Bugun...

Öfkeli seçmen 23 Haziran'ı bekliyor! - 21 Haziran 2019

 Tarih: 21-06-2019 00:07:00  -   Güncelleme: 21-06-2019 10:41:00
Türkan GENÇ

Siyasette seviye iyice düştü. Zillet, illet, Pontus, Yunan, Mursi, Sisi, azgın gibi kelimeler hiç yakışmıyor usta siyasetçilerin ağzına.

Biz ne kadar sabırlı, dirayetli milletiz çok şükür, en azından sağduyulu vatandaşlara sahibiz.

Toplumun bir kesimine yapılmayan hakaret kalmadı. Aklı selim kesim neyin ne oldugunu çok iyi biliyor! Dinlenecek söz var, saygı duyulacak siyasetçi var diyor. Kayda dahi almayıp, imalı bir gülümsemeyle kulak arkası edip geçiyorlar artık çoğunu. Yorum yapmıyor, ses çıkarmıyorlar. Suskunluğun da bir nedeni var elbette.

İçimden bir ses, halkın da bir hesabı var diyor. Metanetle günün gelmesini iple çekiyor, sayılı gün çabuk geçer diyerek.

Siyasetçilerin üstünde halk var, kimine göre bunların bir bölümü azgın olsa da!

31 Mart'ta halk sözünü söyledi aslında. Ama kulaklarına su kaçmış olmalı ki, tam duymadılar herhalde. Ya da canları cok yandı.

31 Mart seçimi Cumhur İttifakı'na soguk duş etkisi yaptı. Ama hatalardan da  ders çıkarmadılar. 23 Haziran'da da işleri hiç kolay değil.

Freni patlayan kamyon gibi meçhul bir sona doğru ilerliyorlar. Kamyon kaza yapsa bile Cumhur İttifakı kazanmanın başka yolunu bulabilir.

23 Haziran seçimi diğer seçimlere rehber olabilir. İyi niyetli olduklarını halka gösterseler, vatandaş sonraki seçimlerde değerlendirme yapacaktır.

Cumhur İttifakı, halkı öğretmen gibi görmeli, sevgiyi, saygıyı, tevazuyu elden bırakmamalı. Derslerinde başarı elde etmek istiyorsa, öğretmenini can kulağıyla dinlemeli. Böyle yaptığı takdirde, öğretmenin de notu geçersiz olmayacaktır.

Afacan, yaramaz, derste huzursuzluk yaratan öğrenciye kim tahammül edebilir ki. Millet kaba, kırıcı konuşan, hakaret eden, tepeden bakan siyasetçileri neden tolare etsin!

Kusura bakmasınlar ama, son süreçte gelinen noktada, Cumhur İttifakı'nın karnesi zayıf gözüküyor. Anket sonuçları alarm veriyor.

Cumhur İttifakı'nda yeni ayrılmalar, kopmalar, kendi içerisinde dağılmalar dahi olabilir. Kopmaların başını çekenler, devlet kadrolarında yeni makamlara getirilebilir. Ne de olsa bir düzen var, onu koruyup kollamak gerekir!

Halkın sesine kulak tıkayan siyasetçiler, seçim günü geldiğinde siyasi tövbe edeceklerini dahi dile getirdiler.

Siyasiler tövbe edecek mi bilmem ama, bu tövbe millete karşılık bulmuyor. Halk, sorunlarını görmeyen siyasetçilere, kulaklarını da gönüllerini de kapatmış olabilir. Etme bulma dünyası.

Allah'tan çok kadir kıymet bilen milletiz ki, komşularımıza da büyüklerimize de saygıda kusur etmediğimiz gibi, devlet büyüklerine de saygıda kusur etmiyoruz. Sözlerimizi içimize atıyoruz.

Eğer siyasilerin bu ağır, hakaretvari sözleri, yabancı bir devlette söylenmiş olsaydı, sokaklarda olaylar çıkardı.

Şükür ki biz sabrı ibadet sayan milletiz. Seçim sandığında en güzel cevabı verip, polisimizi, askerimizi gereksiz yere meşgul etmiyoruz, ne mutlu bize.

Ama sormadan geçemeyeceğim bizim siyasetçilere, neden halkın bir kesimini bölerek kötülemek istiyorsunuz?

Bakıyorum da mal mülk hırsı gözlerini kör etmiş. Bir türlü doymak bilmeyen hırsları yüzünden, tevazuyu, iyiliği, güzelliğin yüceliğini unutmuşlar malesef.

Hazır yeri gelmişken, Cumhur İttifakı milletten özür dilese iyi olmaz mı? Zillet, illet, azgın gibi ağır sözler Türk halkına nasıl mal edilebilir Anlamakta zorluk çekiyorum!

Bence bunlar, ne yapacağını bilemeyen, elindekileri kaybetmeye doğru gidenlerin son çırpınışları, acı ile söylenen sözleri.

Sonuçta her siyasi partiye gönül vermiş insanlar var. Görüşü ne olursa olsun, bölücü değilse saygıyla yaklaşmak gerekmez mi?

Ben bir vatandaş olarak, siyasi arenada, topluma yansıtılan dilde, yaklaşımda, nefretin değil, iyiliğin, güzelliğin hakim olmasını diliyorum.

Kim tevazuyu, ahlakı, doğruyu önemserse, değerli olan odur.

Karşılığını da görür elbette.

Ne diyelim şimdilik; öfkeli seçmen 23 Haziran’ı bekliyor!
 

****

 

Atatürk zamanında öğretmen ve vali olayı

 

Yıl 1927, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla balo veriliyor.

Kastamonu Valisi biraz gecikmeli salona giriyor.

Herkes ayakta, ancak genç bir öğretmen valinin geldiğini geç fark ederek en son ayağa kalkıyor.

Vali bey bu olayı görür, balo bittiğinde Milli Eğitim Müdürü'nü yanına çağırır.

Milli Eğitim Müdürü öğretmenin iyi niyetli olduğunu söylese de, sayın vali olayın peşini bırakmaz. Olay Bakanlığa yansır.

Milli Eğitim Bakanlığı da, valinin fazla alınganlık gösterdiği kanısına varır.

Bu durum görüşülürken Atatürk bakanlıktadır.

Yetkililer kendi aralarında konuşurlarken, Atatürk neler oluyor diye sorar. Olayı anlatırlar ve dediği şudur:

''HEMEN VALİYİ GÖREVDEN ALIN, YAPILACAK BU KADAR İŞİMİZ VARKEN, GENÇ BİR ÖĞRETMENLE UĞRAŞAN VALİYLE BİR YERE GELİNMEZ.''

İşte bakış açısı ve anlayış farkı!!!

 

****

 

Günün Sözü

 

''Milletin sevgisi kadar

büyük mükafat yoktur.''

 

Mustafa Kemal Atatürk

 

  Bu yazı 3449 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI