Bugun...

Terzi hikayesi - 21 Nisan 2019

 Tarih: 21-04-2019 01:49:00
Türkan GENÇ

Zamanın birinde, bir Osmanlı beyzadesi terziye gidiyor…

Elinde bir miktar kumaş, fes diktirecek…

“Ben fes diktireceğim, müsait misiniz?”

Terzi “evet” diyor, “elbette…”

“Yalnız bu kumaştan iki tane fes çıkarmanızı istiyorum…”

Terzi, bir adama bakıyor, bir elindeki kumaşa bakıyor ve “peki” diyor…

Beyzademiz, kumaşı bırakıp tam kapıdan çıkacakken, nedendir bilmem yeniden terziye dönüp soruyor;

“Peki sizce bu kumaştan 4 tane fes çıkar mı?”

Terzi başını kaldırmadan cevaplıyor;

“Çıkar tabii ki… 2 gün sonra gelip alabilirsiniz…”

Beyimiz 2 gün sonra geliyor yeniden…

“Fesler hazır mı?”

“Hazır…”

Terzi yan taraftaki raftan aldığı paketi alıp adama uzatıyor…

Adam merakla açıyor paketi, açıyor açmasına ama ne görsün…

İçlerine ancak orta boy birer elmanın sığabileceği 4 adet fes…

“Bu nedir be adam, sen benimle dalga mı geçiyorsun?”

Terzi kendinden gayet emin yanıt veriyor;

“Neden dalga geçeyim beyim? Sen bana 4 tane fes çıkar mı diye sordun, ben de çıkar dedim. Sen, ‘ama benim kafama göre olsun’ demedin ki!”

İkinci terzi hikayesi  de şöyle:

Şehrin birinde, aynı  sokakta 4 tane terzi dükkanı varmış.

Birinci terzinin vitrini, içi son derece şık ve aydınlık. Kapısındaki tabelada şu yazıyor:

“Bu mahallenin en iyi terzisi…”

İkinci terzi dükkanı ilkinden daha lüks. Binası, dükkanın kendisi kendini sokağın öbür ucundan gösteriyor.

Tabelasında işe şu ifade var:

“Bu şehrin en iyi terzisi…”

Üçüncü dükkan ise, neredeyse dükkan değil, küçük bir saray gibi. Altın varaklı aynalar, top top ipek kumaşlar, insanların etrafında pervane olan çalışanlar…

Kapısında diyor ki:

“Bu ülkenin en iyi terzisi…”

Gelelim dördüncü terzi dükkanına...

Son derece mütevazı, küçük ama temiz yüzlü bir binanın alt katında, küçük ama sevimli bir terzi dükkanı…

İçeride, yaşlıca bir adam makinesinin başında sessizce çalışıyor. Kapısındaki tabelasında silik soluk bir yazı…

“Bu sokağın en iyi terzisi!”

Üçüncü hikayeye bakalım...

Bir bilgeye sormuşlar:

"Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?

"Terzimi severim," diye cevap vermiş.

Soruyu soranlar şaşırmışlar:

"Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor?

O da nereden çıktı? Neden terzi?"

Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş:

"Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler!''

İYİ PAZARLAR...

****

Yaşamı güzel kılan...

Yaşamı güzel kılan;

insanların birbirlerinin yüreklerini

ısıtmak için bulabilecekleri

iyilik dolu sözcüklerdir.

Kimilerini ölene dek unutamazsınız.

Geriye dönüp baktığınızda

anımsayacağınız tek şey,

size neler hissettirdikleri olacaktır.

Maksim GORKI

****

Günün Sözü

İnsan, zekanın

karşısında saygıyla eğilir.

Ama iyi davranış ve şefkatin

önünde diz çöker.

 

Dale Carnegie

 

 

 

                                 

  Bu yazı 4358 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI