Bugun...
SON DAKİKA

Alıştık Artık - 13 Mayıs 2019

 Tarih: 13-05-2019 08:26:00
Z. Seven RAZGIRAT

Aslında bu sabah işe gitmeden önce eczaneye uğramam gerekiyordu. Belki yolumun üzerinde olsaydı ilaçsız kalmayacaktım ama her gün gittiğim yolun üzerinde değildi eczane. Bunu ancak işyerime varmaya 5 dakika kala fark ettim. Düşündüğümde; unutmadığımı, sadece haftanın altı günü düzenli olarak gittiğim rotanın bende yarattığı alışkanlıktan doğruca işe doğru yöneldiğimi anladım. Bu öyle bir alışkanlıktı ki; sanki kullandığım araba da dâhil olmak üzere programlanmış ve otomatik olarak çalışmaya ayarlanmış bir makina gibiydi her şey.

“Hal böyleyse” dedim kendi kendime “acaba hayatımın ne kadar büyükteki bir bölümünü alışkanlıklarımız kaplıyor?” Ya da soruyu şöyle sormak gerekirse; yapmaktan mutlu olduğumuzu söylediğimiz şeylerin ne kadarı aslında alışkanlıklarımız?

Hangi yaşta olursak olalım hepimizin vazgeçmekten huzursuzluk duyacağı onlarca alışkanlığı var. Sadece yaşadığımız hayata değil, birlikte yaşadığımız insanlara ve akışa dâhil olan tüm canlılara da alışıyoruz. Aslında temelde alışkanlıkların kötü olduğu gibi bir varsayımı söylemeyeceğim. Benim kafamda sorguladığım nokta bizi kimin yönettiği noktası. Bizi kendimiz mi yönetiyoruz yoksa alışkanlıklarımız mı yönetiyor?

Dostoyevski “Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir. Her şey insanoğlunun elindedir ama yine de sırf korkaklığı yüzünden her fırsatı elinden kaçırıyor… Bu artık bilinen bir gerçek… Acaba insanlar en çok neden korkarlar? Doğrusu ilginç bir soru. İnsanlar en çok atacakları yeni adımdan, söyleyecekleri yeni sözden kısacası alışkanlıklarını terk etmekten korkarlar.” demiş. Gerçekten bu kadar basit mi? Alışkanlıklarımızdan vazgeçemediğimiz için mi kimi mutlulukları yakalayamıyoruz hayatta? Ya da alışkanlıklarımız güvenli limanlarımız olduğu için mi kendimizi mutlu olduğumuza ikna ediyoruz. Hatta kimi zaman farklı bir yolun daha mantıklı olabileceği fikri aklımızın ucundan geçse bile; alışkanlıklarımızın verdiği bilinirlik hissi nedeniyle yeni bir yolu denememizi engelliyor olabilir miyiz?

Kişinin aklının özgürleşmesi yolunda alışkanlıklarımızın sorgulanmasının çok önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Sürekli kahve içen ve kendisine kahvenin zindelik verdiğine inanan bir insanın çayın da benzer bir etki yapabileceği konusunda olduğu gibi; basit bir tercih değişmesi bile; insanların alışkanlıklarını bozduğu için çoğu zaman zor bir hal almakta. Oysa hayatta karşımıza çıkacak sınırsız yolun varlığını görebilmek ve çeşitli açılardan bakabilmek aklın özgürleşmesinin yegâne yolu.

Doğduğumuz andan itibaren ailemizden bizlere öğretilen alışkanlıklarımızı sorgulamadan kabul ettiğimizde biz de çocuklarımıza öğretiyoruz. Ve doğruluğu nesiller boyunca hiçbir zaman sorgulanmayan birçok alışkanlık ile hayatlarımızı sürdürüyoruz. Bunların içinde iyi alışkanlıklar olduğu gibi kötü alışkanlıklar da olabileceği aşikâr. Ama bize vantuzlarla sımsıkı yapışmış gibi duran bu alışkanlıkları sorgulamak da bir o kadar zor.

Yazımın başında söylediğim gibi; sadece davranış şekillerimiz değil sevgilerimiz de zaman zaman alışkanlığa dönüşüyor. Gerçekten birini ya da bir varlığı sevmenin ve bunu karşısındakine hissettirmenin nasıl bir şey olduğunu düşünmeyecek derecede hayatı alışkanlık haline getirebiliyoruz. Zaman zaman ise bize zarar verdiğini gördüğümüz halde kimi ilişkilerimizi sırf alışkanlıklarımız sebebiyle kestirip atmaya bile çekiniyoruz. Alışkanlıklarımız ve korkularımız bizi yönetiyor. Alışkanlıklarımız aklımızın en büyük engeli olabilir mi? Alışkanlıklar devreye girdiğinde aklımız ne kadar kendini gösterebiliyor?

Farklı coğrafyalara seyahat etmek gibi; alışkanlıklarımızda da farklı şeylere adım atmak… Bir öğretmen gibi hayatımız boyunca küçük küçük bizi eğiten alışkanlıklardan farklı bir yöne bakmak; giydiği giysiden, yediği yemekten, saçını kestiriş şeklinden, yaptığı işe kadar uzanan küçükten büyüğe tüm alışkanlıklarını sorgulamak; bireyin özgürleşme ve hayatı sorgulama yolundaki en zor ve en doğru adımı olacaktır. İşte o zaman insan belki de aslında kim olduğunu, ne istediğini ve kendisi için en doğrunun ne olduğunu bulabilecektir.

"Alışkanlık edinmek kolaydır, fakat onu üstünden atmaya kalkmak insanın derisini söker." Josh Billigs

  Bu yazı 5196 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI