Bugun...

AK Parti'de kazan kaynıyor - 3 Temmuz 2019

 Tarih: 03-07-2019 08:33:00
Türkan GENÇ

AK Parti kazanı cadı kazanı gibi kaynıyor son günlerde.

Kontrolü dışında gelişen olaylar hakim.

Bu olaylar AK Parti'yi çok kötü etkiliyor.

İçinden yeni bir parti doğuyor.

Bu doğuş matruşka bebekleri andırıyor.

Bu doğum dış gebelik gibi olursa, ne AK Parti'ye huzur verecek ne de yeni kurulacak partiyi zirveye taşıyacak.

AK Parti milletvekillerinin istifa ederek yeni partiye geçmeleri patates baskısını andıracak.

Fikir aynı, zihin aynı, içerik aynı, sadece kapak değişecek.

Şayet tek taraflı bakış açısı yerine, merkezi bir duruşla oluşturulursa, yeni partinin tutabileceği ifade edilmekte.

Temiz kalmış, yeni isimler vitrine alınırsa, partinin vizyonunda etkili olurlar.

Tabi içeride ağırlığı olanlar, bunları düşman gibi görmezlerse, harcamaya kalkmazlarsa.

Açık söylemek gerekirse, Ali Babacan'ın kuracağı yeni partinin başında ve içinde AK Parti'de yıpranmış olan kişiler yer alırsa, halkta karşılığı olmayacaktır.

Kendi hedeflerine zarar vermiş olacaklar.

Dün konuştuğum AK Partili siyasetçilerin söylemleri, düşünceleri, kulislerde yankılanan sesler, sözler, AK Parti'nin kendi içinde bir muhalif grup oluşturduğunu açıkça ortaya koyuyordu.

Gidişattan memnun olmayan siyasiler, AK Parti'nin uçurumun kenarında, MHP'nin tekme atmasını beklediğini söylüyorlar.

MHP aslında tekmeyi çoktan attı, AK Partililer daha yeni anlıyorlar!

AK Parti de MHP'yi çalar saat gibi kullanıyor.

Bazı AK Partililerde, partiyi aslında bilinen kimi derneklerin, vakıfların yönettiği düşüncesi hakim.

Erdoğan'ı da bunların etkilediği ve sonunu da bunların getireceği konuşuluyor.

AK Parti'nin vizyonuna en büyük zararın vakıflar ve dernekler yoluyla verildiği söyleniyor. Kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden bu yapılar, esasında partiyi çok da umursamıyorlar. Partinin kârına, zararına bakmıyorlar kısacası. Sorun da Erdoğan'ın başına kalıyor. Kaynayan kazan fokurdamaya devam ediyor.

Hatta bazı bakanlar bu vakıfların sansasyonel olaylarını görmezden gelip arkasında durarak, AK Parti'nin değerlerini heba ettiler.

Halkta da bunun karşılığı olmadığı gibi, çok fazla zararı oldu.

Bir edepsizlik ve zarar verme de, Bülent Arınç'tan. AK Parti bağısaklarını temizlerken, Arınç'a verdiği 13 bin liralık maaş yeterli gelmemiş olacak ki, 18 bin liraya çıkartıldı. AK Parti neyi kapatmanın peşinde, bunun cezasını da halk mı çekecek? Birtakım yerlere yaranmak uğruna, bu kadar terbiyesizlik olur mu? Halk tabi ki sorup sorgulayacak, paralarının nereye gittiğini bilecek.

Görünen tabloda, teşkilatlar kaynayan kazanı soğutma telaşında olsalar da, bu mümkün olmayacak gibi.

Değişim sinyalleri çok öteye geçti.

AK Parti'nin kendi dalgası, tepe seviyesinden aşağı doğru inişe geçti.

İl başkanları, teşkilatlar, bakanlar değişse de bundan sonra yeterli olmayacağı aşikar.

Bu gidişatı önlemenin tek yolu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, genel başkanlık görevini, henüz partiden kopmamış olan Ali Babacan'a devretmesi olacaktır.

AK Parti'yi bir marka olarak düşünürsek, tekrardan bir marka yaratmak çok zor olacağından, var olan markayla, yeni bir yönetimle devam etmek daha mantıklı olacaktır.

Hatta Reis, Ali Babacan'a tam destek vererek, halktaki karşılığını da ona yönlendirmesi gerekir.

AK Parti'ye verdiği değerin göstergesi bu olur. Düşüş ancak ciddi bir tasfiye ve büyük kadro hareketiyle durdurulabilir.

Zaman artık ustanın görevi çırağına devretme zamanı.

Yeni yüzlere, temiz isimlere kucak açmalılar.

Bir kısım giderken, bir kısım gelmeli ki süreç devam etsin. Aksi takdirde yerinde sayarsın.

Çarklarının arasına kaçacak bir toz tanesi dahi, çarkarının kırılmasına neden olacaktır.

****

 

Bozbey'e Kılıçdaroğlu'ndan tavsiye

 

Nilüfer'in 20 yıllık marka başkanı, Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Bozbey, dün Ankara'da bir dizi ziyarette bulundu. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı ziyaret etti.

Kılıçdaroğlu ile Bursa'ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan, kendisinden destek ve tavsiyeler aldığını paylaşan Bozbey'e, bu tavsiyelerin neler olduğunu sorduk.

Kılıçdaroğlu'nun kendisine ''Aynı tempoda çalışmaya devam et. İlişkilerini koparma'' dediğini söyledi.

Aynen böyle yaptığını ve yapacağını dile getirdi. Bugünlerde ilçe örgütü ziyaretleriyle devam edeceğini anlattı.

İlla ki siyasi bir konum gerekmiyor elbette. Deneyim sahibi oluşu, sosyal kişiliğiyle aktif siyaseti sürdürebilir.

Genel Başkan'ın, Bursa'yı çok önemsediğini, halen seçim sonucu için çok üzgün olduğunu ifade etti.

Şayet oylar yeniden sayılsaydı, 80 bin küsur oy ile kazanacağının altını çiziyor, ama saydıramadıklarını belirtiyor.

Kaçan balık büyük olur, balıkçı bile hayıflanıyorsa, CHP'nin hayıflanması normal.

Bundan sonrası için işi sıkı tutmak önemli. Tabi bir de ekip olarak hazırlanmak, çalışmak gerekir.

Kulislerde İl başkanlığı için adı geçen Mustafa Bozbey'e bunu sorduğumda, böyle bir düşüncesinin olmadığını vurguladı.

Gönül isterdi ki, CHP kaybettiği Bursa'yı kimin yüzünden kaybettiğini masaya yatırıp, sorgulayıp, bedelini ödetmeliydi.

Halk buna göre oy veriyor sonuçta.

Bundan sonra halkın oylarına daha iyi sahip çıkmalılar.

****

Ardında bir şey bırakmalı...

Herkes ölünce ardında bir şey bırakmalı,

derdi, dedem.

Bir çocuk, bir kitap, bir tablo,

inşa edilmiş bir ev veya duvar,

yapılmış bir çift ayakkabı.

Veya ekilmiş bir bahçe.

Fahrenheit

****

Günün Sözü

''Bir insan söylediği şeylerden çok

söylemedikleriyle de insanlaşır.''

Albert Camus

 

  Bu yazı 3556 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI