Bugun...

Üreten kadınların gücü - 14 Ağustos 2019

 Tarih: 14-08-2019 00:37:00
Mehmet YILMAZ

Bayram öncesi İhsaniye Mahallesinde bulunan, önünde sıklıkla geçmiş olmama rağmen, içeride kadınların faaliyet göstermesinden dolayı fazlaca ilgimi çekmeyen, Bursa Üreten Kadın Dernekleri Federasyonunun ‘BEREKETLİM’ adlı restaurant ve doğal ürünler satış marketine yolum düştü. Federasyon Başkanı Sermin Cakalıoğlu hanımefendi de oradaydı. Kendisiyle tanıştık, Federasyona giden yoldaki serüven ve ibret dolu öyküyü kendisinden dinleme fırsatı bulduk.

Sermin hanım, “Türkiye’de ilk köy kadınları derneği Saitabat köyünde kuruldu. Saitabat Köy Kadınları Dayanışma Derneği, köyümüze, köyümüzün desteğe muhtaç kadınlarına, her şeyden önce kültürümüze sahip çıkmak, maksadıyla kuruldu. Derneğimizin kuruluşunun bir diğer amacı da eve kapanmış kadınlarımızı sosyalleştirmek, özgüvenlerini geliştirmek, bununla birlikte üreterek aile bütçelerine katkı koymalarını sağlamak” diye sürdürdü konuşmasını.

“İyi yetişmiş, iyi eğitim almış, özgüveni yüksek bir annenin eğitimdeki önemini göz önünde bulunduralım. Bir toplumda anne eğitimliyse, çocuklarını daha bilinçli yetiştirir. O çocuklar da ileride daha başarılı olur. Bu düşünceyle annelerin eğitimlerine, sosyalleşmelerine ve kendilerini ifade etmelerine zemin hazırlamaya çalışıyoruz.”

Saitabat’ta başlayan bu dernekçilik faaliyeti ve başarılarının duyulması sonucu Bursa’da köy ve mahalle kadın dayanışma derneği olarak 66 dernek daha kurulmuş. Ürettikleri ürünlerini satamamış ve birleşerek platform kurmuşlar, Sermin hanım da bu platformun başkanlığına seçilmiş. 2012 Yılında Platform olarak başlayan kadın dernekleri çalışmaları 2014 yılında federasyona dönüşerek 2016 yılında Bursa Valisi İzzettin KÜÇÜK'ün destekleriyle pazarlama noktasında büyük bir atılım gerçekleştirmiş.Bu proje kapsamında kadın derneklerine ait üretim yerleri Bakanlık Mevzuatlarına uygun olarak düzenlenmiş olup, işletme kayıt belgeleri alınarak mevzuat çerçevesinde üretim yapmaları için gerekli şartlar oluşturulmuş. “BEREKETLİM” adıyla marka tescili yapılan ürünlerin piyasaya sunulmasına başlanmış.

Daha sonra Bursa valisi İzzettin Küçük ile projelerini paylaşmışlar. Vali bey kendilerine bir yıl destek olma sözü vermiş.  21 kadın derneği Bursa Valiliği, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün desteğiyle, 13 Ekim 2017 tarihinde Bursa Üreten Kadın Dernekleri Federasyonunun, kırsal kalkınma modeli olarak geliştirdikleri projeler kapsamında, iktisadi işletme olarak “BEREKETLİM” restaurant ve doğal ürünler satış marketini hizmete açmışlar. Federasyonun kurulması sırasında az da olsa Bursa Ticaret Odası ve Ticaret Borsası da katkı sağlamış.

“Özellikle Nilüfer istedik. Nilüferde çalışan kadın sayısının fazlalığı ve alım gücünün yüksek olması. Burayı tercih etmemizin sebebi de iki yanının park olması, karşımızda esnaf olmaması. Takdir edersiniz ki biz kadın derneğiyiz ve buraya kadınlar geliyor.

Federasyona bağlı derneklerden üç tanesi el sanatları yapan dernekler. Bunlar Esnaf kadınlar derneği, Dikkaldırım kadınlar derneği ve Güzelyalı kadın dayanışma derneğidir. Diğer 18 dernek de emekçi köy kadınları dayanışma derneği. Bu dernekler gıda üretimi reçel çeşitleri, salça çeşitleri, kahvaltılık, turşu, sirke, zeytin, zeytinyağı, tarhana, kuskus, skor, erişte… üretimi yapıyorlar.

Her ay bir köyde toplantı yaptıklarını söylüyor. Doğancı köyde kurulan dernek BEBKA (Bursa Eskişehir Bilecik) kalkınma ajansı kanalıyla ‘Türk Motiflerini’ yaşatma kapsamında işletme kredisi almışlar.  Ama Pazar bulup satamamışlar. Ellerindeki ürünleri satmalarına yardım etmişler.

Doğancı köye gittiğimizde bize kuskus yapmışlardı. Biz satışınıza katkı sağlarız siz yapın biz satalım dedik. Bize fason olarak kuskus yaptılar. Zaman içinde talep arttı ve kuskus yetişmez oldular. Daha sonra doğancı köy kadınları da Osmangazi Belediyesi desteğiyle kahvaltı salonu açtılar.Şimdi o kadar çok kuskus üretiyorlar ki,  Big Chefs Doğancı köy kadınları derneğinden kuskus alıyor. Yolçatı köyü kadınlar derneği konserve, bamya ve turşu yapıyor ama satamıyorlardı. Biz onların ürünleri de alıp sattık” dedi.

Yürütülen proje ile kırsalda yaşayan kadınların kalkınmalarına katkıda bulunan federasyon, öncelikle federasyona bağlı derneklere üye kadınların ihtiyaçlarını belirleyerek, ürettikleri ürünleri daha kolay pazarlamalarına önderlik ediyormuş. Üyelerinin girişimcilik ve liderlik vasıflarını geliştirecek eğitim programları düzenleyerek, faaliyetlerini daha koordineli bir şekilde yürütmelerine zemin hazırlıyormuş. Ürettikleri ürünleri rahatça pazarlayabilen federasyona üye kadınlar, ekonomik özgürlüklerini elde ettikleri gibi ailelerine, dolayısı ile ülke ekonomilerine de katkı sağlıyorlarmış.

Federasyona giden yolun taşları Cumalıkızık’ta döşenmeye başlamış. “Bizbu derneği kurmadan önce Cumalıkızık’da esinlendik. Cumalıkızık’daki kadın derneğine özeniyordum. Gördüm ki, orada kültür yaşatılmıyor, bireysel bir ticaret yapılıyordu. Orada Cumalıkızık’ı tanıtmaktan daha çok para kazanmak öncelikti. Eşimle bu konuyu paylaştım, anlattım, O da bana ‘köyüne sahip çık, bu köy senin köyün’ dedi. Eşimin köyüne sahip çık sözleri beni teşvik etti ve bu dernek böyle kurulmuş oldu. Böyle organize oldu ve böylece ekip olduk. Eşimindesteği olmasaydı bugün buraya gelemezdik.”

Saitabat Köy Kadınları Dayanışma Derneği 2002 yılında, dokuz kadının kurucu üyeliğiyle kurulmuş. Derneğin şu anki yerini, köy muhtarlığı ihaleye çıkarmış, ancak ihaleyi kazanan kişi çalıştıramamış. Daha sonra da muhtarlık bu yeri derneğe tahsis etmiş. Ön dükkanlar yapılmış ve işe gözleme ile işe başlamışlar. “İlk önce derneğimizin alt katını yaptık üç dönümlük bir alan tahsis edilmişti bize. Köye ait bir yerdi.Daha sonra köyde salça yapımına başlamıştık. Müsait olan gelsin yardım etsin dedik. Camii hoparlörlerinden anons yaptırdık. Gündüz tarlada çalışan kadınlar, gece gelip geç saatlere kadar yardım ettiler. Yaşlı kadınlar bile ellerinde bıçaklarla gelip domates kesmeye yardım ettiler. Derneği kurduğumuz ilk yıl 40 ton salça yaptık. Yardıma gelin her kadının ismini yazdık not defterine. 2006 yılında tek kat olarak faaliyete geçmiş. Kapalı yer yapınca iktisadi işletmemizi açtık.Bu sayede sadece köy kahvaltısı ve doğal ürünler satışı değil, 35 kadına da iş imkanı doğdu. Şimdi 60 kadınımız haftalık gruplar halinde dönüşümlü olarak çalışıyor. 60 kadın faydalanıyor köyde.”

Zaman içerisinde alt kat yetmemeye başlamış. Proje hazırlamışlar ve üst kat için valilikten hibe çıkacak diye ikinci katın inşaatına başlamışlar. Hibe kredi çıkmamış. Kredi çıkmayınca bankalardan kredi almak için müracaat etmişler. Dernek oldukları için bankalar kredi vermemiş. Eşinin şahsi kefaletiyle daire ipotek ederek 250 bin lira kredi alarak üst katın inşaatına başlamışlar. Bu arada kadınlar da gönüllü olarak parasız çalışıp salça yapmaya devam etmişler. Bir yıl geçmiş, bu bir yıl içerisinde alınan kredi de yetmemiş. Yeniden bankalarda kredi istemişler. Bir yıl düzenli ödedikleri için kredi çıkmış. Bu sefer de kendine ait iş yerini ipotek ettirerek 350 bin lira daha kredi almışlar. Bu süre içerisinde kadınların desteğinden de 200.000 TL kadar para gelmiş. 2008’de başladıkları inşaatı 2011 yılında tamamlamışlar. Borç bitene kadar gönüllü olarak çalışan kadınlar, borç bittikten sonra yevmiyeli olarak çalışmaya başlamışlar.

Gönüllü olarak çalışırken köydeki bütün kadınlar çalışmalara katılıyormuş. Borçlar bitince, günlük yevmiye ile çalışmaya başlayınca, ihtiyacı olmayan kadınlar da çalışmaya gelmemişler. Onlara demiş ki; “lütfen öyle düşünmeyin, bizim ihtiyacımız olmasa da bize ihtiyacı olanlar için çalışalım.” Bu sözler kadınların çalışmalara yeniden katılmalarını sağlamış.

“Tek katlı bina bize yetmemeye başladı ikinci katı da çıkmak istedik toplam kapalı alanımız şu anda 750 metre kare” diyor. İkinci katın yapımında gönüllüler bir hafta dönüşümlü olarak çalışmışlar. Çalışmaya gelen herkesten düzenli olarak imza almışlar. Çalışmaya gelmek istemeyenler de ceza olarak her gün için 50 lira ödemiş. Kendisinin iki kızı da dernek üyesiymiş. Çocukları küçük olduğu için çalışmaya gelmek istememişler. “Biz de ceza olarak para ödeyelim” demişler. Kabul etmemiş, kızlarına; “sizin paranız geçmez, siz değil 50 lira, yüz elli lira da ceza ödeseniz olmaz.  Burada mutlaka çalışmamız lazım, para verdiğinizi kimse görmez, ama çalıştığınızı herkes görür. Siz örnek olmalısınız, sizi yaza yazayım, çocuklarınıza ben bakarım, siz de çalışırsınız” demiş. “Böylece kızlarım da çalıştılar, adaleti sağlamak, bunu çalışanlara göstermek çok önemliydi. Örnek olmak gerekiyordu, söylemek değil. Burada güven çok önemli, güven olmadan hiçbir şey olmaz” dedi

Dernek olarak geziler düzenlediklerini de anlattı. Bu geziler tatil gezileri ve kültür gezileri şeklinde oluyormuş. İlk gezilerini Konya’ya, Şeb-i Arus törenlerini izlemek üzere düzenlemişler. Bu geziye iki otobüs ile 80 kadın katılmış. Aralarında üye olmadığı halde yardıma gelenler de varmış. Hz. Mevlana’nın türbesini ziyaret etmişler. Orada yaşlı bir kadının kendine söylediklerini anlatırken, anı yaşıyormuş gibiydi. Yaşlı kadın; “yavrum sen bizi nerelere getirdin? Biz paramız olsa da buralara gelemezdik” diyerek eline sarılmış. “Bu anı unutmam mümkün değil, çok duygulandım” derken sesi titriyordu. “Köyde ilk defa çıkanlar, ağlayarak teşekkür edenler, bu anı unutmak mümkün değil” diyor.

Daha sonra birçok yere gezi düzenlemişler. Kaplıcalar, Kapadokya, Safranbolu, Gap turu. Bu geziler sonucunda köy kadınları birbiriyle daha iyi yakınlaşmışlar. Birlikte zaman geçirmek aynı amaca hizmet etmek, daha sıcak ilişkiler kurmalarına sebep olmuş. “Birlikten kuvvet doğar” atasözü gerçek oldu diyor.  Alanya’ya düzenledikleri bir tatil gezisinde, kaldıkları otel yönetimi tarafından “en uyumlu gurup” seçilmişler ve plaket almışlar.

“Çalışmalarımızda üyelerin tamamını faydalandığını söyleyemem ama yaklaşık 1000 kadının emeğini değerlendiriyoruz. Konfederasyon bünyesinde yaklaşık 1000 kadına hizmet veriyoruz. İki yıl önce açılmış olmamıza rağmen yeteri kadar tanınmadığımızı düşünüyorum. Tanındığımızda çalışma alanını daha da genişleteceğiz.”

Dernek olarak sosyal sorumluluk kapsamında şahıs ve kurumlara çeşitli yardımlarda da bulunmuşlar. Köyde evlenecek 17 gencin eksik ihtiyaçlarını temin ederek düğünlerini yapmalarına yardımcı olmuşlar. Kız yurtlarına yardım etmişler. Suriye sınırında öksüz kalan çocuklar ve kadınlar için iki ev yaptırmışlar. Somali’de İHA ile su kuyusu açmışlar. Batum da kız yurdunun ranzalarını yapmışlar ve maddi yardım etmişler.

Kadınlar üretime daha fazla katıldığında, kendilerine yeterli imkan verildiğinde hiç şüphesiz ki geleceğimiz daha iyi olacak. Burada satılan ürünlerin yüzde yüz doğal olduğunu söylemeye bile gerek yok. Tavsiyem BEREKETLİM ve Saitabat Köy kadınları Dayanışma Derneğinin iktisadi işletmesini ziyaret etmenizdir.

  Bu yazı 4603 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI