Bugun...
SON DAKİKA

Anarken anlamak - 29 Aralık 2018

 Tarih: 29-12-2018 09:10:00
Zülkef YEŞİLBAHÇE

Değerli okurlarım; Bu haftaki yazımızın başlığını bu köşede birçok defa tekrarladım. Sebebi de şu; Anarken andığımız, saygı duruşunda bulunduğumuz, çiçeklerle etrafını süslediğimiz olayların veya kişilerin görüşlerine veya hayatta iken gösterdikleri yolda ne kadar ilerlediğimizi kimse sorgulamıyor. Olaylardan sonraki yıllarda o günlere kıyasla ne gibi haklar kazanıldı veya iyileşmeler sağlandı.
Sosyal medyadan birçok okurumun da izlediği gibi hafta içerisinde bir davet üzerine Bulgaristan a gittik. Davet Ardino-Eğridere belediyesinin yılsonu sosyal ve kültürel etkinlikler çerçevesinde belediye meclisinin kararı ile gerçekleşti.

Davetimizin sebebi 1984–85 yıllarında Müslüman Türk halkı üzerinde denenen zorla milliyet ve din değiştirme operasyonlarının 34 yıl dönümü münasebeti ile gerçekleşti. Bizler 6 kişilik ekip Ata Topraklarından Ana Vatana Anılar kitabımdan esinlenilerek çekilen KAÇIŞ 1950 sinema filminde rol alan arkadaşların bir kısmı ile bu davete icabet ettik.
Filim yoğun katılım ile Eğridere de 21 ve Tosçalı da 23 Aralık gösterime girdi.1950–1970 daha sonraki yıllardan özetler içeren filmi izleyen birçok seyirci yaşadıkları anıları bir kez daha tazelediler, gözyaşlarını tutamadılar. Filme konu olan kitabım halka ücretsiz dağıtıldı.23 Aralık ve 24 Aralık 1984 günleri asimilasyona karşı ilk ayaklanmayı gerçekleştiren çevredeki onlarca köyden binlerce insan. Tosçalı dan 7 KM mesafeyi yürüyerek Mleçino-Sütkesiği belediye meydanına doğru yürüyüşe geçerler. Kendilerini bu meydanda Bulgaristan silahlı güçleri tank, silahlı polis ve askerler karşılar. Karşılaşmada yürüyüşçüler tartaklanır, dövülür, Onlarca insan tutuklanır, doğru belene adasındaki hapishaneye ve muhtelif hapishanelere gönderilirler.(Belene adası Tuna nehri ortasında bir adadır)Burada birçoğu 1 ila 4 yıl arasında hapis ve sürgün ediliriler.

İşte bu anma toplantılarında bu acı günler bir kez daha hatırlanır ve bunların bir kez daha tekrarlanmaması gerektiği vurgulanır.
Önemli olan geçen zaman içerisinde yani 28 yılda (Totaliter Jivkof rejimi 1990 devrildi)Bulgaristan Türkleri ne gibi haklar elde etti sorusuna cevap arayacak olursak maalesef önemli bir kazanımları olmadığını görüyoruz. Sadece kendi aralarında Türkçe konuşma, ibadet, doğan çocuklarına istediği ismi verme serbestliği dışında önemli bir mesafe alınamamıştır. Ana dilde eğitim defalarca Bulgaristan Parlamentosunda gündeme getirildi ise de ret edilmiştir. Bulgaristan doğumluların, onların çocuk ve torunlarına vatandaşlıklarını almak için yaptıkları müracaatlarda karşılaştıkları zorluklar aşılamamaktadır. Vatandaşlarımız zorunlu olarak terk ettikleri evlerini mahkeme kararları ile uzun uğraşılar sonunda alabilmektedir. Komonizım döneminde devlet tarafından desteklenen Türkçe basın ve radyo yayınları Tiyatrolar ortadan kaldırılmıştır. İşte bu nedenlerle yazımızın başlığını Anarken Anlamak olarak attık. Bulgaristan genelinde asimilasyona karşı direnen ve şehit olan onlarca soydaşımız, bir hiç için mi canlarını verdiler. Bir insanın milliyetini konuştuğu ana dili belirler. Sen birçok yabancı dil bilebilirsin. Ancak kimliğini ana dilin belirler. Bulgaristan da asimilasyon hızla devam ediyor. Ana dilde eğitim müfredata alınmadığı sürece bu devam edecek Bir örnek ile bunu belgeleyelim.1992–93 ders yılında Bulgaristan genelindeki okullarda Türkçe der gören öğrencilerin sayısı 114 bin civarında iken 2017–2018 ders yılında Bulgaristan Milli Eğitim verilerine göre bu rakam 5385 dir.

Anma toplantılarına katılıma bakacak olursak; Siyasi bölünmeler siyasilerin ve halkın arasında yerini almış. Sütkesiği anma toplantısında HÖH siyasetçileri tam kadro katılırken, DOST ve HŞAP temsilcileri katılmadıkları için mikrofondan anons edilmedi. HÖH başkanı Mustafa Karadayı bölünmenin ülkede yaşayan Müslüman Türk halkı ve azınlıkların aleyhine olduğunu; Bu bölünmede Türkiye n ve oradaki STK etkisi olduğunu belirtirken şu cümleleri adeta haykırıyordu. Ne olur bırakın bizlerin yakasını, bizleri bölmeyin! Kişisel hırslarla kurulan veya kurdurulan siyasi partileri baş tacı yapmayın. Bizler gerek Avrupa gerekse Bulgaristan parlamentosunda daha güçlü olmak ve sesimizi daha gür duyurmak istiyoruz. Bu arada arkamdaki bir vatandaş 28 yıldır neredeydiniz diye sadece yakınlarındakilerin duyacağı bir sesle mırıldandı. Bu tür anma toplantılarında tüm siyasi parti yöneticileri bir araya gelerek gerçekleşmeli ki, Ülke genelinde insanlar siyasi görüşlerinden dolayı biri birlerini düşman gibi görmesinler. Ne yazık ki o alanlara toplanan insanlar yüzde yüz Türk olmalarına rağmen konuşmalar Bulgarca yapılıyor. Konuşmalarını Türkçe yapanları kutluyorum…

27 Aralık Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy 82 ölüm yıldönümü onu özlüyor ve manevi huzurunda saygı ile eğiliyorum. Mekânın cennet olsun büyük insan!

Yeni yıl mı dediniz; Eskisinden farklı olacaksa kutlu olsun… 

 

  Bu yazı 5521 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI