Bugun...
SON DAKİKA

MUTLULUK ve HAYALLER - 12 Eylül 2018

 Tarih: 12-09-2018 00:38:00
Zeki Gürdal KARAOĞLU

Epeyce uzun bir aradan sonra yeniden merhaba dostlar. Hayatın akışı içinde bazen yapmayı çok sevdiğimiz şeylere ara vermek durumunda kalıyoruz. Oysa bu sevdiğimiz şeyler bizi mutlu ediyor, bizi yaşama karşı motive ediyor.

Yazmak, mutlu olduklarım sıralamasında hep üst sıralarda bulunuyor.Ancak yazdıklarınızı paylaşmadıktan sonra o mutluluk hissi tamamlanmamış oluyor.

Aslında yaptığımız, ürettiğimiz her şey paylaşıldığında tamamlanmış oluyor. Özetle sizlerle yeniden paylaşmaya başladığım için mutluyum.

Mutluyum diyince aklıma hep Nazım’ın “Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” (Abidin Dino’ya soruyor) diye soruşu geliyor.

Mutluluk çizilebilir bir şey mi? 

Bence bazı sorular içerdiği cevaplardan daha çok soru halleri ile kıymetli. “Mutluluğun resmini çizebilir misin?”Soruların bize düşündürttükleri, içimizde uyandırdıkları hisler önemli…

Ben bu soruyu düşündüğümde hep şöyle cevap veresim gelir;

 

Mutluluk dediğimiz şey bir tek resimden ibaret olamaz. Mutluluk her gün, her an yeniden çizilen bir resim. Sırf bu yüzden her gün, her an sormalıyız kendimize… Her gün, her an yeniden çizmeliyiz…

O halde tam şu anda etrafınıza dikkatlice bakın ve bugününüzün mutluluk resminizi çizin…

 

Benim bugünkü mutluluk resmim bu yazıyı yazabilmek. Ya sizinki?

 

Tüm ilerlemeleri, tüm güzellikleri hep hayalperestler ve hayalleri var etmiştir. Eğer bir yerlerde birileri hayaller kurmasa bugün hala mağarada duvara resim yapıyor olabilirdik. Benim için en ilham verici hayalperestlerin başında Einstein gelir. Çünkü, Einstein, bir patent memuru olarak çalışırken, bir yandan da araştırmalarını yapıyor, bir yandan da makalelerini yazıyordu. Yayınlanıp yayınlanmayacağı belirsizdi. Adı sanı duyulmamış bir patent memurunun makalelerinin yayınlanma ihtimalinin düşük olması onu pek bağlamadı. O, sadece makalelerinin yayınlanacağı ve fizik dünyasında yapacağı etkiyi hayal ediyordu.

Ve en sonunda makaleleri yayınlandı. 1905 yılında tüm çalışmaları ardı ardına yayınlandı. Tam da hayal ettiği gibi bilim dünyasını altüst etmişti. Bir anda en popüler ve saygın bilim insanlarının arasında girmişti.

Bir anda sıradanlıktan sıradışılığa; görünmezlikten görünürlüğe geçti. Bu şans değildi. Hayal etmişti… Sadece hayal etmedi, hayallerinin hazırlıklarını tamamlamıştı…

Zamanını “o” günün gelmesini bekleyerek değil; “o” güne hazırlanarak değerlendirdi.

O gün geldiğinde yani başardığında ise yeni yeni hayaller kurdu. Daha çok çalıştı. Çalışmayı bir an olsun bırakmadı. Bildiği, öğrendiği, keşfettiği her şeyi önce hayal etti.

Hayalleriniz yoksa elinizde sadece boşluklar vardır. Tıpkı kara delikler gibi.Hayaller kuralım çünkü dünyayı hayalperestler değiştirdi, güzelleştirdi ve geliştirdi.

Hayalleriniz var diye korkmayın.

Kimse sizi kınamaz.

Korkmayın, hayallerin saçması olmaz…

Hayaller neşelidir, umut vericidir, renklidir.

Kendinizi siyah beyaz dünyaya hapsetmeyin.

Hayal edin… Özgürleşirsiniz… 

 

Haftaya görüşünceye kadar, bol hayalli, bol mutluluklu bir hafta dilerim.

  Bu yazı 2703 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI