Bugun...

Dostum demekle dost olunmuyor! - 19 Ekim 2019

 Tarih: 19-10-2019 00:09:00
Türkan GENÇ

Türkiye ve ABD arasında yürütülen Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin görüşmelerin ardından, 13 maddelik ortak açıklama kamuoyu ile paylaşıldı.

ABD'nin, Türkiye'nin güney sınırına dair meşru güvenlik kaygılarını anladığı belirtiliyor!

Ortak açıklamada, "iki yakın NATO üyesi" olan Türkiye ve ABD'nin, Suriye'nin kuzeydoğusunda DAEŞ’le mücadele faaliyetlerinin devamında kararlı olduğu bildirilmekte.

"Türkiye ve ABD, NATO topraklarını ve halklarını tüm tehditlere karşı koruma taahhütlerini muhafaza eder" ifadeleri kullanılıyor.

'Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için' felsefesinin, NATO'nun öncelikli ilkesi olduğunu biliyoruz.

Ne gariptir ki, 7 bin mil uzaktan Güneydoğu sınırlarımıza gelip, binlerce TIR dolusu silahla, Türkiye'nin düşman gördüğü ABD'nin yerel ortaklarının, NATO topraklarını tehdit niteliğinde faaliyetlerde bulunması ne kadar acıdır.

NATO'yu kuran ABD, 'benim teröristim terörist' diyerek dünyaya kabul ettirirken, bir başka NATO ülkesi olan Türkiye'nin terörist gördüğü unsurları, silah yardımı yaparak güçlendirmesi ne kadar doğrudur!!!

NATO sadece bir isimden mi ibaret, zira bir tek ABD çıkarlarına hizmet etmekte. Kuruluş amacından saptı. Görev tanımı bitti.

Bütün dünya ülkeleri, artık kurtla kurt, kuzuyla kuzu olup, menfaatleri nereye yakınsa o tarafa dönmek zorundalar. Bir kıvılcım yeter artık.

Asıl meselemize gelecek olursak, ABD ile aramızdaki bu 13 maddelik anlaşma gözüken şekli. Peki gözükmeyen alanda, perde arkasında ne gibi anlaşmalar yapıldı?

Bu anlaşma ile kan dökülmeyecek olması sevindirici, olumlu bir haber elbette.

Fakat unutmayalım ki, daha dün bu teröristler Suriye topraklarından saldırıp askerlerimizi şehit ediyordu.

Ne çabuk unutuldu, Suriye topraklarında PKK kamplarının olduğu?

Bunların tekrardan Türkiye'ye karşı saldırmayacaklarının garantisi var mı?

İç politika malzemesi olarak kazanan Türkiye oldu. Amma velakin dışarıdan bihaberiz!

Aradan biraz zaman geçsin, kazananın, kaybedenin, kandırılanın kim olduğu ortaya çıkar.

Mola verilmiş olsa da, terörist unsurların tamamen bertaraf edilişlerine kadar Barış Pınar Harekatı'nın sürmesi gerekli.

Birinci önceliğimiz ülke güvenliği olmalı.

Kafamıza silah dayalıyken, midemizi düşünmenin anlamı yok.

Filistin bile onlarca şehit verdiğimiz Mavi Marmara gemisini unutup, haklı davamızda arkamızda durmadı. İhanet etti. Sırtımızdan vurdu. Tarih tekerrürden ibarettir. Dün Osmanlı'yı vuranlar, bugün Türkiye'yi vuruyor. Bu bizimkilere küçük bir ders olsun.

Arap dünyasının kuklalarına ne kadar güvenebiliriz artık. Diktatörleri en azından mertti. Çeşitli zamanlarda yardımlarını gördük. Kıbrıs savaşı da bunlardan biri.

Bu coğrafyada kime güveneceğiz dersek, önce asil Türk milletine ve onun kurmuş olduğu devletlere güveneceğiz.

Hayal peşinde koşmaktansa, ülke gerçeklerimize dönmemiz, dünyayı iyi okumamız gerekiyor.

Dün Rahip Brunson'u ABD'ye hediye ettik, bugün Barış Pınarı Harekatı'nı kısmen bitirdik, yarın ABD bizden ne isteyecek, hangi tavizler için kapımızı çalacak meçhul.

ABD, batı dünyası, Arap birliği terörist taşaronların acı çığlıklarına sessiz kalmadılar. Ateşe onlarla tutmaya devam edecekler.

Yani, dostum demekle dost olunmuyor!

 

****

 

Derslerden ibaret...

 

"Sonunda şu'na güvenmeyi öğrendim;

olaylar her zaman istediğim şekilde gelişmeyecek,

ama ben her koşulda iyi olacağım...

Hayatta karşılaştığımız zorluklar,

aslında ruhumuzun gelişmek için

ihtiyacı olan derslerden ibaret..."

 

Marianne WILLIAMSON

 

****

 

Günün Sözü

 

''Elde edilecek menfaati olduğu halde,

adaleti düşünen insan

gerçekten mükemmel bir insandır.''

 

Konfüçyüs

 

  Bu yazı 2317 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI