Bugun...
SON DAKİKA

Halkın bağrından yeni bir lider doğuyor - 8 Mayıs 2019

 Tarih: 08-05-2019 09:12:00  -   Güncelleme: 08-05-2019 09:18:00
Türkan GENÇ

İstanbul'da YSK'nın vermiş olduğu karar, vatandaşı sokaklara döktü.

Her ne kadar Cumhur İttifakı hakkını arıyor olsa da, hakkının o olmadığı biliniyor. Millet İttifakı kesimine böyle yansıyor. Hatta AK Parti ve MHP'lilerden bazıları da bu karara son derece tepkili yaklaşıyorlar.

Cumhur İttifakı'nın adayı Binali Yıldırım, önce 3 bin oy farkla kazandık diye erken sevinirken, sonraki günlerde ise sonucu belli olan seçim üzerine konuşmayacağını söylemişti. Bir süre de kendi kabuğuna çekildi. Şimdi yeniden seçime girecek.

Şimdi gelinen noktaya baktığımızda; 4 milyon oyla başkan eçilen Ekrem İmamoğlu'nun mazbatası, YSK'nın 4 üyesi tarafından verildi, 7 üye tarafından da geri alındı.

Madem seçimlerde hile yapıldı, o halde daha önce neden mazbata verildi, bu soru yanıt bekliyor.

Aslında herkes biliyor ki; YSK'nın almış olduğu kararın arkasında farklı güç odakları bulunuyor. YSK neyle tehdit ediliyor, neyle ayrıştırılıyor, meçhul!

Vatandaşın YSK'ya olan güveni iyice sarsıldı.

Şehitlerin kanları, gazilerin emekleri ne içindi? Bu vatan topraklarında herkes için adalet gerekli. Adalet sağlanmıyorsa, bu canlar neden yitirildi, kanlar niye dökülüyor?

Bu halkın geleceği, YSK'da görev yapan 11 hakimin vicdanına bırakıldı.

Karar verilirken doğrusu neyse o verilmeliydi.

Eğer ki, Mustafa Kemal Atatürk istemiş olsaydı, Meclis'i kurmaz, tek başına bu ülkenin lideri olarak yönetimde kalırdı.

Görüyoruz ki, başkanlık sistemi fayda getirmiyor, getirmeyecek, aksine zarar vermekte, daha da verecek.

Parlamenter sisteme acilen dönülmeli, demokrasinin gereği yapılmalı, milletin kaderi bir kesimin çıkarlarına, hesaplarına bırakılmamalı.

Madem YSK İstanbul'da böyle bir karar aldı, bu seçim mundar oldu, seçim bütün ülkede tekrarlansın, yok o fazla gelir derseniz, o halde İstanbul'un genelinde mahalle muhtarlarına değin tekrar seçime gidilmeli. Bu kara lekeden ancak böyle kurtuluruz.

Cumhur İttifakı şundan korkuyor olabilir mi? Dimyat'a pirince giderken, evdeki bulgurdan da olmak var. Onun için de sadece İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı seçimi istiyorlar.

Bu seçimin iptali aslında bir yapbozun parçası olarak görülüyor. İlk parçası CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde yumruğu atan kişiydi.

İkinci parça YSK'nın kararı oldu.

Üçüncü adımda ne var merak ve endişeyle bekliyoruz. Bir karar alınırken aklı, vicdanı hür insanlarla yol alınır. Ancak onlar ülkeye değer katabilir.

Hükümet liyakat sisitemine, medya çeşitliliğine, insanların renklerine kulağını tıkayarak, başını kuma sokarak bir yere varamaz. Günübirlik çözümler kalıcı yarar sağlamaz.

Bu karar sadece insanların vicdanlarını sızlatmadı. Aynı zamanda başka zararlar da verdi. Ekonomi yönünden, dış dünyaya karşı prestij kaybı açısından ciddi etki yaptı. Patates ve soğanın fiyatını bilen yok siyasilerden, gariban halkın boş kaynayan tenceresini soran yok.

Fatih Sultan Mehmet'in çok manidar bir sözü var;

''Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür.

Adalet öldüğü gün devlet ölür.''

Ekrem İmamoğlu için bu karar hiç sürpriz olmadı. Olgun, kucaklayıcı ve sakin tavrıyla, ceketini çıkarıp, kollarını sıvayarak, terleyerek, 16 milyon İstanbul halkına ve 82 milyon Türkiye halkına seslendi, gümbür gümbür gelişinin ayak seslerinin hiç uzakta olmadığını gösterdi.

İmamoğlu, YSK'ya teşekkür etmeli, önünü daha da açtığı için. Çünkü bu kararla birlikte halkın bağrından gerçek bir lider doğuyor. Bunun yanında AK Parti'nin yanlış kararları, hatalı uygulamaları, yeni parti kuruluşlarını da gündeme getirdi. AK Parti'den uzaklaştırılanlar tarafından Huzur Partisi kuruluş çalışmaları biliniyor.

Önceki seçimlerden sonra, sayın cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu balkon konuşmalarından birtakım anlamlar çıkartılabilir. ''Trafoya kedi girdi'', ''Atı alan Üsküdar'ı geçti'' türünden söylemleri kendi tabanında sevinç yaratırken, diğer taraf bu olumsuzluk, haksızlık karşısında susmaktan başka bir şey yapamadı. Ama bundan sonra susmayacaklarını, haklarını sonuna kadar arayacaklarını, başkanlarının arkasında duracaklarını sokaklara çıkarak gösteriyorlar.

AK Parti Sözcüsü Ali İhsan Yavuz'un ''Hiçbir şey olmasa bile kesin bir şey oldu'' şeklindeki söylemleri, Ekrem İmamoğlu'na 'arifeyi gösterip bayramı göstermemek' niyetinde olduklarını açıkça ortaya koyuyordu.

Bilmedikleri bir şey var ki; Türk halkının aklı ve vicdanında oluşturdukları tahribatlar, acı bir reçete olarak kendilerine geri dönecektir.

AK Parti ilk seçim döneminde toplumun sağcısı, solcusu, muhafazakarı, milliyetçisi, liberali, kısacası her kesiminden oy alarak müthiş bir başarı göstermişti. Vatandaşlar temiz bir sayfa olarak görmüştü yeni AK Parti oluşumu.

Ancak gelinen noktada, halk yeni bir liderin arkasında yol almaya, kenetlenmeye başladı. AK Parti ve MHP ile YSK'nın yapmış olduğu hatalar halk içinde kabul gören isimleri öne çıkarıyor.

Bunlardan ilki Ekrem İmamoğlu. Daha kimler çıkacak ve halkın güvenine nail olacak bilinmez.

Bilinen şu ki; Cumhur İttifakı kendi kuyusunu kazıyor. 

İnşallah, Atatürk'ün onda biri kadar da olsa, toplumun bütün kesimlerini ayırmadan kucaklayıp bütünleştirecek bir lider çıkar ve bu güzelim ülkemiz ileri medeniyetler seviyesine taşınır.

Kısacası çağ atlarız. Ceylan derisi koltuklarda uyuyarak çağ atlanmaz.

En önemli olan; devletin kuruluş ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalmaktır. Hak, hukuk, adalet, demokrasi kavramlarının içini doldurmaktır.

****

Günün Sözü

''Haksızlık karşısında susan

dilsiz şeytandır.''

 

 

  Bu yazı 4147 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI