Bugun...
SON DAKİKA

En büyük tehlike - 3 Kasım 2019

 Tarih: 03-11-2019 00:06:00
Türkan GENÇ

Dişi kurt, düşmanlarından özenle gizlediği yuvasında, minik yavrusuna ilgiyle bakıyor, onu sütüyle besliyordu. Kırkıncı günün sonunda artık ona yavaş yavaş av hayvanlarının etlerinden koklatmaya, ufak ufak da onlardan tattırmaya başlamıştı.

Baharın da gelmesiyle birlikte anne kurt, yavrusunu hayata hazırlama vaktinin geldiğini düşündü. Yavrusuna hayat tecrübelerini aktarmak amacıyla onu bir kır gezisine götürmeye karar verdi.

Korkak ve ürkek adımlarla dışarı çıkan yavrukurt yuvadan ilk defa ayrıldığı için çok heyecanlıydı. Fakat bu çekingen ve ürkek hali uzun sürmedi, yeni ortamına hemen ayak uydurdu. Kah hopladı, kah zıpladı, kah koştu, kah yuvarlandı kırlarda. Güzel havanın ve tabiatın tadını çıkardı.

Yürüyüş esnasında annesi: ''Şu çiçektir, şu kuştur, şu da böcektir vb...'' diye ona bazı açıklamalar yapıyor, onu hayattaki bazı tehlikelere karşı uyarıyordu. Yavrukurt ise yeni bir şeyler öğrenmenin mutluluğu içerisinde, ilgiyle annesini dinliyordu.

Kısa bir gezintiden sonra anne kurt yönünü kayalıklara doğru çevirdi. Ona hem kayalıklarda yürümeyi hem de düşmanlarına karşı gizlenmeyi öğretmek istiyordu. Anne ve yavrusu birlikte bir kayanın arkasına saklandılar. Ovaya doğru bakarlarken yavrukurtla annesi arasında şöyle bir konuşma geçti:

- Anneciğim, şu ovada sürü halinde gezen hayvanlar kim?

-Yavrucuğum, onlar koyunlardır. Onlar çok munis ve zararsız hayvanlardır. Onlardan korkmana, çekinmene gerek yok. Bizim besinlerimizi teşkil ederler. Biz onların etlerini yiyerek besleniriz.

-Peki, yanlarında duran eli sopalı adam kim?

-Yavrum o da koyunlara bakan ve onları koruyan çobandır. Onun elinde sopası olduğu için ona biraz dikkat etmelisin. O, sürünün öteki ucundan yanımıza gelinceye kadar, biz kurtlar avımızı çoktan avlamış oluruz. Onun için ondan çok fazla da çekinmene gerek yok.

-Peki çobanın yanında duran, o bize benzeyen hayvan kim?

-Hah işte! O bize benzeyene çok dikkat etmelisin! O çobanın köpeğidir. Bizim en büyük düşmanımızdır. Bize benziyor diye sakın ona aldanmayasın. O bize benzer, bizim gibi görünür ama fırsatını bulduğunda bize acımaz, dişlerini geçiriverir!

 

****

 

Eğitim mi cibilliyet mi?

 

Günlerdir padişahın kafasını kurcalayan bir soru vardır. Acaba eğitim mi yoksa cibilliyet mi önemlidir? Gece gündüz bu soruyu kendi kendine soran Padişah bir türlü tatmin edici bir cevap bulamaz.

Bazen eğitimle en düzeysiz insanların bile adam olacağına kanaat getirir, bazen de tam tersine bir insanın karakteri ne ise onun değişmeyeceğine, insanın her zaman mayasının gereğini yapacağına inanır.

Padişahın bu soruya cevap araması aslında boşuna değildir. Devlet idaresini emanet edeceği memurları veya yöneticileri seçerken, eğitime mi yoksa cibilliyete mi önem vermesi gerektiğini kestirebilmek amacıyla bu soruya cevap aramaktadır.

Bu konuya epeyce bir kafa yorduktan sonra eğitimle birçok sorunun aşılabileceğine kanaat getirir. Ancak yine de kafasında hâlâ birtakım soru işaretleri bulunmaktadır. Bunları gidermek için baş vezirini huzura çağırtır ve ona sorar:

-“Vezirim söyle bakalım, eğitim mi önemlidir yoksa cibilliyet mi yani karakter ve maya mı?”

Vezir doğrusu bu konu üzerinde daha önce çok fazla düşünmüş değildir. Bir çırpıda:

-“Cibilliyet padişahım” der.

Padişah ona eğitimin daha önemli olduğunu ispat edebilmek için bir plan hazırlar. Önce tellalı çağırtıp, bu ülkenin en iyi hayvan eğiticisini bulmasını ister. Tellal emredildiği üzere Padişah’ın talebini halka ilan eder:

“Ey âhâli duyduk duymadık demeyin! En iyi hayvan terbiyecisine yüz kese altın verilecektir.”

Ülkenin en iyi hayvan terbiyecisini bulan görevliler onu padişahın huzuruna getiriler. Padişah sorar:

-“Bir kediye tepsiyle servis yapmasını ne kadar zamanda öğretebilirsin?”

-“Altı ayda öğretebilirim padişahım.”

Altı ay geçtikten sonra padişah vezirlerini ve devlet adamlarını huzuruna toplar. Hayvan eğiticisi ve kedi de hazır bulunmaktadır. Terbiyecinin talimatı ile kedi tepsiyi alıp servis yapmaya başlar. Kedinin bu yaptığını görenler şaşar kalırlar.

Padişah, vezire eğitimle nelerin başarılabileceğini göstermenin keyfi ile vezire bir kez daha sorar:

-“Eğitim mi önemlidir yoksa cibilliyet mi?”

Vezir bu sefer cevap vermekte acele etmez. Cebinden bir fare çıkartıp kedinin önüne bırakır. Kedi aldığı altı aylık eğitimi unutup fareyi kovalamaya başlayınca bu sefer vezir:

-“Cibilliyet önemlidir padişahım!” der.

 

****

 

Hiç kimse...

 

''Hiç kimsenin ilgisine ihtiyaç duymadığın gün olgunlaşırsın.

Hiç kimseden beklentiye girmediğin gün yara almazsın.

Hiç kimseye bağımlı kalmazsan kazanırsın.''

 

Osho

 

****

 

Günün Sözü

 

''Kimseye kirli ayaklarınızla

beyninizde gezme fırsatı vermeyin''

 

Gandhi

  Bu yazı 3286 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI