Bugun...

Evli evine, köylü köyüne! - 22 Mayıs 2019

 Tarih: 22-05-2019 09:20:00  -   Güncelleme: 22-05-2019 11:29:00
Türkan GENÇ

Ülkemizde yaşayan ve Ramazan Bayramı'nı ülkelerinde geçirmek isteyen Suriyeliler, sınır kapısını adeta ezdi geçti.

Verilen bilgilere göre; 4 günde 3 bin Suriyeli maaşlarını alır almaz ülkelerine harcamaya gittiler.

Yardıma, desteğe eyvallah ama, artık işin cılkını çıkardılar. Verilen yardım paraları, Suriye'de tarla, mal mülk parası oluyor!

Biri plajda, biri savaşta!

Yanlış ülkenin insanları, yanlış toprakları koruyor!

Yetkililer bilgisiz, bilgililer de yetkisiz olmuş.

Elbette ki mazlumun, mağdurun yanındayız da, artık bu kadar da mağdur edebiyatı yapılmaz.

Bu daha çok uyanıklığa giriyor.

Bedava gelecek çil çil paraları kim istemez cebinde.

Artık bizim yöneticilerimiz de bizi görse de, bu ramazan bayramında Türk insanının cebinde de çil çil paracıklar olsa!

Hep başkaları düşünülmesin, biraz da kendi insanının refahını düşünsün bizimkiler.

Bizdeki bu yabancı hayranlığı bir son bulsun.

Gelişmiş ülkelerden biz çok mu zenginiz?

Suriyelileri birçok ülke almazken, biz hepsini kabul ediyoruz, kendimize kardeş edeceğiz, bağrımıza basacağız diye de canımız çıkıyor.

Bir sepetteki elmaları düşünün; sağlam, güzel, albenili olanları gelişmiş ülkeler kapıyor, bize de çürük çarık posaları kalıyor. Profesörü, öğretmeni doktoru onlar alıyor, bize de dilencileri kalıyor.

Bu insan ayrımı yapmak değil, gerçeğin ta kendisi.

Üstelik bu ülkeler ekonomileri, kültürleri ile Suriyelileri kendi ülkelerine adapte ediyorlar öncelikle. Çocuklarına iyi eğitim, yetişkinlere iş sağlayıp, yararlı bireyler haline getiriyorlar. Kısacası, bedavadan para dağıtılmıyor. Onlar da sömürü yapamıyorlar. Önce ot, sonra süt deniyor.

Karşılıksız olarak ekmeğini verdiğin, doyurduğun, kol kanat açtığın insanlar, yarın sana karşı çıkacaklar. Bu hep böyle olmuştur, tarih boyunca ve yaşamda. Ne zaman Türkiye kapılarını zorda olan komşularına açsa, hep bir kazık yemiştir.

Ne çabuk unutuldu; komşu dediğimiz insanlar PKK'ya üs, toprak vererek bize karşı kullanmaları, askerimizin, polisimizin şehit edilmesi bu ülkede olmadı mı? Bu da acı bir reçetesi.

Tekrar komşuluk tanımı yapacak olursak; komşunun yanan evine bir kova su alarak gidilir, bir kova benzinle gidilmez.

Bizim bu coğrafyadaki tek eksiğimiz, insani duyguların yanlış nitelendirilmesi. Bu da egemen güçlerin ekmeğine yağ sürüyor. İstedikleri gibi insanları kullanıyorlar. Bunun en yakın örneği Suriye.

Eski komşuluk ilişkileri sağlam temeller üzerine kurulmalı, tamamen bu ülkenin toprak bütünlüğü ile her iki tarafın da çıkarlarını sağlayacak şekilde olmalı. Tıpkı Avrupa Birliği gibi.

Bu gidişin sonu hiç iyi görünmüyor. Plajda güneşlenerek, kafede nargile fokurdatarak, restoranda balını böreğini yiyerek sefasını sürüyor. Hepimizin bildiği birçok nahoş olaylar da yaşanıyor.

Yani bu misafirlik artık çok uzadı, geri dönüş yolunun kapıları bir an önce sonun kadar açılmalı, bu insanlar ülkelerine teslim edilmeli.

Şayet edilmiyorsa, güvenli bölge dedikleri alanlara bırakılsınlar.

Bu biraz acımasızca gelebilir ama, Türk vatandaşının geldiği son nokta ortada. Kendisine ekmek bulamazken, kıt kanaat geçinirken, artık bölüşecek bir şey yok.

Ambarda darı bitti, çuvalda un bitti, evli evine köylü köyüne!

****

 

Bursa'nın ulaşımda farkı, fiyatı!

 

İYİ Parti Nilüfer Gençlik Kolları, ulaşım zammına yönelik eylem yapacak.

Bursaray Nilüfer istasyonu Beşevler tarafında toplanacak partililer, öğrenci zammına dikkat çekecekler.

''Milyoner değil, öğrenciyiz'' başlığıyla yapılacak eylem, saat 15.00'da gerçekleştirilecek.

Hakikaten de otobüs ulaşımı kentimizde pahalı.

Bir nevi farkı fiyatı!

Özgür Erdursun'un dikkat çektiği üzere bariz fark ortada. Şöyle ki:

16 milyon nüfuslu İstanbul’un ulaşım fiyatları:

Tam : 2.60, Öğrenci : 1.25, Öğrenci aylık : 40 lira.

3.5 milyon nüfuslu Bursa’nın ulaşım fiyatları:

Tam : 3.35, Öğrenci : 2.70, Öğrenci aylık : 100 lira.

Bu durumda Bursa'nın da indirime gitmesi ve vatandaşın, öğrencinin belinin bükülmesini önlemesi gerekli.

Gönül belediyeciliğinden bahsederken, bunun gereği pratiğe yansıtılmalı.

****

Gururlu ol ama...

Güçlü ol ama kaba değil,

Nazik ol ama zayıf değil,

Alçak gönüllü ol ama ürkek değil,

Gururlu ol ama kibirli değil.

Jim Rohn

****

Günün Sözü

''Kabul edilen her hata,

kazanılmış tecrübedir.

İnsan nerede

hata yaptığını biliyorsa,

o kadar çok ders alır.''

  Bu yazı 3980 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI