escort bursa escort bursa escort bursa istanbul escort istanbul escort bayan şişli escort escort istanbul
Bugun...

CESARET - 3 Ekim 2018

 Tarih: 02-10-2018 23:38:00
Zeki Gürdal KARAOĞLU

Ben asla yazı yazamam!

Ben asla resim çizemem!

Ben asla şarkı söyleyemem!

Ben bunları yazdım ama hiç beğenmiyorum, insanlar da beğenmez zaten!

Bu konu hakkında yeteri kadar bilgim yok!

Ailem istemiyor!

Bu yaşımdan sonra yapamam artık!!!!

 

Bunların hepsi üretme…yaratama cesaretimizin karşısına kendimizin koyduğu engeller. Engelleri kabul etmek daha kolaydır çünkü engeli aşmaya kalktığımızda mücadele etmek zorunda kalacağız. Her engel konfor alanımızın içine saklanmamızı sağlar. Sırf bu yüzden de kendi kendimize ürettiğimiz mazeretleri bertaraf etmek yerine onları kabul edip köşemizde otururuz.

 

Çünkü bize göre sanatçılık …yaratıcı fikirler bulmak bir yetenek işidir ve öyle herkes yapamaz.

 

Hayır, herkes sanatçıdır!

 

Herkesin kendine has bir yeteneği vardır. Bizleri diğer sanatçılardan sanatın hangi alanı olursa olsun ayıran yegane  şey onların ürettiklerini ortaya çıkartacak cesaretlerinin olmasıydı. Ve kendilerine gelen ilk olumsuz eleştiriden sonra yaptıkları şeyden vazgeçmemeleriydi.

 

Monet, Empesyonizm’in ‘izlenimcilik’ akımına adını veren “İzlenim: Gündoğumu” tablosunu yaptığında 32 yaşındaydı. Bunun ardından çok fakirlik çekti, resimlerini sergiletemedi, hatta 28 yaşında intihar etmeye kalktı. Resimlerini satamamasına rağmen en çok üretimini resimlerini satamadığı zamanda üretti ve en sonunda 1890 yılında 50 yaşındayken hak ettiği başarı ve ekonomik gücü yakaladı.

 

J.K. Rowling ilk kitabı ‘Harry Potter : Felsefe Taşını’ yazdığında boşanmış, bir çocuğu olan ve işsizlik maaşı ile geçinmeye çalışıyordu. Şu anda dünyanın en zengin yazarı.

 

Tabi, burada demek istediğim şey sadece işin ekonomik boyutu değil. Bu iki örnekteki gibi, ki daha da çoğaltabilirim. Kendilerinin önlerine çıkan engellere rağmen üretmeye devam etmelerini göstermek istedim. 

 

Ayrıca, her sanat çabası içine giren kişi para kazanmak için girmek zorunda değil.  Üretmeyi, sanatsal yaratı sürecini sadece kendi mutluluğunuz için yapın.

 

Resimleriniz dünyanın en iyi müzelerinde sergilenmek zorunda değil, ama siz hayallerinizi gerçekleştirmek zorundasınız. Eğer resim çizmek istiyorsanız çizin. Yazmak istiyorsanız yazın. Sanata dair her ne yapmak istiyorsanız yapın. Çünkü sanatsal çabalar, insan ruhuna iyi gelir. Ruhu inceltir, dinlendirir. Günümüzde buna daha da fazla ihtiyaç var.

 

Bu yaşımdan sonra mı demeyin. Ben iyi resim çizinceye kadar, iyi yazıncaya kadar beş yıl geçer, on yıl geçer demeyin. Şöyle düşünün siz bu çabaya girmeseniz de o beş – on yıl geçecek. En azından deneme süresince bir uğraşınız olmuş olur, en azından kendinizce bir takım eserler ortaya koymuş olursunuz.

 

Önemli olan kendimizi olumsuz inançlardan korumaktır. Bir zamanlar insanlar dünyanın düz olduğuna inanıyordu. Ama sonunda bilim üstün geldi.

 

Siz de yaratıcı üretim içine giremeyeceğinizi düşünüyor olabilirsiniz ama üretmediğiniz sürece sonrasını kim bilebilir ki?

 

 

 

  Bu yazı 6799 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI