escort bursa escort bursa escort bursa istanbul escort istanbul escort bayan şişli escort escort istanbul
Bugun...

Zor Sınavımız - 06 Aralık 2018

 Tarih: 05-12-2018 23:33:00
Z. Seven RAZGIRAT

Sabır… Kelimeyi söylerken bile bir miktar duraksama ihtiyacı duyuyorum. Anlamı ağır. Sözlük anlamına baktığımda da tartışmaya açık karşılıkları var. Olacak ya da gelecek bir şeyi telaş göstermeden beklemek, öfke doğuracak bir şey karşısında bile öfkelenmeme durumu ve acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında, ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi olarak üç farklı ama kesişen yanları olan anlam çıkıyor karşıma.

Sabrı tanımlamaya çalışan bütün bu kelimelerden kendimi sıyırıp anlamını düşündüğümde ise; hayatın tam ortasında duran muhteşem bir özellik çıkıyor karşıma.Çünkü bana göre sabır güzelliğe ve özelliğe açılan bir yol. Ne olursa olsun; her türlü haksızlığa, yanlışlığa karşı susma durumu değil. Yine bana göre sabır güzelliğe ve doğruya ulaşma yolunda sahip olunması gereken bir erdem.Tabi ki her zaman gereksinim duyduğumuz gibi;bir denge ile yürütülmesi gereken muhteşem bir özellik insanlar için. Azı zarar veren, fazlası başarıyı ve gelişmeyi engelleyen bir durum…

Hayatımız çok hızlı akıyor. Her şeyin istediğimiz anda ve hemen olmasına alışmak gibi kötü bir huy ediniyoruz. “Ne güzel işte her şey hızlı bir şekilde akıyor, bunun neresi kötü olabilir ki” diyebiliriz. O zaman size sabırla yapılan bazı güzellikleri hatırlamanızgerektiğini söylemem gerekir. Hayata anlam katan, bizi bu hayata bağlayan, nefes aldığımızı hissettiren ya da hayatı yaşamaya değer kılan şeyleri sıraladığımızda neredeyse tamamının sabırla, zamana yayılarak usul usul gerçekleştirilen şeyler olduğunu görüyoruz. Geriye kalanlar çabuk üretilip çabuk harcanan duygular, yemekler, malzemeler…

Sabır aslında hepimizde var olan bir özellik… İnsanın düşünebilir ve muhakeme edebilir olması sabrı da beraberinde getiriyor. Hepimiz biliyoruz ki güzel bir yemek bile kısık ateşte saatlerce piştiğinde daha güzel oluyor. Ama yine de günün hızla değişen koşullarında her şeyin hızlı sonuç bulmasını istemek gibi bir duruma giriyor insan. Bir yandan da sevdiklerimize ve çevremize karşı daha katı daha anlayışsız olmamız sonucuna da varıyor. Trafikte bizi durduran polis memuruna gösterdiğimiz sabrın aynısını çocuğumuza ya da sevdiğimiz bir dostumuza gösteremiyoruz. En büyük toleranssızlıklarımızı en yakınlarımıza ve en sevdiklerimize karşı gösteriyoruz. Nasılsa beni anlar diyerek…

Dünya üzerinde hiçbir şey bir anda olmuyor. Bir dağ, bir nehir ya da bir ada… Yüzlerce insan ömrünün yetmeyeceği kadar itinayla çalışır doğa ve ortaya muhteşem eserler çıkarır. İnsanlık tarihine baktığımızda da aynı durum ile karşılaşırız. Gündelik küçük olayları sabırla karşılamasaydı insanlık; büyük planları hayat geçiremezdi. Elimizde olduğundan emin olduğumuz şey şu anda yaşadığımız an. Kabul ediyorum ki; anı yaşamak çok güzel. Çünkü geçmişimiz geride kaldı ve geleceğimizden asla emin değiliz. Peki; ya herkes anı yaşamayı amaç edinseydi ne olurdu? Büyülenerek dinlediğimiz, aylarca üzerine emek verilen müzik eserleri yazılabilir miydi?Hepimizin görmekten ve gezmekten mutluluk duyduğu oya gibi işlenmiş yapılar değil, sıradan hızlıca inşa edilmiş binalar çevirirdi etrafımızı.

Kimi zaman trafikte ya da bir kuyrukta sabırsızca, tartışarak ve gerilerek kazandığımız beş dakikamızı nasıl değerlendirdiğimizi düşünürüm. Bizim için o anda kazanılmasının elzem olduğunu düşündüğümüz o beş dakikayı bambaşka bir noktada hiçbir amaca hizmet etmeyecek şekilde bomboş harcıyor olmamız içimi acıtır. Sabretmek sevmektir aslında.Bir öğretmenin bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, öğrencisinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmesidir. Bir annenin aylarca bebeğine yürümeyi, yemeyi, konuşmayı öğretme çabasıdır. Bir çiftçinin aylarca tohumların filize, filizlerin meyve ve sebzelere dönüşmesi için çabalaması ve beklemesidir.

Sabır her yaşanan zorluğa, başarısızlığa veya haksızlığa karşı susmak ve beklemek değildir. Sabır tam tersi büyük bir cesaret ve tahammül göstererek, karşımıza kendi sınavlarımız olarak çıkan her olaya karşı dirayet ve cesaret göstermektir. Boyun eğmek değil, mücadele etmektir.Buna da bazen bir ömür yetmez…

  Bu yazı 948 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI