Bugun...

Anekdot ve hazır cevaplar - 12 Nisan 2019

 Tarih: 12-04-2019 08:57:00
Türkan GENÇ

Seçim bitti ancak yankısı devam ediyor. Sayımlarla yeni sonuçlar elde edilmeye çalışılıyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. İnsanlar rencide ediliyor. Hırs ile yaklaşılıyor. Sahte seçmenler aranıp açık bulmaya çalışılıyor. Artık insanlar sıkıldı. Duymak, görmek istemiyorlar. Herkes tercihini yaptı, kime oy verdiyse verdi, sonuçlar ortada. Durumun kabullenilip işe, hizmete, çalışmaya bakılması gerekiyor. Vatandaşın gündeminde ekonomik koşullarının iyileşmesi, yaşam standartlarının yükselmesi var. Siyasetçilerin gündemi ise farklı. Bugün siyasetin ağır gündeminden sıyrılıp, tarihten anekdot ve hazır cevaplarla biraz rahatlayalım istedim...

 

ADAMA GÖRE ADAM

İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış.

Kral, bunları görünce dayanamayıp:

- Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca, İncili Çavuş:

- Osmanlı, adama göre adam gönderir, cevabını vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.

 

AKIL VERGİSİ

Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Lui’ ye:

- Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder.

Kral, alaylı alaylı gülerek:

- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.

 

BİLMEK İÇİN ÖĞRENMEK

Tarih biyografisi ve monografi sahalarında erişilmesi çok güç bilgisiyle, dünya çapında bir şahsiyet olan İbnülemin Mahmud Kemal'e sormuşlar:

- “Sizdeki bilginin çok azına sahib olmalarına rağmen sizden çok daha fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?”

Şöyle cevap vermiş:

- Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!

 

DERDİN DEVASIZI

İbn-i Sinâ ya:

- Dünyada devası olmayan bir dert var mıdır? diye sorduklarında:

- Derdin devasızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır, cevabını vermiş.

 

DERS ALABİLMEK

Lokman Hekim’e:

- “Bilgeliğini kimlerden aldın?” diye sorduklarında:

- Körlerden, cevabını vermiş. Çünkü onlar, yoklamadan adım atmazlar.

 

HANGİ BORÇ

III. Mustafa’nın veziri Koca Ragıp Paşa’nın konağında bir Ramazan günü oruç üzerine sohbet yapılıyordu. Ragıp Paşa, orada bulunanlardan Şair Haşmet’e:

- Haşmet! Senin de borcun var mı? diye sorunca, Haşmet:

- Evet efendim! diye cevap verdi. Mahalle bakkalına bin kuruş, kasaba beş yüz kuruş…

Ragıp Paşa gülerek:

- Onu sormuyorum yahu, dedi. Oruç borcun var mı, sen onu söyle.

Şair Haşmet şu cevabı verdi:

- Paşam, oruç borcunu Allah sorar. Sizin soracağınız, kul borcudur.

 

HER ŞEYİNİ ALDIM AMA…

Halet Efendi, kendisine dalkavukluk etmeyen Moralı Osman Efendiyi bir takım basit işlerle Anadolu’da dolaştırır. Ama onun birgün kendisini görmek için geldiğini duyunca, sofaya koşarak karşılar ve gideceği zaman da merdiven başına kadar uğurlar. Olaya şahit olan İzzet Molla:

- Efendim! der. Bu adama etmediğiniz kötülük kalmadı. Şimdi bu kadar iltifat edişinizin hikmeti nedir?

Halet Efendi cevap verir:

- Evet, ben bu adamın her şeyini aldım. Ama üzerinde bir “efendilik” var ki, onu bir türlü alamıyorum. Onu görünce de saygı duymak zorunda kalıyorum.

 

FATİH SULTAN

Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:

-Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?

Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:

-İkimiz de Hazreti Adem'in çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.

Sultan Fatih:

-Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.

 

İYİ BİR ÇOBAN

Eski Roma’da eyalet valilerinden biri, Kayser Tiberius’a vergilerin artırılmasını teklif edince, şu cevabı almış:

- İyi bir çoban, koyunlarının yününü kırpar, ama derisini yüzmez.

 

NAPOLYON

Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon'un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:

- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:

- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

 

NE YEDİRELİM?

Lokman Hekim’e:

-Hastalarımıza ne yedirelim?diye sorduklarında, şu cevabı vermiş:

-Acı söz yedirmeyin de,ne yedirirseniz olur.

 

SIR

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:

- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş.

Vezir:

- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:

- İyi, ben de bilirim.

****

Bir odanın kapısını kapatmak

Bir odanın kapısını kapatıp,

yalnız kalmak,

her zaman hayatımın

en güzel şeylerinden

biri olmuştur.

Charles Bukowski

****

Günün Sözü

''Bir insanı iyi tanımak için

öncelikle hayvanlara

nasıl davrandığına bakacaksınız.''

Sigmund Freud

 

                     

  Bu yazı 5594 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI