Bugun...

Tarihte lafı gediğine oturtanlar! - 14 Nisan 2019

 Tarih: 14-04-2019 00:05:00
Türkan GENÇ

Geçmiş zamanda, sivri dili yüzünden Atina'ya sürgün gönderilen Diyojen, gündüz vakti elinde bir fener ile Atina sokaklarında dolaşırken görülmüş.

Güpegündüz elinde fener ile sokak sokak dolaştığını görenler merakla Diyojen'e sormuşlar;

Hayırdır ne arıyorsun böyle, gündüz vakti elinde fenerle?

O da dönerek soranlara şu tarihi cevabı vermiş:

Adam arıyorum kardeşim adam!

 

*************

 

Kanuni, şehzadelerini muhteşem bir törenle sünnet ettirir. Kısa bir süre sonra da veziri İbrahim Paşa'nın oğlu sünnet olur. Törene Kanuni de davetlidir. Birara Kanuni, vezirine der ki:

-"Söyle bakalım İbrahim Paşa. Senin tören mi daha muhteşem, benimki mi?"

-"Elbette benimki sultanım"

Kanuni şaşırır. Sebebini sorar. Vezir:

-"Benim oğlanın düğününe koskoca cihan padişahı davetliydi ve geldi. Sizinkinde böyle bir davetli var mıydı?" der.

 

*************

 

Bir gazeteci Necip Fazıl'a gençliğinde yaptığı hatırlatarak, onu yere vurmaya çalışmış.

"Efendim sizin gençlik yıllarınızda böyle yanlışlarınız oldu, şimdi ne oldu da hidayete erdiniz, geçmişinizi ne çabuk unuttunuz? demiş.

Üstad burada mührünü basıyor;

"Ben geçmişimi dürdüm, büktüm ve kaldırıp çöpe attım, bu çöpleri ise ancak kediler ve köpekler karıştırır!"

 

*************

 

Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır.

İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:

-Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem? der.

Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:

- Ben çekilirim!

 

*************

 

Davadan sonra Kanuni, kadıya:

-“Eğer ben padişahım diye benim lehimde bir karar verseydin, seni bu kılıcımla öldürürdüm.”

Kadı, oturduğu minderin altından bir hançer çıkarır ve:

-“Sultanım siz de eğer ‘ben padişahım’ diye kararıma itiraz etseydiniz, ben de bu hançeri sizin kalbinize saplardım!”

 

*************

 

Garip dervişin biri büyük bir köşkün önünden geçerken evin ‘av meraklısı ve zalim’ olan beyi, yardımcıları ile ava gitmek için evden çıkıyorlardır. Dervişle selamlaşırlar. Aksilik bu ya o gün hiç birşey vuramadan dönerler. Bey çok sinirlidir:

-“Sabah ava giderken karşılaştığımız o dervişi bulun çabuk! Onun yüzünden işlerim ters gitti. Uğursuzu getirin bana!”

Yardımcıları hemen dervişi bulup beyin huzuruna çıkarırlar. Bey kükrer:

-“Bre uğursuz adam! Senin yüzünden elimiz boş geldik! Hiçbir şey vuramadık! Tiz vurun kellesini!”

Derviş, beye şöyle der:

-“Beyim sabah selamlaştık. Siz hiçbir şey vuramadınız. Ben ise kellemi kaybediyorum. Siz söyleyin, hangimiz daha uğursuzuz?!”

 

*************

 

Bir toplantıda, bir genç Mehmet Akif` i küçük düşürmek ister:

-Afedersiniz, siz veteriner misiniz?

Mehmet Akif hiç istifini bozmadan şöyle yanıtlamış:

-Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?!

 

*************

 

Yahya Kemâl, dostlarından birine:

-Bu akşam yemeği benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı:

-Hay hay! Der. Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok!

Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir:

-İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum!

 

*************

 

Abdülhak Hâmid'in evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır.

Yaşı geçmiş biri, Abdülhak Hamide döner ve:

-Efendim, gönül kocamaz! der.

Hamid cevap verir:

-Kocamaz ama, kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez!

 

İYİ PAZARLAR...

****

Kimseye karışma, karıştırma...

Kimsenin iç alemine karışma,

kimseyi iç alemine karıştırma.

Kimseye iç alemini açma.

Gizli tut. Yan ama tütme.

İbni Haldun

****

Günün Sözü

''İnsanın en büyük cehaleti

kendini okuyamamasıdır.''

Eddi Anter

                                 

  Bu yazı 5248 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI