Bugun...

Önce kendi makoseninin içine bak! - 4 Eylül 2019

 Tarih: 04-09-2019 09:04:00
Türkan GENÇ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün Bursa’da düzenlenen ‘Göç Değerlendirme’ toplantısına katıldı.

Konuşmasıyla gündeme damga vurdu.

Ne mi dedi?

"Bugün Diyarbakır’da halay çekenlerin, evlatlarımız şehit edilirken sesi çıkmadı" cümlesiyle eleştiri oklarını ana muhalefete yöneltti.

"Türkiye’nin en büyük şehrinin yeni seçilmiş belediye başkanı, koşa koşa görevden alınan başkanları savunmaya gitti" diyerek, İmamoğlu’nu ve CHP’ye hedefe koydu.

Diyarbakır'a giderek kayyımla görevden alınan belediye başkanlarıyla bir araya gelen İmamoğlu'na verdi veriştirdi...

''Başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz'' dedi.

Bu nasıl bir üsluptur?

Bir ülkenin içişleri bakanı böyle mi konuşmalı?

Böyle tehdit mi etmeli?

Soylu, ''Cahil haddini bil'' diyerek, 40 yıldır terör örgütüyle uğraşan bu ülkenin geldiği noktada terörün azaldığına, ancak bu yaklaşımlar nedeniyle zarar göreceğini söyledi. 

“Ay yıldızlı Türk bayrağı Diyarbakır Belediyesi ve diğer belediyelerden çıkartılırken, içiniz rahattı değil mi?'' diye soran Bakan Soylu'ya sormak lazım;

''Atatürk tabloları, T.C. tabelaları kamu kurumlarından indirilirken sizin içiniz rahat mıydı?'' diye.

Bir Kızılderili atasözü der ki;

''Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce, daima kendi makoseninin içine bak!''

''Bzim duruşumuz nettir' diyen Süleyman Soylu, ağabey Öcalan devlet televizyonu ekranlarına çıkarılırken ve İmralı mektubu konusunda da aynı net duruşun sergilendiğine inanıyor mu?

''Dağdakiler inecek, cezaevleri boşalacak'' söylemleriyle bir zamanlar Kürt oyu devşirdiklerini unutmamıştır herhalde.

Kürt açılımı, demokratik açılım, çözüm süreci adı altında yapılanlar halen hafızalarda tazeliğini koruyor.

Sözüm ona, seçilen akil insanlar Türkiye'yi dolaştı. Dolaştı da ne oldu? Hiçbir şey.

Seçilmiş belediye başkanlarını görevden almak doğru değil.

PKK ile bağlantıları yeni mi tespit edildi? Ya da sadece bunların mı bağlantıları bulunmakta?

Bu soruların cevabı çok önemli.

Açılım sırasında sınır kapılarında kahramanca karşılanan teröristlerle, halay çekenleri, çiçek sunanları, ayaklarının altına serilen kırmızı halıları, atılan havai fişekleri, megri megri nidalarını bu millet unutmadı.

Daha önce sesleri çıkıyor muydu? Hayır. Bu süreçte palazlandılar. Böyle beslendiler.

Bu görüntülere montaj mı denilecek yoksa?

Balık hafızalı değiliz çok şükür.

Askerlerimiz, bunlar sınırdan giremesin diye uğraştılar. Şehitlerimizin kemikleri nasıl sızladı, gazilerimiz nasıl üzüldü.

Bölücü terör örgütü PKK ile kolkola olanlar ortada.

Yasal düzlemde demokratik hakkını kullanmasına rağmen, bütünüyle terörist ilan edilen HDP ile CHP'nin işbirliği yapıyor algısını oluşturmak, ne kadar adaletli, objektif bir yaklaşım?

Tamamıyla politik bir taktik.

Valla net bir şey var;

o da insanların çoğunluğunun artık eğriyi doğruyu, yalanı yanlışı ayırt ettikleri.

Gerek İmamoğlu'na gerekse Mansur Yavaş'a karşı herhangi bir olumsuz tutumda bulunulması halinde, bir dahaki seçimlerde AK Parti barajı dahi geçemez.

Aklı selim, sağduyulu, mantıklı düşünmek lazım. Böyle düşünen ve yorumlayanlara göre durum bu minvalde.

Kayyumlarla geri almaya alırsınız kaybettiğiniz belediyeleri ancak, halkın gönlünden düşersiniz, bir daha da girebilir misiniz, çok zor.

 

****

 

Alçak mahlukatlar teşhir edilsin!!!

 

Kuran kurslarında, küçücük masum çocuklara taciz vakalarına, her geçen gün yenileri ekleniyor.

Çok büyük bir rezillik.

İnsanın beyni duruyor adeta, aklı almıyor, insanlığından utanıyor!

Din adına yapılan hizmetler; Allah rızası için, en mütevazı, en insancıl, en temiz duygularla yapılır.

Ancak ne yazık ki, öylesine alçak mahlukatlar var ki, gözleri dönmüş sapıklaşmışlar.

Bu pisliklerin üzeri örtülmemeli, teşhir edilmeliler.

Temize çıkarmak yerine, rezil olsunlar.

Bir kitap var; suçlulara bir kimyasal veriliyor ve yüzleri kıpkırmızı oluyor, toplum içerisinde böyle dolaştırılıyorlar, herkes görüp anlıyor onların yüz kızartıcı suç işlediğini.

Aynen bunu yapmalı.

Gerçi onlarda utanacak yüz olsa farklı davranırlar ama, yine de uygulansa çok isabetli olur.

Bu türden olayları görmezden gelmek, üzerini kapatmak, daha vahimlerine davetiye çıkarmaktır.

Vicdanı olan susmaz, örtbas etmez.

Ramazanda sakız çiğnemek orucu bozar mı sorularını bir kenara bırakıp, çok ciddi olaylara eğilelim biraz da.

 

****

 

En büyük ihanet

 

Doğruluk sana asla ihanet etmez.

Sen edersin.

Kendini kandırmak,

kendine yaptığın en büyük

ihanettir.

 

****

 

Günün Sözü

 

“Bir yalana inanmak,

sizi aptal yapmaz.

Çünkü saf olmak,

karaktersiz olmaktan

çok daha İyidir.”

  Bu yazı 1964 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI