Bugun...
SON DAKİKA

Koltuk savaşında çevrilen entrikalar! - 11 Haziran 2019

 Tarih: 11-06-2019 09:10:00
Türkan GENÇ

Her anne babanın sorumluluğu bir türlü bitmez. Evlatlarının topluma yararlı birey olmasından ileri gitmeyen hayalleri vardır aslında. Bunun için de ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar, didinirler.

Hele bir de köylü bir genç okuyacaksa, anne babası tarlada canı çıkana kadar çalışır, dinlenmeden evladının geleceği için ömrünü harcar.

Haftanın yedi günü tarladan çıkmaz, yemek molalarında  bir söğüt ağacı gölgesi arar durur. Varsa tarlada söğüt ağacı ne şanslıdırlar, herkes bilir söğüt ağacının gölgesi, serinliği çiftçi için bulunmaz bir nimettir.

Bu güzel hayallere limon sıkan birileri de bulunur.

Kim bu limonu sıkan diye sorarsanız, hemen cevap vereyim; bunlar bazı siyasiler, siyaseti koltuk, makam, mal mülk için yapanlar... 

Geçenlerde bir mitingde PKK'ya, pe-ke-ke denilerek, onca insanımızı, polisimizi, askerimizi şehit verdiğimiz güney doğumuza Kürdistan, Doğu Karadeniz'e de Lazistan yakıştırması yapılarak, oy uğruna Türkiye'nin  parçalamasına çanak tutulmakta.

Analar babalar çocuklar için güzel bir ülke, iyi bir gelecek hayalleri kurarken, birileri de bu hayalleri karartıyor.

Bakınız, 23 Haziran İstanbul seçimi yaklaşırken, her yerde saldırı başladı. Valiler, bakanlar koltuk savaşına girdi adeta, ne koltukmuş, her türlü entrika çevriliyor!

Seçim yapmıyoruz da, sanki Brezilya dizisi çekiyoruz!

Oy uğruna halkın gözünü boyamak için ne yalanlar savruluyor, ne insanlar karalanıyor, harcanıyor.

Türkiye'de olmayan bölgeler dahi var gösteriliyor.

İstanbul'a aşkım diyenler, beton şehir haline getirerek ihanet yaptıklarını da  kendi ağızlarından itiraf etmekteler zaman zaman.

Bir bakıma müteahhitlere şehirler kurban edildi. Hanlar hamamlar, uçaklar gemiler,  vakıflar ve dernekler aracılığıyla birkaç ensesi kalına veriliyor.

50 milyon dolar için Türkiye'nin geleceği olan TSK'nın silah fabrikası birilerine rant olarak verilerek, ülkenin geleceği karartılıyor.

Halbuki iki tane gemicik satılsa 50 milyon dolar fazlasıyla yapar.

Şu günlerde koltuk sevdası ve onun gölgesinde rahatlamak için yapılan, her alanda her türlü oyun mubah gözüküyor.

Hasat zamanında çiftçinin malı ithalatçıya sıfır gümrük vergisiyle izin veriliyor,

çiftçinin ürettiği ürün üç kuruşa peşkeş çekiliyor.

Allah bize çiftçi sabrı, bu kadar olumsuzluğa karşı dayanma gücü versin.

Seçim, hizmet için adanmışlık seçimi olmalıdır.

Koltuk adamı değil, hizmet adamı olmak gerekir.

 

****

Hayri Başkan pervasızlığa dur dedi!

Mudanya Belediye Başkanı Türkyılmaz, geçen hafta sahilde yayılan Suriyelilerin çadırlarını kaldırdı ve pervasızlığa dur dedi biliyorsunuz.

Bunun üzerine Hayri Başkan ırkçılık yapmakla suçlandı.

Halbuki sadece yaptığı toplum düzenini sağlamak, görüntü kirliliğini yok etmek, bizim vatandaşların da hakkını savunmak, insanları rahat ettirmekti.

Çadırlarını ve yanlarında getirdikleri binek hayvanlarını toplattırdı. Suriyelilerin denize girmesini yasaklamadı, sahile inmelerini engellemedi.

Deniz ve sahil herkesin.

Birilerinin yaptığı diğerlerini rahatsız ediyorsa, bunu önlemek yerel yöneticilerin görevi.

Keşke bütün yerel yöneticiler böyle duyarlı olsa.

Hayri Başkanın yaptığı uygulama  sonuna kadar doğru ve haklıdır.

Nitekim dün kendisi gelen tepkiler üzerine bir basın toplantısı düzenledi.

“Birlikte yaşam kurallarına uyduktan sonra etnik kökeni, dini inancı fark etmez, barışın ve kardeşliğin, özgürlüklerin kenti Mudanya’da herkese yer var” dedi. 

"Sahillerimizde mangal yakmak, çadır kurmak, deve, at gibi hayvanları sokmak, nargile içmek, iç çamaşırları ile denize girmek gibi vatandaşlarımızı rahatsız eden eylemlere zabıtamızca müdahale edilmiş, kimsenin kamusal bir alana ulaşımı engellenmemiştir" diye konuştu.

Aynen budur.

Hayri Başkanı birtakım kirli düşüncelere karalatmak olmaz.

Örnek olduğu için teşekkür etmek gerekir.

Yapılması gereken en önemli şey;

yazılı şehir kuralları oluşturup, bunu mülteci olanlara ilk geldiklerinde kitapçık halinde dağıtarak, kentin düzenine ayak uydurmalarının sağlanmasıdır.

Gelişmiş ülkeler bunu böyle yapar.

**** 

İnsan...

İnsan servet ya da bilgisiyle değil,

tavır ve davranışlarıyla asil olur.

Hint Atasözü

****

Günün Sözü

''En iyiyi ararken,

iyiyi kaybediyorsunuz.''

Kafka

 

 

  Bu yazı 3181 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI