Bugun...

Küllerinden doğan yeni Misi - 5 Mayıs 2019

 Tarih: 05-05-2019 01:14:00  -   Güncelleme: 05-05-2019 11:15:00
Türkan GENÇ

Misi Köyü, günümüzün Gümüştepe Mahallesi 2 bin yıllık bir köklü tarihi geçmişe sahip.

İlk adının Mysia olduğu sanılıyor. M. S 183 yılında Alex adlı bir keşişin, 85 kişilik ekibiyle Hıristiyanların öncüleri olarak İnkaya ve Misi köylerine yerleştikleri tarihi kayıtlarda geçiyor.

İznik'te toplanan konsilde, İncil tartışmasından sonra kendi aralarında ayrılarak bir grup din adamının Tirilye ve Misi'ye yerleştiği, buralardaki ayak izlerden anlaşılmakta.

Yeşilin her tonuyla insana huzur veren Misi Köyü, piknikçilerin, turistlerin, gezginlerin yeni rotasında. Cazibe merkezi olma yolunda ilerliyor.

Çeşit çeşit meyve ağaçları, kavaklar, devasa çınarlar ve içinden akan Nilüfer Çayı, bambaşka bir güzelliği ortaya koyuyor.

Bursa merkezine 12 kilometre uzaklıkta olan Misi, kokulu misket üzümü, buraya has asma yaprağı, pekmezi ve şarabıyla ün yapmış.

Bir diğer gelir ve geçim kaynağı olarak da ipek böcekçiliği yapılmış.

Misi evlerinin geniş sundurmaları, ipek böcekçiliğine göre inşa edilmiş.

Osmanlı mimarisini yansıtan Misi, 1989 yılında kentsel SİT alanı ilan edilerek koruma altına alındı.

Nilüfer Belediyesi, burada yıllardır uyguladığı proje kapsamında, yaptığı restorasyonlarla yapıların doğallığını korunmasına katkı sundu.

Ayrıca restore edilen yapıların bir bölümü de çeşitli sosyal tesislere dönüştürüldü. Halen de dönüşüm devam etmekte.

Restore edilen binalardan bazıları; Yazar Evi, Sanat Evi, Edebiyat Müzesi, Fotoğraf Müzesi, Etnoğrafya Müzesi, İpek ve Koza Evleri, Çocuk Kütüphanesi olarak hizmet veriyor. Bu haliyle bir 'sanat ve kültür köyü' özelliği taşıyor.

Misi'de 'Mis Gibi' adıyla bir butik otel de kısa bir zaman önce hizmete girdi.

Dere boyunda kafeteryalar, restoranlar mevcut. Hanımlar derneğinin işlettiği bir mekan var.

12 dönüm alan üzerinde kurulu Misi Kamp Karavan alanı mevcut. Araçlarıyla gelenler için ideal bir yer.

Bu hafta sonunda da Kent Gözlemcisi Levent Andiç ile Misi'ye gittik...

Bu güzel köyden size izlenimlerimizi aktaralım.

Levent köye ilk girişte; tarihi, doğası, evleri, yerleşim alanlarıyla, Nilüfer Çayı ile ortamın çok büyüleyici olduğunu belirtti. Doğallığının korunmasının çok önemli olduğunu ve devamının getirilmesinin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Köy evlerinin restorasyonlarının çok iyi yapıldığını söyledi.

Bu köy evlerinin butik otele çevrilmesinin turizme ciddi katlkı getireceğini kaydetmekte. Misi'nin, Fransa ve İtalya'da gezip gördüğü küçük köylere benzerlik taşıdığını söyledi, internetten bulup İtalya'daki Türk köyü Moena'nın fotoğraflarını gösterdi, hakikaten de ne kadar çok benzediğini gördüm.

Eksikleri yok mu? Elbette buranın da eksikleri var.

Bizim gözlemlediğimiz ve de orada ettiğimiz sohbetlerde ortaya çıkan, esnafın, halkın, yerli, yabancı turistlerin aynı düşüncede olduğu noktalar mevcut.

En başta köy meydanının eksikliği hissediliyor. Buraya bir meydan gerekiyor. Daracık köy yollarında araçların olmaması lazım. Köyün içine araçlar sokulmamalı.

Köyün ortasından akan Nilüfer çayının ıslah edilerek temizlenmesi sağlanmalı. Taşlar, kayalar bir yana, içerisinde insan atıkları çöpler mevcut. Bunlar temizlenmeli.

Levent'in bu dere üzerinde birçok önerisi var.

Derenin içerisinde basamak basamak su setleri yapılarak, ahşaptan su çarkları konulup, kuş sesleriyle su sesinin bütünlüğünün sağlanabileceğini düşünüyor.

Ayrıca bu çarklardan doğal elektrik üretilerek, kenarlara konulacak faunuslarla etra aydınlatılarak, çok daha hoş bir ortamın oluşaacağını ifade ediyor.

Bu derenin içerisine birkaç balık çeşidi atılarak, görsellikle insanların ilgisinin çekilebileceğini düşünüyor. Kaz ve ördeklerin yanında kuğu da konulursa çok daha güzel bir ambians yaratılmış olur diyor. 

 

Bu dere üzerinde uygun bir yere ortalarına doğru, suyun akışını engellemeyecek şekilde üzeri köprü şeklinde kapatılarak, buraya su çarkları vasıtasıyla 360 derece dönebilen, hareketli masa ve sandalye platformları oluşturulmalı, böylece manzaranın her yönü herkes tarafından izlenmesi sağlanmalı.

Misi'de gördüğümüz önemli bir eksiklik de hiç satış standlarının bulunmaması. Oysa ki böylesine turistik bir yerde el sanatı olarak üretilip satılabilecek çok ürün var. Burada yapılacak olan köy meydanına hediyelik eşya standları açılmalı.

Dereboyundaki restoranlarda genellikle gözleme yiyebiliyorsunuz. Menünün biraz daha çeşitlendirilmesi gerekiyor. Bir şikayet ve sıkıntı ise burada yapılan ızgara dumanları, dere kenarındaki masalarda oturan müşterilerin üzerlerine adeta bir sis perdesi gibi siniyor. Bu ızgara dumanlarının, baca yoluyla daha yukarıdan havaya taşınmalı. İnsanları rahatsız etmemeli. Temiz havada ızgara dumanı kokusu hiç hoş olmuyor.

Başkan Mustafa Bozbey'in önem verip uyguladığı Misi'deki projeler, meyvelerini vermeye başladı. Sanat ve Kültür Köyü Misi Projesi, Tarihi Kentler Birliği tarafından 'Uygulama Ödülü' ile taçlandırıldı. Yine, Mysia Fotoğraf Müzesi de Tarihi Kentler Birliği tarafından 'Müze Özendirme Ödülü'ne layık görüldü.

Misi'de düzenlenen geleneksel "Misi Yerel Lezzetler Şenliği", "Sanat Çalıştayı" ve "İpeğin Yolculuğu Festivali" de, yörenin sanat ve kültür köyü olması yolunda ilerlemesine katkı sağlıyor.

Nilüfer'de 20 yıl belediye başkanlığı yapan Mustafa Bozbey, öngörüsü ve vizyonundan dolayı tebrik edilmeyi hak ediyor.

Emeğinin karşılığı ne şekilde ödenir bilmiyorum ama, buradaki insanların yüzleri gülmeye başlamış. Bir bakıma başkan amacına ulaşmış. Eline ve emeğine sağlık.

Adeta küllerinden doğan Anka kuşu misali, Misi köyü de Mustafa Bozbey'in ellerinde tekrar hayat buldu.

Yeni başkan Turgay Erdem'in de aynı ilgiyi ve özeni göstereceğine, bu hizmet yarışının süreceğine inancımız tam.

Tabi Büyükşehir Belediyesi ile ortak çalışarak, birlikten güç doğar mantığıyla güzel gelişmelere imza atacaklardır.

****

 

Kendin ol...

 

Yalnız kalacak kadar güçlü ol...

Ayrı kalacak kadar kendin ol...

Bir arada kalacak kadar akıllı  ol...

 

****

 

Günün Sözü

 

''İyi bir yaşamın sırrı

cesur kararlara

sahip olmakta yatar.''

                                  

  Bu yazı 3987 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI