Bugun...

'Ablanın Adaleti' - 8 Ağustos 2019

 Tarih: 08-08-2019 09:02:00
Mehmet YILMAZ

3 Ağustos Cumartesi günü İYİ Parti 4. Olağanüstü Kurultayı’nda 50’ye düşürülen Genel İdare Kurulu (GİK) üyeleri, çarşaf liste yöntemiyle yapılan seçim sonucunda belirlendi.

Çarşaf Liste ile seçime gidilmesi kararı, kurucular ve üst kurul delegeleri arasında olumlu karşılanmıştı delegenin iradesine saygı duyulduğu gerekçesiyle. Çarşaf listede GİK üyelerinin büyük çoğunluğunun listede belli yere yazılması, tercih konusunda telkinde bulunulması, adı o bölgede yer almayan ve delegelerde yeterli oyu alamayan bazı adayların eleştirinin dozunu yükseltmesine neden oldu. Çarşaf listeyi önce alkışlayanlar arasından sonuç istediğin gibi olmayınca ulu orta eleştiriler oldu. Eleştirilerin dozu ağır ve eleştiri mecralarına bakıldığında da kabul edilebilir değildi.

Bu nasıl bir iştir? Adam ilçe yönetim kuruluna giremiyor, başlıyor sosyal medyada eleştiriye. İl yönetim kurulu listesinde yer alamayınca “bu partiden bir şey olmaz” demeye başlıyor ulu orta. Milletvekili aday adayı oluyor sıralamaya giremiyor veryansın, başlıyor olur olmaz yerde konuşmaya. Zehir zemberek sözler sarf ederek çekip gidiyor. Aday bile değil, sıralamayı beğenmiyor. “Alın size ablanızın adaleti! Bu partiden hiçbir şey olmaz” demekten, il başkanını, liderini sosyal medyadan eleştirmekten geri durmuyor. Hakarete varan sözler sarf ediyor. Belediye Başkanlığı ya da Belediye meclis üyeliği için aday adayı oluyor.  Aday olamayınca ya da sıralamada yerini beğenmeyince başlıyor konuşmaya.

Şimdide “sonucu önceden planlanmış, çarşaf bilmem ne olmuş! Çarşafın eni bilmem ne, boyu bilmem neymiş! Liste adaletli değilmiş. Böyle çarşaf liste mi olurmuş…”  Bu nasıl bakış açısı, bunlar nasıl sözlerdir? Hiç kimse takımdan ve davadan daha büyük değildir. Hiç kimse vazgeçilmez de değildir.

Hoşunuza gitmeyen sonuçlara elbette ki tepki gösterebilirsiniz. Ama bunun yeri, zamanı ve şekline çok dikkat edilmelidir. Feveran etmek olur olmaz yerde konuşmak kime ne fayda sağlar?

Kendini davadan büyük görenler için mesnevide şöyle bir hikaye geçmekte:

Sineğin biri kendini fevkalade bir şey sanırdı .

Kendi kendine : "Şüphesiz ki ben bu devrin zümrüdüanka kuşuyum, benden daha üstün kimse olamaz." derdi. Bir gün bir eşeğin sidiğinin içinde bulunan bir saman çöpüne kondu. Eşeğin sidiğini uçsuz bucaksız bir deniz, saman çöpünü gemi, kendini de kaptan sandı...

 - "İşte bu bir okyanus, bu da benim mükemmel gemim, ben de dünyanın denizler aşan en büyük kaptanıyım." diye karar verdi kendi kendine gururlandı koltuklarını kabarttı.

   * Ey gizlice arzu ve hevesinin peşinden koşan arkadaş, inandığın değerleri hevesinin gölgesinde bırakma. Arzular ve hevesler geçicidir, kalıcı olan inançlar ve değerlerdir. 

  * Kalemin rüzgardan kağıdın sudan olursa ne yazarsan yaz derhal yok olur...

 

Bu sürecin nasıl başladığını hatırlamakta fayda var. İYİ Partinin kurulma süreci MHP’de delege iradesinin hiçe sayılması sonucu başlamıştı. “Değişimin Ana Gücü” sloganıyla yola çıkılmıştı.İYİ Partinin kurulmasına giden yolun taşları bu süreçte döşenmeye başlamış, işaret fişeği de 23 Nisan 2016 günü “Kuruluşun Başkenti” Bursa’da atılmıştı.Bu uzun ve meşakkatli yolda kimine göre milletin hayır duasını almayı arzulayan hayırlı bir evlattı. Kimine göre bir anne korumacılığıyla, bir abla içtenliğiyle ve bir kız kardeş masumiyetiyle güçlü bağlar kurmuş,  milletin gönlüne girmişti.

Kendisine kurulan her türlü kumpas, tuzak ve hileye rağmen bütün bu oyunları bozdu ve tersine çevirdi. Korku duvarlarını yerle bir etti. Onun bu azmi ve millete hizmet yolundaki kararlılığı sönmek üzere olan umutların yeniden filizlenmesine ve yeniden yeşermesine sebep oldu. Aşılmaz denen dağlar onunla aşıldı, yıkılmaz denilen kaleler onunla yıkıldı.Yerel Seçimlerde partisi istendiği kadar belediye başkanlığı kazanamasa da Yerel Seçimin sonuç belirleyicisi o oldu.

“Alın size ablanızın adaleti!”Parti tüzüğünün göre yetkisi olmasına rağmen delegelere herhangi bir liste sunmadı.Son kırk yılda başka partide böyle bir kongre yapıldı mı?Telkin vardı diyenler olabilir. Beraber çalışacağı insanları tavsiye etmesinden daha doğal ne olabilir? Peki, oylama gizli yapılmadı mı? Kime müdahale edildi? Listede farklı yerlerde olmasına karşılık en fazla oyu alanlara ne diyeceksiniz? Sizde bir cevher varsa, listede yeriniz nerede olursa olsun, delegeler sizi arar bulurlar.

“Alın size ablanızın adaleti!” Ne oldu şimdi? Elimizde kalem alıp da birileri mi yazdı listeye girecek insanları? Kural gereği aday olma yeterliliğine sahip olanların adaylığına engel olundu mu? Aday olmak isteyenlerin önüne set çekildi mi? Hayır sen aday olamazsın dendi mi? Seçim sonuçlara bakıldığında tavsiyelerin işe yaramış olmasına rağmen, bu telkinlere de fazla rağbet edilmediği görülmektedir. Delegelerin tercihi de sonuçların belirlenmesinde etkili olmuştur.Listede tavsiye edilen yerde olmamalarına rağmen delegenin tercihi doğrultusunda üst sıralarda kazanan adaylar göze çarpmaktadır. Delege faydasına inandığı kişileri üst sıralara getirmeyi bilmiştir. Burada süreç içerisinde verilen emeklerin karşılıksız kalmadığı görülmüştür. Delegelere bu sorumluluğun verilmiş olması partiyi sahiplenmeleri konusunda son derece önemli rol oynamıştır. Zira insanlardahil edildikleri şeyi sahiplenir!

Kurultay’da 793 delege oy kullanıyor, en çok oy alan Genel Başkan Yardımcısı Berna Sukas 536 oy alıyor. Listede 239. Sırada olan Yavuz Ağıralioğlu GİK2na 5. Sırada giriyor. Yine Sultan Neslihan Seven ve Burhanettin Kocamaz farklı yerlerde olmalarına rağmen üst sıralarda kazanıyorlar.

Yıldızlar karanlıkta fark edilir. Nerede olurlarsa olsunlar yaydıkları ışıkla görünürler! Sende de bir ışık varsa, yeterli kadar emeğin ve becerin varsa er ya da geç mutlaka fark edilirsin!

Nedir bu tepkinin sebebi? Delegenin kararına saygı göstermen gerekmez mi? Sıralamadaki yerini mutlaka birileri tarafından mı ayarlanması gerektiğini düşünüyordun? Ayakta durman için mutlaka yaslanacağın biri mi olmalı? Hep koltuk değneği tutunarak mı ayakta duracaksın? Kendi ayakların üzerinde durmayı neden denemiyorsun? Sürekli olduğu yerde rahatsızlık duyduğunu anlatanlar kabul görmez. Sen de bir cevher varsa, bir yeteneğin, hizmetin, meziyetin varsa, bir tanınmışlığın varsa çaba harcamışsan mutlaka seni birileri bir yerde bulur ve çıkarıver. O zaman dimdik ayağa kalkar listede istediğin yerlere koymayanlara kendini ispat etme şansını da yakalarsın.

İnsanlar ışık gördükleri insanları takip eder, onların yanında olmak ister. Siz girdiğiniz yerlere ışık mı yayıyorsunuz yoksa girdiğiniz yerler karanlığa mı gömülüyor? İnsanlar yanınızda önemsendiğini düşünüyor mu? Önemsendiğini hissediyor mu? Kendilerini yanınızda değerli hissettiklerinde yanınızda olurlar. Yanınızda olup, sizinle zaman geçirmek istiyorlar mı? İnsanlar bağlandıkları kişilerden kolay kolay kopmazlar! Bağ kurmayı deneyin. Bu bir günde, birkaç günde olacak bir şey değil, uzun zaman gerekir bunun için. Akşamdan sabaha olacak bir şey değil. İnsanların zor zamanlarında yanlarında olup acılarını paylaşacaksın. İyi günlerinde yanlarında olup sevinçlerine ortak olacaksın. Yanınızda olduklarında kendilerini iyi hissetmelerini sağlayacaksın. Delegelerle bağ kurmak, akşamdan sabaha olacak bir şey değil

Çiftçi gibi tohum ekeceksin, emek vereceksin, yeşermesini bekleyeceksin… Bu üç beş günde olacak bir şey değil.  Uzun zaman alır bağ kurmak, mikrodalga fırında yemek pişirmeye benzemez.  10 dakikada ısıtıp, 20 dakikada pişiremezsiniz!Zaman ister, zaman vereceksiniz. İnsanlara tepeden bakmayacaksınız, kibirli olmayacaksınız, diliniz sivri burnunuz dik olmayacak.

Karşınızdaki insanların göğsündeki gizli levhayı okuduğunuzda, gerçekten okuduğunuzda ömür boyu sürecek bağlar kurursunuz. Orada; “kendimi mühim hissetmemi sağla” yazar. O yazıyı okuduğunuzda onlar da sizi ışık saçan birer yıldız gibi görürler ve her zaman sizinle olmak isterler.

 

 

  Bu yazı 2565 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI