Bugun...

Müdür Bey'in prensip kararı! - 6 Eylül 2019

 Tarih: 06-09-2019 08:33:00  -   Güncelleme: 06-09-2019 08:35:00
Mehmet YILMAZ

2019-2020 Eğitim öğretim yılı 2 Eylül Pazartesi günü,“Öğretmenler Kurulu” toplantısıyla fiilen başladı. Başladı başlamasına da Bursa’da, Milli Eğitim Bakanlığının kendi yönetmeliğiyle çelişen müdür ataması ve Ali Osman Sönmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Hüseyin Er’in skandal “prensip kararı” güne damgasını vurdu.

“Ödüllü Fen Lisesine resim öğretmeni müdür!” Haberi düştü internet sitelerine. Nilüfer İMKB Fen Lisesi Müdürlüğüne,  resim öğretmenini Mustafa Ersoy atandığı yazıyordu.Bakanlığın kendi kararıyla çelişen bu atama yandaş kayırmacılığının hangi safhada olduğunun açık göstergesidir. Eğitim Bir Sen Başkan Yardımcısı olan Mustafa Ersoy 29 Haziran tarihinde yapılan il içi yer değiştirmeyle Süleyman Çelebi Lisesine müdür olarak atanıyor. Eski okulundan ilişkisini kesmeden izine ayrılıyor. Ağustos sonuna doğru Süleyman Çelebi Lisesi Müdürlüğünden Görevlendirmeyle Nilüfer İMKB Fen Lisesine atanıyor.

6 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin 10. maddesinin 6. Bendiyle çelişmektedir.  İlgili madde harfiyen aynen şöyledir.

(6) Fen Lisesi müdürlerinin matematik, fizik, kimya veya biyoloji alan öğretmenleri arasından; güzel sanatlar lisesi müdürlerinin Türk Dili ve Edebiyatı, görsel sanatlar/resim  veya müzik alan öğretmenleri arasından; sosyal bilimler lisesi müdürlerinin Türk Dili ve Edebiyatı, tarih, coğrafya, felsefe, psikoloji veya yabancı dil öğretmenleri arasından; spor lisesi müdürlerinin beden eğitimi öğretmenleri arasından; mesleki ve teknik eğitim kurumu müdürlerinin okulda uygulanan meslek alanları itibarıyla atanabilecek atölye ve laboratuvar öğretmenleri arasından görevlendirilmesi esastır.

Aldığım duyuma göre Ali Osman Sönmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Hüseyin Er, Pazartesi günü Öğretmenler Kurul toplantısını açış konuşmasında,“prensip kararı aldım, saygı duruşu ve istiklal marşı okumadan toplantı yapacağız” diyor.

Eğitim kurumları belli kurallar, usul ve temayüllerle yönetilir.  Eğitim Kurumları ne zamandan beri okul müdürlerinin şahsi inisiyatifleriyleyönetiliyor? Öğretmenler kurulu toplantılarında öğretmenlerin haklı talepleri baskıyla azarlamayla geri çevrilebilir mi? Bu nasıl bir bakış açısıdır? Neye hizmet etmektir? Sizce bizlere bağımsız bir vatan bırakan ecdat, saygıyı hak etmiyor mu müdür bey? İstiklal Marşıyla probleminiz mi var?

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okunmasını isteyen öğretmenlere “toplantı gündemini okumadınız mı?”Diye çıkışıyor ve toplantıyı başlatıyor. Toplantı devam ederken kuruldakilerin tepkileri duyulmaya başlıyor. Bir öğretmen; “müdür bey, saygı duruşu yapmayacak mısınız? İstiklal Marşı okutmayacak mısınız?” Diye serzenişte bulunuyor. Okul Müdürü, “Beyefendi ben gündemi size yolladım bakmadınız mı? Oraya gündemi yazdım ve ilave etmemizi istediğiniz madde var mı?”Deyince, öğretmen “biz her toplantıda okuyoruz gündeme alınmasını sormanız dahi anlamsızdır” diye cevap veriyor. Müdür bey, “ben kurul başkanı olarak kapalı ortamda okutmuyorum benim dediğim gibi olacak” diyor. Kkonu hakkında söz isteyenlere söz vermeyip toplantıya devam etmeye kalkınca salonda gerginlik iyice artıyor. Bunun üzerine okul müdürü saygı duruşu ve istiklal marşının okunması için kurula oylama öneriyor, “çoğunluk isterse tören yaparız” diyor. Bu söz üzerine öğretmenlerin tamamı ayağa kalkıyor. Saygı duruşunda bulunuyor, İstiklal Marşı okunuyor.

Bu yaklaşımı anlamak mümkün değil. Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel değerleri ve yapısıyla bu husumet nedir? Neyin rövanşı alınmaya çalışılıyor? Eğitim kurumlarında bilimsel çalışmaları bir tarafa bırakarak rövanşist yaklaşımlarla kimden ve neden öç alınmaya çalışılıyor?

Davranış ve eylemler düşüncelerimizin dışa vurumudur! Davranışlarımız söylediklerimizle örtüşmüyorsa, söze değil eyleme bakılır. Çünkü; “aynası iştir kişinin lafa bakılmaz!”

*****

4 Eylül Çarşamba günü İlçe Belediye Meclis toplantıları yapıldı. Bilindiği gibi 4 Eylül Sivas Kongresinin 100. Yılıydı. Sivas Kongresi Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulmasına giden yolun en önemli kavşak noktasıydı. Sivas Kongresinde; “Milli sınırlar içerisinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz. Manda ve himaye kabul edilemez…” deniyor. 

Böylesine önemli bir günde yapılan Yıldırım Belediye Meclis toplantısının açış konuşmasında Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yüzüncü yılı kutlanan Sivas Kongresine atfen birkaç cümle söyleyeceğini umuyor ve bekliyordum. Kendisiyle olan ikili ilişkilerimizde edindiğim intiba buydu. Nezaket kurallarına azami dikkati, milli konulardaki hassasiyetine bakıldığında bu doğaldı.

Temmuz ayındaki Belediye Meclis Toplantısından 4 Eylül’e kadar bütün gelişmelere ve özel günlere değinen sayın başkan, aynı gün 100. Yıldönümü kutlanan Sivas Kongresi hakkında bir kelime bile söylemedi. Busalondakiler tarafından şaşkınlıkla karşılandı.  Parti gurupları adına söz alan CHP, İYİ PARTİ ve MHP sözcüleri Sivas Kongresinin yıldönümü dolayısıyla konuştular. Ak Parti gurubu adına yapılan konuşmada da Sivas Kongresine direk değinilmedi. “Ancak konuşmayı uzatmamak için bu konuda diğer gurup sözcülerinin sözlerine aynen katılıyorum” dedi.

Söyleyecek sözleri ve gerekçeleri vardır diye düşünüyorum.

  Bu yazı 7256 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI