Bugun...

BAŞ OLMAK!

 Tarih: 18-08-2018 19:49:00
Zülkef YEŞİLBAHÇE

Bir tutku mu ? ülke insanımızda baş olmak. Bu soruma cevap olarak CHP deki gelişmeleri belge olarak gösterebiliriz. Ancak bu her siyasetçi için geçerli değil.9 seçim kaybetmiş bir lider hala baş olmak için direnirken; Yeni kurulan, büyük engellemelere rağmen, çiçeği burnunda İYİ Parti genel başkanı Sayın Meral Akşener milletvekilliğini bir kenara bıraktı, partisinin Cumhurbaşkanı adayı oldu. Barajı aştı. Partisini meclise taşıdı. Buna rağmen, çalışmalarını yetersiz buldu. Ülkeyi şehir, şehir dolaştı. Sonuç beklediği gibi olmadı.24 Haziran akşamı İnce n ve kendisinin hiç ortalıkta görülmemesi, insanımızın kafalarında hala soru işareti olarak duruyor. Kararını verdi, Partisini olağanüstü kurultaya götüreceğini ve kendisinin başkan adayı olmayacağını açıkladı. Ülke insanımın büyük bir bölümünün ümit bağladığı Akşener bu çıkışı ile partililerde ilk başta hayal kırıklığı yarattı. Ancak partililer kararlı idi onunla devam etmek için. Ülke çapında birleştiler ve adayımız, başkanımız Akşener dediler.

Bu partide gelişmeler böyle iken CHP deki duruma bir bakın! Delegeler olağanüstü kurultay için yeterli imzayı toplarken,  9 kez yenilgi almış mevcut başkan hayır diyor. Geçmiş yıllardaki yazılarımda CHP yi kurultaylar partisi olarak yazmıştım. İlerleyen yıllarda değişen bir şey olmadı.

Bu parti ile ilgili birçok arkadaşım sayfamda görüşler paylaşıyorlar. Dilerseniz bu hafta Yazar, emekli öğretmen Sayın Sabri Con n CHP ile ilgili köşemizde yayınlamamız için gönderdiği Dünyayı Düzeltmek başlıklı yazısını siz değerli okurlarım ile paylaşayım.

Bana, yazma diyorlar. Dünyayı sen mi düzelteceksin diyorlar.

Nasıl yazmayayım ki? Bu durumda yazmamak zor iş. Biliyorum, yazsam faydası yok ama yazmazsam gönül razı değil.

Şimdiye kadar iktidar partisinin haksızlıkları, yolsuzlukları vardı hedefimde. Tabi ki, onları düzeltmenin imkânsız olduğunu anladım. Boşuna kürek çekmişiz yani.

Şimdi sıra geldi iktidar partisine karşı çıkan ana muhalefet partisine.

Seçmen yaşına gireli oylarımı hep CHP’ye verdim. CHP Atatürk’ün partisi. CHP huzuru, adaleti, güveni, barışı. Medeniyeti, kardeşliği, eşitliği seven ve koruyan parti. CHP doğru düşünenlerin partisi. Ama gel gör ki, sonunda, koltuk sevdası olanlara karşı çıkan bir koltuk sevdalısına çatmışız! Ne acayip bir durum! Ülkeyi doğru dürüst yönetecek diye inandığımız ve onun kazanması için varımızı yoğumuzu döktüğümüz bir adama şimdi CHP koltuğunu “kaptırmamak” için geceli gündüzlü çalışıyoruz. Bunun mantığı nerede? Dokuz seçim kaybettik ama bundan ders çıkarmadık. Çok konuştuk, nutuklar attık, bağırdık, çağırdık ama sesimizi duyuramadık, çünkü bu kaptanla olmuyor! Artık slogan, tüzük, amblem-ne değiştirirseniz değiştirin, dümendekini daha genç, yetenekli, güvenilir biriyle değiştirmezseniz CHP hızlı adımlarla küçülmeye devam edecektir.

“Ben gidersem ŞU veya BU yıkılır” anlayışından sadece ülkemiz ve halkımız zarar görüyor. Filan giderse Türkiye yıkılmaz; fişman giderse CHP yıkılmaz. Yeni gelenler bu işin daha iyi onarılmasını bilir. Unutmayalım, bu dünyadan kimler geldi, kimler geçti... Ve hatırlayalım: futbolda 2 faul yapana kırmızı kart verilirken politikada 9 faul yapana sarı kart bile gösterilmezse bence bu iş, dünyanın 

düzeltilemeyeceği anlamına gelmektedir. Ama sonunda dünyanın değil, dünyada yapılan her türlü hataların düzeltilmesi şarttır diyorum. Bu da senin, benim ve hepimizin katkısıyla olur.

Şartlar ne olursa olsun,kurban bayramınız kutlu olsun!

  Bu yazı 5077 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI