Bugun...

Seçim hezimetine kılıf uyduruluyor! - 27 Haziran 2019

 Tarih: 27-06-2019 09:15:00
Türkan GENÇ

AK Parti, İstanbul seçim sonuçları hezimetinin kurbanlarını seçiyor.

Esasında, kurbanları muhalefet partileri seçti ve masaya yatırdı bile.

Cumhurbaşkanı kimleri gözden çıkardı, kimlerle yollarını ayıracak çok yakında belli olur.

Zamana yayarak, dikkat çekmeden, hiç acele etmeden keyfini çıkararak görevden el çektirebilir.

Gidecek olanlar gününü beklemeye başladılar bile!

Erdoğan, şımaranları, kendi hegamonyasını ilan edenleri bir bir cezalandıracak. 

Bu en yakınları dahi olsa acımayacak gibi gözüküyor.

Kızgın olduğu başka konular da vardır.

Süngüsünü, sancağını, gardını düşürenlere, okkalı bir Osmanlı tokadı atarak, kendilerine gelmelerini sağlayacak. Zevk sarhoşluğu yaşayanların kulaklarını da çekecek. Bunları hizaya sokacak, yeniden dizayn edecek.

Cumhurbaşkanı, AK Parti'yi bir aile büyüğü gibi yönetme şeklini seçmiştir.

Ailede kim ne yanlış yaparsa yapsın, asla tam anlamıyla aileden atılmaz, sadece bir süre yalnız bırakılarak cezalandırılır.

Oysa ki, siyasette aile düzeni olmaz, çıkar düzeni vardır. Çıkarları çakışınca, nasıl bibirlerinin paçalarını kaptıklarınıdaha önce  gördük!

''Ankara'yı parsel parsel sattılar'' diyerek, tarihe damga vuran bir sözle de bunun ispatı var.

Cumhurbaşkanı içerde kendi otoritesine zarar verenlere merhamet göstermeyebilir bu defa. Zira koruması gereken bir duruşu var.

Adının ağırlığına zarar gelmesine tahammül edemez. Onlarca seçimi Erdoğan adıyla kazandı sonuçta.

Kendi içerisinde bakanlara, danışmanlara, il, ilçe yöneticilerine operasyonlar yakındır, bekliyoruz.

Kime niyet, kime kısmet diyelim.

AK Parti ne zaman zarar görse, kurbanları seçiyor ve halkın önüne atıyor.

Göstermelik siyasi kıyım yapıyor.

Kazadan beladan korunmak için bu yöntemi yıllardır uyguluyor.

Aslına bakarsanız, bu yöntem artık eskidi, bayatladı.

AK Parti halkın gözünde tekrardan yücelme trendine geçiyordu ama, bu sefer kazın ayağı öyle olmadı.

Ayrıştırıcı söylemleri ve hakaret dili milleti uyandırdı.

Halkın kızgın, öfkeli tavrını, öyle kolay geçiştiremeyecekler. Sırtları sıvazlanarak konuşmaları kesilemeyecek artık. Her kesimden vatandaş, ağzını doldura doldura  bagıracak, hakkını daha cesurca arayacak.

Buna AK Parti'nin şımarık siyasileri sebep oldu, böyle olmasını onlar istedi.

Milletin isteklerinin, boyunlarının borcu olduğunu nihayetinde anladılar. Son açıklamaları da bu yönde. Halkın bir nevi gazını alma girişimleri var.

Ekonominin bozuk olması da bu seçimlere damga vurdu. Milletin kızgınlığının bir nedeni de bu.

Bazı AK Partililer adeta tüy diktiler. Tüneldeki büyüyecek dedikleri ışık bir türlü büyüyemedi. Aksine, vatandaşın ışığını, umudunu söndürdüler.

Herhalde kendi siyasi hayatının ışığını gördü birileri! O da yanlış görmüş olacak ki, yaptığı hata yüzünden gidiciler arasında her an yerini alabilir. 

Ülkesinde geleceğine umutla bakan, güven altında olan, sade vatandaş kalmadı adeta.

Bırakın vatandaşı, sanayicisi dahi bu ülkede gelecek kurulmaz diyerek, var olan iş yerlerini kapatıp gittiler. Patronlara üstüne üstlük bir de kızdılar. Sen kendi elindeki fabrikalara sahip çıkamadın sattın Başkalarına suç bulmaya hakkınız yok.

Uzun yıllar oldu, otobanlar eskidi parçalanıyor, dökülüyor. Gündeminizden hiç düşmedi. Başka ülkeler aldı başını aya çıktı. Biz hala yol, köprü, hastane, havalimanı gibi, devletin yapması gerekenleri, halka lütuf olarak göstermeye devam ediyoruz. Neymiş, havayolu halkın yolu olmuş! Ya ne yolu olacaktı?

Üstüne bir de millet olarak nankör oluyoruz, ne yazık!

Sorun çok büyük, anlamanız için sizin de yaşamanız gerekir. Çayla, simitle hesap kapanmaz. Artık yeterli değil.

Geleceği garanti altında olan tek meslek sahibi, siyasetçiler olsa gerek Nasıl olsa bir elleri yağda, diğer elleri de balda. Gel keyfim gel.

İstedikleri gibi at koşturuyorlar. Ülke çiflik gibi maşallah, ne zamana kadar at koşturacaksınız göreceğiz.

Maaşlarınızı gününde eksiksiz alıp, gününüzü gün ediyorsunuz. Valla bu hayatınıza özenmemek elde değil! Gelecek kaygısı sizin gündeminize nasıl girsin?!

Sofrasında ekmeği, tenceresinde aşı var. Evinde çalışanına bayram harçlığı yüz dolar veren hanımı, yardımcısı, işleri tıkırında! Ye kürküm ye misali, hayat bunlara  güzel.

Bu devran böyle gitmez. Hesap günü gelir. O kadar kul hakkıyla nasıl can verilir. Vicdan meselesi.

Ekrem İmamoğlu'nu küçük gören, kuytu köşenin belediye başkanı diye dalga geçen ufak ortağın, geçen seçimlerde aldığı oyun tamamından fazlasını Ekrem İmamoğlu tek başına aldı, bunu biliyor musun? İstanbul ehline teslim edildi. Halkın istediği oldu.

Yazık, söylenecek ne söz kaldı ne de heyecan!  Olmadı, İmamoğlu heyecanımızı bitirdin. İki kelimede bir yalan duyuyorduk, eğleniyorduk, ondan da ettin bizi. Oldu mu yaptığın şimdi!!!

AK Parti ne yapacak, nasıl edecek de bu sorunları kökten çözecek. Önerimiz, halkın haklı isteklerine kayıtsız şartsız teslim olmak.

Kendi çıkarlarını, halkın çıkarlarından üstün gören yöneticilere, samimi olarak kapıyı göstererek başlayabilirler.

Aksi takdirde, ne AK Parti ne de MHP kalacak. Geniş kapsamlı rektifiye sürecini hemen başlatmalılar. Restorasyon yeterli olmayacaktır. Bir piston segman atmanız durumu kurtarmaz!

İlk icraat, en yakınları, danışmanları partiden uzaklaştırmak olmalı. Yoksa AK Parti değişim rüzgarları arasında toz duman olacak.

İçi boş parti binasından başka bir şey kalmayacak. Lider kadrosu da Türkiye'de olmayabilir. 

Babacan'ın Huzur Partisi bu süreci hızlandıracak. Eskisini uğurlarken, yenisine yer ­açılıyor bir bakıma. Bu sadece isim ve lider değişikliğinden mi ibaret olacak, zaman gösterecek.

MHP, siyasi ömrünü doldurmuş son dakikaları oynuyor. Öcalan'ın mektubuna sahip çıkarak siyasi intihar etti bir bakıma.

Kurulan tuzağın farkına dahi varamamış, gaflet içinde gözlerine perde inmiştir. Akıl  tutulması yaşamış, süslü kelimelerin içinde kendi macerasının sonunu hazırlamıştır.

Tabanında hayal kırıklığı yaratan bu olay, esasında MHP'nin sırtına değil, Bahçeli'nin sırtına vurulmalı. Beyin ne isterse, eller, kollar, ayaklar uymaya mecburdur.

Dilin kemiğinin olmadığını, sayın Devlet Bahçeli de seçim mitinglerinde gösterdi!

Halkın bir kısmını öteleyerek, bölerek İmralı canisi ile aynı düzlemde yer aldılar. Onların yapamadıklarını Cumhur İttifakı nefret diliyle yaptı.

Tavuk, yemini MHP'nin tabanından yiyor, İmralı kümesine yumurtluyor, yumurta ise Öcalan'a kahvaltı oluyor.

Birinin elinde silah, diğerinin dilinde ayrıştırma. Bölücülük sadece silahla olmaz. Kelimeler de ideolojik etki yapar. Bölünmeler sözcüklerle başlar. Bunu bizim koca koca siyasetçilerimiz düşünemiyor mu?

Şimdi birileri sinirinden pabuçlarını yiyecek ama, üzgünüm gözüken gerçek bu.

AK Parti seçim sonuçları hezimetine yeni kılıflar, günah keçileri arayışına girdi. 'Sırtımızdan hançerlendik' sözü de bunu gösteriyor.

MHP de yeni polemiklerle günü kurtarmaya, tepkileri karşılamaya çalışıyor. Mektubun izi üzerine yapıştı. Yıkanmayla geçmez.

Aynı hataların sonucuyla bir yere varılamaz.

Kendi sonlarını getiriyorlar böyle davranmakla.

Ne diyelim kendi düşen ağlamaz. Elçiye de zeval olmaz.

  Bu yazı 3039 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI