Bugun...
SON DAKİKA

Hülagu ile Kadıhan - 15 Eylül 2019

 Tarih: 15-09-2019 00:17:00
Türkan GENÇ

Cengiz Han'ın torunu Hülagû Han, 1258 tarihinde Bağdat’a girerek çok şiddetli, akla hayale gelmeyecek zalimlikler yapar ve halkın nabzını ölçmek için de bir gün o beldenin en büyük âlimi ile görüşmek istediğini bildirir. 

Bu haber, âlimler arasında korkuya sebep olur. Hülagû tarafından öldürülmek korkusuyla bu davete icabet etmek istemezler.

Bu haber zamanın âlimlerinden Kadıhan’a ulaşır. Kadıhan, ufak tefek, sakalı olmayan biridir. Daveti kabul eder, Hülagû ile görüşmek için kendisine bir deve, bir keçi, bir de eşek verilmesini ister.

Böyle bir fedainin ortaya çıkması rahatlarının bozulmasından, güce karşı çıkmaktan, gerçekleri söylemekten korkan herkesi rahatlatır. Çünkü bir kurban bulunmuştur.

Kadıhan, hayvanlarla birlikte çadıra varır. Hayvanları çadırın dışında bırakarak içeriye girerek kendisini tanıtır. Kendisiyle görüşmek üzere geldiğini söyler.

Hülagû, Kadıhan’ı tepeden tırnağa süzer ve beklediği gibi birisi olmadığını görerek, “Bana göndermek için bula bula seni mi buldular?'' diye sorar.

Kadıhan gayet sakin bir şekilde;

“Akıllı, cesur ve sana doğruları söyleyecek biri ile görüşmek istiyorsan buradayım ama, görüşmek için iri yarı, boylu poslu birini istiyorsan deve getirdim, sakallı biri ile görüşmek istiyorsan keçi getirdim, gür sesli biriyle görüşmek istiyorsan eşek getirdim. Üçünü de çadırın önüne bıraktım. Onlarla görüşebilirsin!” der.

Hülagû karşısındakinin sıradan birisi olmadığını anlar ve ilk sorusunu yöneltir.

“Söyle bakalım, beni buraya getiren sebep nedir?” diye sorar.

Kadıhan gayet sakin bir şekilde;

“Seni buraya bizim amellerimiz getirdi. Allah’ın bize verdiği nimetlerin kıymetin bilemedik. Esas gayemizi unutup makam, mevki, mal mülk, zenginlik peşine düştük. Zevk, sefa ve dünyaya daldık, bölündük, parçalandık, birbirimize düştük. Cenab-ı Hak da bize verdiği nimetleri almak üzere seni gönderdi” der.

Hülagû bu sefer ikinci sorusunu sorar.

“Peki, beni buradan kim gönderebilir?”

Cevap çok manidardır.

“O da bize bağlı. Benliğimize dönüp toparlanırAllah’a döner, bize verilen nimetin kıymetini bilir, zevk, sefa, israf, zulüm ve bölünüp, parçalanıp birbirimizle uğraşmaktan vazgeçersek işte o zaman sen buralarda duramazsın” der.

Hülagû de Kadıhan’a “Şimdi git bunları halkına anlat, bakalım kim çıkarlarından, menfaatlerinden, tarafgirliklerinden vazgeçip seni anlayacak?” der.

 

****

 

Oltaya takılan kemik

 

Halinden yoksul olduğu anlaşılan bir adam, deniz kenarında oltayla balık tutuyordu. Tesadüfen oradan geçmekte olan ülkenin padişahı bu gariban adamla ilgilendi ve ona.

-”Oltana ben burada iken ilk takılan şey ne olursa sana onun ağırlığınca altın vereceğim,” dedi.

Biraz sonra oltaya takıla takıla ortası delik bir kemik takıldı. Hükümdar balıkçıya,

-”Ne yapalım, şansın bu kadar, oltana ağır bir şey takılmadı” diyerek alıp sarayına götürdü.

Saraya varınca adamlarına, balıkçıya elindeki kemiğin ağırlığınca altın vermelerini emretti. Kemiği terazinin kefesine koydular, öbür kefesine de altın koymaya başladılar. Beş, on, yirmi, elli diyerek altınları koydular ama kemik yerinden oynamıyordu.

Görünüşte dört beş altını zor tartar göründüğü halde, tahminlerin on misli üzerinde altın koydular kemik bana mısın demedi.

Altını doldurmaya devam ettiler, terazinin kefesi doldu taştı ama kemik tarafı yerinden kımıldamıyordu. Bunda bir sır olduğunu anladılar.

Bir bilgeyi çağırıp bu sırrın ne olduğunu sordular. Bilge kemiği eline alıp şöyle bir baktıktan sonra şu açıklamada bulundu.

”Bu kemik açgözlü bir insanın göz çukurudur. Siz bunu tartmak için bütün hazineyi koysanız yine yerinden oynamaz. Çünkü doymaz. Ama bir avuç toprak bunu doyurur.”

Nitekim bir avuç toprak alıp terazinin kefesine koydu ve kemik yukarı kalkıverdi!

 

****

 

Asla pişman olmayın!

 

Asla pişman olmayın!

Eğer sonucu iyiyse, mükemmel.

Eğer sonucu kötüyse,

bu bir tecrübedir.

 

Victoria Holt

 

****

 

Günün Sözü

 

''Her şey üstüne üstüne geliyorsa,

belki de sen ters yoldasın!''

 

Dostoyevski

 

 

  Bu yazı 3176 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI