Bugun...
SON DAKİKA

Kapitalizmde aşk - 14 Aralık 2018

 Tarih: 14-12-2018 15:21:00
Raif YİĞİT

Ne yerel seçimler,

Ne ittifaklar,

Ne  de aday adayları...

Bir elinde hamburger,

Bir elinde akılı telefon;

 Umurunda mı dünya

 

Gündem, özellikle yerel medya gündemi  mart ayında yapılacak yerel seçimlere odaklandı.  Kulis bilgisi, aday cilalamaları, hatta Bursa’yı dizayn etme kısırı döngüsünden kurtulup, biraz da yitik gündemlerimize dönelim.

 

60’lı ve 70’li yıllarda bu ülkenin gençliği romantizmi, sevdayı, özgürlük düşleri ile birleştirdiler. İki gönül bir olunca; sokaklar, muhallebiciler seyran oluyordu. Şimdi ise  iki gönül için plazlar, AVMler yetersiz kalıyor.  Ertem Eğilmez, Orhan Aksoy gibi yönetmenlerin filmlerinde karşılıksız, çıkarsız ilişkileri izledik. En güzel aşk şarkılarını o yılların nostaljik ezgilerinde buluyoruz.

 

80 Darbesi’ndeki tanklar sadece sokaklarımızı değil, lambada titreyen alevlerimizi de ezip geçti.  Türküler ve şarkılar sustu. Plakçı vitrinlerini  acılı arabesk  posterleri esir aldı. Ülke gibi müzik parçaları da  acı çekiyordu. Bir yandan da Modonna, Micheal Jakson,  Samantha Fox,  Modern Tolking gibi ritmik şarkılarla küçük Amerika olma adımları atılıyordu.

 

Daha önceleri radyolarda “Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği dilmediniz” anonsları 90’lara geldiğimizde  “pop müzik” olarak değişti. Popüler müzikle birlikte popüler kültür yozlaşması da başladı. Bizim gençlik  yıllarımıza gelen bu yıllarda “Aşk” saf kalmak için hala direniyordu.  Kayahan “bir yemin ettim ki dönemem” diyordu. Bizde yolumuzdan dönmüyorduk. Mantık ve akıl kullanmıyor, aşık olduğumuz  kız için 2 okul değiştirip, üniversiteyi bırakacak kadar,  romantizm ve duygularımızdan  ödün vermiyorduk.  Biraz zaman geçince bizde ulvi duygulardan sıyrılıp, “bandıra bandıra ye beni” şarkısına uyup, günü birlik ilişkilerde uzmanlaştık.

 

Milenyum başlangıcı olan 2000’li yılarda ise dijital dünya ile birlikte vahşi kapitalizm tüm duygularımız satın aldı. İlanı aşk etmeyi, serenat yapmayı unuttuk. Ucu yanık mektuplar göndermek yerine, sosyal medyadan direk yürüdük. “Kalpten kalbe bir yol vardır. Görülmez” di.  Artık giydiğimizi, yediğimiz, ilişkilerimizi,  en namahremlerimizi  görgüsüzce deşifre ediyoruz. Kolay elde edip, çabuk harcıyoruz.

 

İlişiklilerimizz şirket mantığı ile başlıyor.  Neleri kazanıp, neleri kaybedeceğimizi hesaplıyoruz. Kar, reklam, gelir-gider cetvelleri  gibi kapitalist düşünceleri düşünmekten, aşka, duyguya, romantizme zaman bırakmıyoruz.   Karşı cinsin yüreğimizi titretmesi ölçü değil artık,  sürü içindeki en zayıf halkayı tespit edip, en kolay elde etme kriterini oluşturduk.  Neşet Usta “ Gözdür alemi görürde, gönül birinden olur” demiş ama, çürümüş toplumumuzda  gönül kalmamış.

 

 

 

  Bu yazı 7062 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI