babalar Günü demişken, bütün bu çiğliklere rağmen hatırladıkça kalplerimizde sevgi, hüzün, sızı ve vicdan azabı bırakan babalar da var. Size geçtiğimiz yıllarda oğluna pantolon alamadığı gerekçesiyle bunu kendine dert eden ve intihar eden babadan bahsetmek istiyorum. Uzun bir süredir maddi problemler yaşayan İsmail Devrim, lise öğrencisi olan çocuğuna okulun istediği pantolonu alamadığı için bunalıma girdi. Evladını da bu acımasız dünyada bıraktı. Olaydan sonra da sanayide  tornacılık yaparken geçirdiği motosiklet kazasının ardından kolu ezilen ve eşine sık sık 'ben bu kolla nasıl çalışırım' diyen Devrim'in üzerinden 20 TL para çıktığı öğrenildi. Bir ‘babalık’ hikayesi de geçtiğimiz nisan ayında Eskişehir’de yaşandı. Ekmeğini simit satarak kazanan Ali Kaklıkkaya araba çarpması sonucu hayatını kaybetti. Ona çarpan araba ise kazadan hemen sonra ortadan kayboldu. Aracın sürücüsü 3 gün gözaltında tutulduktan sonra ‘yeterli delil yok denilerek’ salındı. Oğlunun adalet arayışını sürdüren Emre Kaklıkkaya ise "Benim babam her gün sabahtan kalkar simit satmaya giderdi. 22 yaşında bir çocuk babama sokakta giderken arkadan arabasıyla çarptı ve bugün tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Allah rızası için sesimizi duyurun” diyerek ifade etmeye çalıştı kendini. Babalık ve annelik o kadar kutsal ki kelimeler yetersiz. Adana’da eşi bir yıla aşkın süre işsiz kalan ve ev kirasını 8 aydır ödeyemeyen 26 yaşındaki Emine Akçay, çocuklarının üşüdüğünü görünce cebindeki son parayla odun almaya gitti. O kadar az parası vardı ki oduncu ‘Bacım bu paraya odun mu olur’ dedi. Emine Akçay, çocuklarının ısınması için çalıştırdığı saç kurutma makinesini küçük oğluna verdi. Daha sonra diğer odaya gidip, tavandaki salıncak demirine ip bağlayarak, kendini astı. İşte gerçek hayatta baba olmak anne olmak böyle. Keşke ekran bağımlılıklarımızı biraz yenip de bu hayatın acımasızlığını, gerçekliğini kavrayabilsek.

****

Daha verilebilecek binlerce ‘babalık’ örneği var ama ben yazımı tamamlarken adalet arayışını duymamız gereken bir babadan bahsetmek istiyorum.  Rabia Naz Giresun’un Eynesil ilçesinde 12 Nisan 2018 tarihinde günü evinin önünde yaralı bulunup, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İntihar denilen olayın şüpheli bir trafik kazası olduğu babasının mücadelesiyle ortaya çıktı. Şaban Vatan'ın iddiasına göre, Rabia Naz siyah araba süren bir sürücü tarafından öldürülmüş, deliller ilçedeki üst düzey yöneticiler tarafından karartılmış ve siyasi bağlantılar sayesinde olay örtbas edilmişti. Rabia Naz’ın durumu hala aydınlatılmadı ama savcılık baba Şaban Vatan’ın psikolojik sorunları olduğunu ileri sürerek psikiyatriye sevk etti. Rabia Naz cinayeti ya da kazası elbet bir gün aydınlatılacak. Suçlular, kapatmaya çalışanlar hak ettiği cezayı alacak. Biz de o güne kadar Şaban Vatan’ın sesini duyurmaya devam edeceğiz..

 

  Bu yazı 1795 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI