Bugun...

Delege mi seçiliyor, savaş mı veriliyor?

 Tarih: 21-11-2019 07:01:00
Türkan GENÇ

Kurultay sürecindeki CHP'de, mahalle delegelerinin seçimleri oldukça hararetli bir ortamda gerçekleşiyor.

Sosyal medya birbirine gönderme yapan partililerin paylaşımlarla adeta yıkılıyor.

Parti içinde öne çıkmak, gücü elde etmek çok büyük önem arz etmekte ana muhalefette.

Genelde iktidar olmuşsun olmamışsından çok, parti içindeki erk önemli.

Delege seçilip yönetimlere girmek için büyük mücadele verilmekte.

Siyasetin ana kuralı gibi...

Önce delege seçil, ilçe yönetimine gir, başkanlık, meclis üyeliği, milletvekilliği gelsin sonrasında.

Bu yüzdendir ki, delege seçimleri sırasında çekişmeler, tartışmalar ve hatta kavgalar gün yüzüne çıkıyor.

Özellikle merkez ilçelerde kıran kırana bir yarış var.

İptal edilen seçimler, açılan sandıklar, listede olmayan adaylar, disipline verilen partililer.

Telefon trafiği, özel toplantılar, kulisler, derin mevzular...

Listelere giremeyenler, bu şansı kıl payı yakalayanlar dikkat çekiyor.

Tepki gösteriyorlar, kızıp söyleniyorlar bu duruma. Neymiş? Emekleri görmezden geliniyormuş.

Ancak ne var ki, delege listelerinin de belli bir zaman diliminden sonra yenilenmesi gerekmez mi?

Biraz da farklı isimlerin önü açılsın da, onlar da siyasette aktif olarak yer alabilsinler.

Sonuçta siyasetin hep bir bayrak değişimi olduğu ifade edilir, amma velakin pratiğe pek yansımıyor.

Olaylar, kavga, dövüş sonucu karakolda biten seçimler var.

Delege mi seçiliyor, savaş mı veriliyor anlamak zor doğrusu!

Hatta bunun üzerine espriler üretiliyor;

''Mahallelerde delege olacağım derken, göğüs göğüse çarpışıp gazi oluyorlar!''

Seçimlerde çalışmak için yürümeyenlerin, delege seçimlerinde tay gibi koşturduklarına dikkat çekiliyor.

Hak, hukuk, adaletten uzaklaşıldığına, denetimsizliklere işaret edilmekte.

Parti içi demokrasinin geldiği durum hiç hoş değil.

Yıllar yılı listelerde yer alanlar bile yerini kaptırmak istemiyor, bunun için özel gayret sarf ediyorlar.

Değişim, yenilik hareketi CHP içerisinde hayat bulmalı.

'Az olsun, küçük olsun, benim olsun' anlayışından uzaklaşılmalı.

Aksi halde, bu mantık devam ettiği sürece, daha çok iktidarsız yıllar yaşanır.

Bu hırsı, bu enerjiyi ülkenin yararına kullanın.

Küçük çıkarlar için, büyük hedefleri kaçırmayın.
***

Yılanın bayılma taktiği

 

Leylek yılanı nasıl avlar bilir misiniz?

Leylek havada uçarken bir yılan gördü mü hemen üzerine atılmaz.

Bulunduğu yerden daha yükseğe çıkar.

Çıkabileceği en yüksek noktaya geldikten sonra, birden yılanın üzerine pike yapar.

Yılanı belinden kaptığı gibi tekrar eski yüksekliğe çıkıp yılanı aşağı atar.

Bu kadar yüksekten düşen yılanın beli kırılır, hayvan ölür.

Leylek ölen yılanı alır, yesinler diye yavrularına götürür.

Ama bu her zaman böyle olmaz, leylek bazen üşengeçlik eder, yılanı yeterli yüksekliğe çıkmadan yere bırakır.

Bu durumda yılan sadece bayılır.

Yılanı öldü zanneden leylek, hayvanı alıp yuvasına götürür, 'alın yiyin' diye yavrularına bırakır.

Ana leylek yuvadan ayrılınca da, yılan yavru leylekleri yer!

İşte yılanın bayılma taktiğinden, siyasetçiler de payına düşeni alsın ve gereken sonucu çıkarsın.
***

YEDİ ALTIN ÖĞÜT

 

1-Uyumlu ol.

2-“Hayır” demeyi öğren.

3-Sabır, bir erdemdir.

4-Çok çalışmak daima sonuç getirir.

5-Zararlı insanlardan uzak dur.

6-Vermek, almaktan daha iyidir.

7-Başkalarının görüşleri, seni yolundan alıkoymasın.

(Smart Thinking)
***

 

Günün Sözü

 

''Şüphesiz ki kendiniz için alacağınız

en doğru karar,

kendini vazgeçilmez zanneden

herkesten sonsuza dek

uzaklaşmanızdır.''

 

Erich Fromm

  Bu yazı 2697 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR